


Din... Devlet... Tarikat... Siyaset...
Uzmanlar toplandılar... Günlerce çalıştılar... Konu tarikatlar... Cemaatler... Güncel deyimle "din ve devlet... Din ve Siyaset" ilişkileri.
Çalışma Diyanet İşleri Başkanlığı'nda yapıldı.
Ne sonuç çıktı?
Soruyu "Başkan"a sorduk.
Mehmet Nuri Yılmaz:
- Tarikatların asıl amacı dini öğretmek değil... İşin içinde menfaat var... Çeşit, çeşit menfaat.
- Kaç çeşit?
- Siyasi menfaat... Para... Nüfuz...
***
Diyanet İşleri Başkanı:
- Şeyhe ihtiyaç yok... Dinde aracı yok... Ama tarikatçı, sanki manevi yol gösterici... Sanki, insanı elinden tutup, Allah'a kavuşturacak... Asılsız sözlerle halkı aldatıyorlar.
Yılmaz'a göre "halkın büyük çoğunluğu" bunların dışında.
Cuma'ya gidenlerin sayısı 25 milyon.
Tarikatlardaki nüfus "üç ile beş milyon arasında."
***
Ülkemizde 73.772 cami var.
3.075 Kur'an Kursu.
Kurslarda 160.000'den fazla kız ve erkek öğrenci, öğrenim görüyor.
Diyanet İşleri Başkanı:
- Yani devlet, vatandaşına dini öğretmiyor değil.
Öyleyse...
"Sorun" nerede?
Mehmet Nuri Yılmaz:
- Din konusunda bir cehalet var... Bu cehalet, saf insanlarda "tarikatlara teslimiyet" gibi bir durum ortaya çıkarıyor.
- Önlem?
- Eğitim.
***
Diyanet'ten bazı ataklar...
Her caminin yanına bir de kütüphane yapılacak.
"Pilot uygulamalar" başladı.
Sandıklı gibi...
Nazilli gibi...
Uygulama, hızla yaygınlaştırılacak.
***
Bir başka atak...
Kur'an ilk kez "konularına göre" tefsir edilecek.
"Eski tefsirler" sıraya göre yapılmış.
Ve bazı "çelişkiler" gözlenmiş.
Şimdi Kur'an "konu, konu" ele alınıyor.
Her konu için "uzman kurullar" oluşturuluyor.
Yılmaz:
- Çağımız insanı Kur'an'ı, değişen dünya şartlarında, daha iyi anlayacak.
"Çağdaş tefsir" sekiz cilt olacak.
İlk cilt, 2000 yılında yayınlanacak.
***
Tarikatların dal, budak sarmasında devletin hiç "eksiği, gediği" yok mu?
Var.
Diyanet'in kadro noksanı 16.000.
Bu demektir ki, bazı camiler "imamsız."
Güneydoğu, hassas bir bölge.
Ve Güneydoğu'daki kadro noksanı 8.300.
Doğa yasasıdır, boşluk doldurulur.
Boşluğu ya tarikat dolduruyor...
Ya da...
"Altını çizerek" söyleyelim:
"PKK'nın tayin ettiği" imam.
***
Sohbette, Mehmet Nuri Yılmaz bir soru sordu:
- Bunları palazlandıran Diyanet mi?
Sahi...
Tarikatler, gıdasını, Diyanet'ten mi alıyor?
Yoksa...
Siyasetten mi?
Yılmaz "partilerüstü bir isim."
O nedenle siyasetin "S"sine bile girmiyor.
Ama...
"Kim palazlandırdı" diye soruyor.
Yerinde bir soru...
"İşin özü" de bu sorunun gerisinde yatıyor.
Eğer siyaset "Diyanet'in önünü keserse..."
Ve diğerlerine "Siz önden buyrun" derse...
"Sonucu" böyle olur.