kapat

27.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Aslanı gördüm
Afrika'da her yeni gün, yeni bir macera ile karşılaşıyoruz. Önce Afrika'nın en yüksek noktasına, Özgürlük Zirvesi'ne ulaşıyor, ertesi gün sabah avına çıkmış aslanları görüyoruz

Ertesi günkü çıkışımızda aşmamız gereken bir dağ çölü var. 4 bin 500 metrenin üzerine çıktıktan sonra yükseklik kendini göstermeye başladı. Arkadaşlarım Aliço ve Ziya bu yüksekliğe ilk defa çıktıklarından en çok onlara dikkat ediyorum. Önemli bir problem yaşamadan 4 saatte, 4 bin 703 metredeki son kamp olan Kibo'ya ulaşıyoruz. Bu noktada sıcaklık geceleri -22 dereceye kadar düşebiliyor. Bu Afrika kıtası için alışılmadık bir durum. Son su kaynağı Horombo kampında olduğu için buraya bolca su taşımak zorunda kalıyoruz. Bu gece sabaha karşı saat 1.00'de 5895 metrelik zirveyi 5 kişilik ekibimiz ve rehberlerimiz Joshua ve Godlisten'la birlikte deneyeceğiz.

Özellikle rehberlerden yana çok şanslıyız. Joshua kondüsyonu oldukça yüksek çok bilgili, ağırbaşlı bir rehber. Godlisten ise 26 yaşında çocuksu tavırlı bir genç. 16 yaşında bir köylü kıza aşık. Ancak evlilik yolunda kızın ailesinin çıkardığı zorluklarla savaşıyor. Ona en yardımcı olan şeyin ismi olduğunu söylüyor. Godlisten yani "Tanrının dinlediği".

Bayrağımız zirvede
Gece yükseklikten dolayı hiç uyuyamadık. Benim dışımda tüm ekip yükseklik etkilerini azaltan Diamox adlı ilaçtan kullandı. Ben doğal bir tırmanış yapmak istiyorum. Geceyarısı saat 1.00'de Joshua bizi uyandırıyor ve tırmanış boyunca bize uymayan büyük bir sorunla yüzyüze geliyoruz. Tanzanyalılar hafif bile olsa tırmanıştan önce kahvaltı vermiyorlar. Sadece çay ve biraz bisküvi ile yaklaşık 1200 metre irtifa almak çok zor olacak.

Rotada ilk ulaşılması planlanan yer 5 bin 685 metredeki Gillman's noktası. Çok uzun ve eziyetli bir kulvar tırmanışından sonra 4.5 saatte Gillman's noktasına ulaşıyoruz. Herkesin durumu genelde iyi. Ancak kahvaltı etmemem beni olumsuz yönde etkiliyor ve ancak istifra ettikten sonra düzelebiliyorum. Şimdi önümüzde kitaplara, filmlere konu olmuş Kilimanjaro'nun karları var. Uzun görünen sırtın sonunda kara kıtanın en yüksek noktası, ona tırmanabilme cesaretine sahip konuklarını bekliyor.

5800 metreye ulaştık ve zirveye sadece 100 metre kaldı. Ziya'nın ve Tunç'un başı ağrımaya başladı. Son metreleri problemsiz bir şekilde tırmanıp Afrika'nın en yüksek noktası 5 bin 895 metrelik Uhuru Peak'e (özgürlük zirvesi) ulaşıyor ve United Colors of Benetton ve SABAH Adventure Club bayraklarını zirveye dikiyoruz. Zirvede 1 ay önce Everest'te bulunmuş İngiliz dağcılar ve bir de Fransız ekibi var. Onlardan ve ekibimden birkaç metre uzaklaşıp bir taşın üzerine oturup koca bir kıtayı dinliyor ve söz verdiğim gibi Afrika'yı en yüksek noktasından fotoğraflıyorum. Bir yüksek irtifa zirvesinde çok fazla kalmak sakıncalı. Arkadaşlarımın baş ağrıları arttığı için hemen inişe geçiyoruz. Çok eziyetli ve yorucu bir inişin sonunda Kibo kampına, 1 saat dinlendikten sonrada Horombo kampına iniyoruz. Bizi yolda gören yabancı gruplar bu "hızlı" çıkışımızı kutluyorlar.

