kapat

27.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Çakıcı, Çakal'ı geride bıraktı
Les Baumettes Cezaevi'nde ağır suçluların tutulduğu D binasının 5. katındaki QI 5015 hücrede, 112 022 P numaralı mahkum tam bir gizlilik içinde yaşıyor

Nurdan BERNARD

Paris - Fransa'nın tek pazar gazetesi "Le Journal du Dimanche" Marsilya'nın Les Baumettes cezaevinde yatan Alaattin Çakıcı için "Fransa'nın en iyi korunan mahkumu" başlıklı bir haber yayınladı.

Haberde, Çakıcı'nın avukat Verges'in en ünlü müşterisi Çakal Carlos'u bile geride bıraktığı belirtildi. "Les Baumettes'te ağır suçluların tutulduğu D binasının 5. katındaki QI 5015 hücrede, 112 022 P numaralı mahkum tam bir gizlilik içinde yaşıyor" denilen haberde, Çakıcı şöyle tanıtıldı:

"Ülkesinin mafya şefi. 46 yaşındaki Çakıcı, yılbaşında Bülent Ecevit'in başbakanlığa yükselmesi lüksünü tanıdı kendisine: Marsilya'dan Ankara'daki ilişkileriyle ilgili bilgece yaptığı açıklamalar, Yılmaz hükümetinin düşmesine neden oldu... Türkiye, Çakıcı'nın 5 dava nedeniyle resmen iadesini istedi, ama uyuşturucu ticaretinde para aklamanın direği olan Çakıcı'nın aslında 65 kadar cinayet dosyasına karıştığı söyleniyor. Bozkurtların kurucularından olan Çakıcı, sade bir milliyetçi militan olduğunu söylüyor ve MİT adına Asala, Kürtler, komünistlere karşı çalıştığını hep reddediyor."

Tek başına
Gazetenin Marsilya muhabiri, Çakıcı'nın cezaevi günlerini ise şöyle anlatıyor:

"Kapatıldığı Les Baumettes'te Çakıcı'ya çok özel davranılıyor. 26 Haziran'da cezaevinde yaşanan kanlı firardan bu yana, hiç ilgili olmadığı halde koşulları iyice sertleşti. Cezaevi personeline, mafya şefi binada dolaştığı zaman 1500 kişilik cezaevinde bütün binaların kilitlenmesi ve ondan başka herkesin kapatılması emri verildi. Basketleri ve jean pantolonu ile o hücresinden çıkınca, kendisine uzaktan uzağa hayranlık duyan diğer tüm mahkumlar içeri alınıyor. Şikayet ettiği ama röntgen çekilmesine izin verilmediği için nedeni belirlenemeyen göğüs ağrıları yüzünden sık sık gittiği revirde de kimseyle konuşmaması için yanına iki koruma veriliyor. Tıpkı hava almaya çıkartıldığında avlunun boşaltıldığı ve yalnızlığına saygı gösterilmesi için yanına korumalar verildiği gibi..."

"Resmi olarak kantinden istediğini aldırabilmesi, her gün avukatıyla görüşmesi ve haftada iki kez ailesini görebilmesi serbest. Ancak pratikte sakin ve sıkıcı diye tanımlanan bu özel tutukluya bu hakların hiçbiri tanınmıyor.

Aix'teki duruşmalara götürülürken tepeden tırnağa silahlı özel tim tarafından korunan Çakıcı'nın bulunduğu araca, helikopter ve 6 araçlık bir konvoy eşlik ediyor. Eski P2 mason locası şefi Licio Gelli bile böyle korunmuyor. Ama bütün bunların pek işe yaramadığı, kasım ayında Aix'e gelen gazetecilerin arasına sızmayı başarmış 3 silahlı arkadaşının ele geçmesiyle anlaşıldı. Zaten Alsace'taki Türkler arasında müthiş süksesi var. "Alaattin, Türkiye'ye dönmek için her şeye razı. Hakkında reklam yapmaları için gazetelere milyonlar dökmeye, katil değil iyi kalpli olduğunu göstermek için derneklere bağışlar yapmaya hazır" diyor aralarından biri."

İadesi Apo davasına bağlı
Çakıcı'nın avukatları, müvekkilerinin olağan dışı koşullarından şikayet ederek Türkiye'ye iadesini istemişlerdi, ancak Çakıcı'nın yakalandığı ilk andan itibaren "ölüm tehlikesi altındayım" diyerek kendisinin çok önemli, siyasi bağlantıları olan bir şahsiyet olduğunu söylediği unutulmamalı. Bugün Çakıcı'nın hücreye konması, olağanüstü güvenlik koşullarına tabi olması, duruşmalara gidip gelirken özel tim tarafından korunması, işte bu açıklamaları ile daha ilk duruşmada Nice Mahkemesine gelen kimliği belirlenemeyen tehditler yüzünden.

Türkiye'ye iadesine gelince... Avukatı Can Doğancan aracılığıyla basına yaptığı açıklamada "20 gün sonra Türkiye'deyim" diyen Çakıcı'nın istediği gibi kısa sürede iade edilmesi beklenemezdi. Fransız yasaları hayati tehlike altında olan birini kendi isteğine rağmen iade edemez. Bu nedenle Çakıcı dosyası, Türkiye'deki Öcalan davasının sonucunu bekler gözüküyor. 1984'ten bu yana ölüm cezası uygulamayan Türkiye, eğer Öcalan'ın cezasını infaz ederse Çakıcı iade edilmeyecek. O nedenle de dosya henüz Danıştay'a dahi ulaşmadı. Gazetenin "O kadar bunalımdaki, ölümü burada kalmaya tercih edecek durumda" dediği Çakıcı'nın durumu, iadesini istemediği dönemde haklarının çiğnendiği gerekçesiyle örnek olarak gösterdiği Öcalan davasına bağlı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır