|
|
Şişmanlıkla artan risk
Dünyadaki hızlı artışı ve beraberinde getirdiği risklerle obezite (şişmanlık), günümüzün en önemli sağlık problemlerinden biri. Şişmanlık, sigaradan sonra önlenebilir ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor.
Bir gram et bin ayıp örter", "Şişman hastalanırsa zayıflar, zayıf hastlanırsa ölür", "Şişman insan daha şirin ve sağlıklı olur" sözleri artan kilolarımızla birlikte dilimize pelesenk olmuş en garantili savunmalarımız... Gerçekten de şişmanlık, günümüzde savunması yapılması elzem en ciddi problemler arasında yer alıyor. Çünkü pek çok hastalığın uygun zemini olan şişmanlık, acil önlemler gerektirecek hızda bir artışa ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü'nün, Ulusulararası Obezite (şişmanlık) Çalışma Grubu desteğinde hazırladığı ve açıkladığı rapor, şişmanlığı küresel, salgın bir sorun olarak nitelendiriyor.
Aslında şişmanlık yeni bir problem değil, hatta insanlık tarihi kadar eski. Bunu eski usta ve sanatçıların, binlerce yıl öncesinden kalan antik yapıtlarında da görebiliyoruz. Ünlü Fransız gastronom Brillat Savar'ın söylediği gibi "Tanrı bizi damak tadı ile ödüllendirdi, fakat içimize bir de iştah adında bir şeytan koydu." Bu şeytanla başa çıkmak, insanların sonsuz çaba sarfetmelerine, bir kısmının da bu konuda "ruhunu şeytana satmasına" neden oldu.
Şişmanlığın getirdiği hastalık riskleri bilinse de, bizim ülkemizde ve pek çok geleneksel yaklaşımda şişmanlık refah ve sağlığın simgesi olarak görülmeye devam ediyor.
Vücutta aşırı yağ depolanmasından kaynaklanan obezite (şişmanlık), vücudun enerji alımı ile enerji tüketimi arasındaki dengeyi sağlayamadığı ciddi bir tıbbi durum. İnsanların şişman olmasının birçok sebebi var, fakat kişinin genleri ile çevrenin kompleks bir etkileşimi, genellikle problemin ana sebebini oluşturuyor. Yaşam tarzında durağanlık, egsersiz eksikliği ve gıdaya ulaşmanın kolaylaşması, şişmanlığa katkıda bulunan başlıca faktörler.
Eyvah, şişiyoruz!
Şişmanlığın nedenlerinin, vücutta enerji dengesini düzenleyen üç ana bileşen göz önünde bulundurularak incelenmesi gerekiyor: Diyet, egzersiz ve genler... Fazla besin alımı (fazla kalorili besin, fazla yağlı diyet, düşük karbonhidratlı diyet, alkol alımı...) ve hareketsiz bir hayat (fiziksel aktivite eksikliği, egzersiz yapmama, hareketsiz iş, televizyon, bilgisayar...) birleşince, genetik eğilimi olan kişilerde şişmanlamaya sebep oluyor.
Neden: Şişmanlık!
Günümüzde şişmanlık, önemli bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkıyor ve sigaradan sonra önlenebilir ölüm sebepleri arasında yer alıyor. Şişmanlık inüsiline bağımlı olmayan diyabet, koroner kalp hastalığı ve çarpıntılar, safra kesesi hastalıkları, belirli kanser türleri, kas ve eklem rahatsızlıkları ve solunum problemlerinin ana sebeplerinden birini oluşturuyor. Uzmanlar, şişmanlığın dikkate alınmayan en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunu belirtiyorlar. Şişmanlığa bağlı problemler arasında; osteoartrit ve diğer hormonal ve metabolik sorunlar ve psikolojik sonuçlar da sayılıyor.
Sağlıklı Kilo Kontrolü
Şişmanlıkla baş etmedeki en "geçerli" ve "sağlıklı" yöntem olarak, Sağlıklı Kilo Kontrol Programı gösteriliyor. Diyet, egzersiz, yaşam tarzı değişikliği ve ilaç kullanımını içeren Sağlıklı Kilo Kontrolü Programı'nın hedefi, şişman hastalarda yüzde 5 ila 10 oranında kilo kaybı sağlamak ve kaybedilen kiloları korumak olarak açıklanıyor.
Şişmanlık vücutta enerji alımı ve enerji harcanımı arasındaki dengenin bozulması ile ortaya çıkan toplumsal bir sağlık problemi olduğundan; Sağlıklı Kilo Kontrolü Programı, enerji dengesinin her iki bölümünü de kontrol altına almayı hedefliyor.
Birçok kişi, hatta hemen hepimiz, kilo verme girişimlerinde doktorların yerini çok fazla önemsemeyiz. Bunun nedeni, toplumun şişmanlığa bakış açısının tıbbi yaklaşımlardan çok kozmetik yaklaşımlardan etkilenmiş olmasıdır. Günümüzde kozmetik yaklaşımlardan etkilenerek, şişmanlarca tek başına uygulanan, hızlı ve yüksek kilo kaybını hedefleyen ağır rejimler, kişinin metobolizmasına ağır hasar verip, hastalık riskini artırıyor.
Sağlıklı Kilo Kontrol Programı ile yüzde 5 ila 10 oranında kilo kaybı, kalp hastalıkları ve inüsiline bağlı olmayan diyabet gibi şişmanlığın beraberinde getirdiği hastalık risklerini belirgin derecede azaltıyor.
Yasemin KARAKAŞ ŞAHİNKAYA
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|