Safari başlıyor
Safari planlarının olmadığı bir Afrika gezisinin ne kadar havada kalacağı herkesce bilinen temel bir gerçek. Bizde bu gerçeğin farkına vararak Kilimanjaro tırmanışından hemen sonra, dinlenmeden safari organizasyonlarına büyük bir heyecanla girişiyoruz. Kilimanjaro tırmanışından kahvaltı olayı dışında memnun kaldığımız Kennedy'nin safari organizasyonlarıda yaptığını öğreniyor ve seçimimizi bu yönde kullanıyoruz. Kennedy bizden 5 günlüğüne bir rehber ve bir aşçı ve üstü açık Land Rover jeep karşılığında kişi başı 375 Dolar alacak.

Tanzanya, Afrika'da safari programları yapabileceğiniz en uygun ülke. Safari programında, Manyara Gölü milli parkı, ünlü Serengeti Milli Parkı, Ngorongoro Krateri, ilk insan kalıntılarının bulunduğu Olduvayi bölgesi bulunuyor. Bölgenin ünlü ve renkli kabilesi Massai'ler ve köyleri de safari programının içindeki en renkli bölüm.

İlk olarak rehberimiz Muhammet bizi Manyara Gölü'nün hemen yakınındaki şirin bir otele yerleştiriyor. Daha sonra Manyara Milli Parkı'na giriyoruz. Üstü açık Land Rover arabamızdan inmek park kurallarına aykırı. Yasağın sebebi sanılanın aksine hayvanların insana verebileceği zarar değil. İnsanların doğal yaşama zarar verip kirletmesi. İlk önce görüp fotoğrafladığımız hayvanlar babun sürüleri. Her gün gelen ziyaretçilerine alışmış olan babunlar objektiflere poz bile veriyor. Yol uzayıp, ağaçlar yerlerini çıplak araziye bıraktığında birden karşımıza çıkan iki zürafa bizleri oldukça şaşırtıyor. Sadece televizyonda izleyebildiğimiz bu hayvanları görebilmek çok büyük bir mutluluk. Manyara gölü kıyısında rastladığımız zebralar'ın çizgileri olaganüstü bir görünüm sergiliyor.

Manyara, Serengeti ve Ngorongoro bölgeleri hayvanların doğal ortamlarında yaşayabilmeleri için milli park haline getirilmiş. Tabii ki safariler eskiden olduğu gibi silahlarla değil, fotoğraf makineleriyle yapılıyor. Bölgedeki en ilgi çekici doğal oluşum 7 milyon yıl önce meydana gelen 9 bin 700 km uzunluğundaki Büyük Rift Vadisi. Ürdünden başlayıp Zanbezi'ye kadar uzanan ve Güney Doğu doğrultusunda uzanan bu büyük fay hattı uzaydan görülebiliyor. Ayrıca bu bölgede 30 kadar volkanik yanardağ bulunuyor.

Rehber mi şoför mü?
Ertesi gün Manyara'dan ayrılıp 6 saat sürecek bir yolculukla Kenya sınırına kadar uzanan Serengeti Milli Parkı'na hareket ediyoruz. Serengeti'de bu kez çadır kampı yapacağız. Ormanın ortasında aslan ve fil sesleri arasında nasıl uyuyacağımızı bilemiyoruz. Aslan tehlikesinden öte şu anki tek can sıkıcı sorun rehberimiz Muhammet. Rehberden çok şoför gibi davranması ve sorularımıza çoğu kez cevap vermemesi hepimizin canını fena halde sıkıyor. Sabah tüm yabancı ekipler safariye çıkarken, hala çay içtiğini gördüğümüzde kendisini sert bir dille uyarıyoruz.

Biraz sonra o çok beklediğimiz sahne gözlerimizin önüne seriliyor. İki aslan sabah avına çıkmış, yaklaşık 200 metre ötedeki gazelleri izliyor. Çok yakından gördüğümüz bu soylu hayvanların sadece fotoğraflarını çekmiyor onları hayranlıkla seyrediyoruz.

YARIN: Massai yerlileri ve Zanzibar Adası


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır