|
|
FARUK SELÇUK(fselcuk@sabah.com.tr
)
|
  
Biz şimdi neyi koruyoruz?
Türkiye'de bir yıla yakın bir süredir reel faizler ortalama yüzde 40 civarında. Bir yıldır! Dünyada bu kadar uzun süreli, bu denli yüksek reel faiz veren ülke olmadı. Yok.
Yazık!
Ekonominin bu denli yüksek bedel ödeyip gelir dağılımını bu denli bozmanın sonucunda herhalde "birşeylerin çökmesini" engelliyoruz.
Neyin çökmesini, ne pahasına engelliyoruz?
Yapılan eleştirilere "milletin ağzı torba değil ki büzelim" yorumu getiren ekonomi yönetimi cevabı biliyordur belki. Türkiye bu denli yüksek reel faizle neyi ayakta tutuyor?
Birileri Aydınlatsın
Reel faizlerin bu kadar yüksek olması sonucunda üretimin gerileyeceğini, yatırımların duracağını, ülkenin fakirleşeceğini, işsizlik ve huzursuzluğun artacağını tahmin etmek için iktisat doktorası yapmak gerekmiyor. Ama bu izlenen politikanın da bir nedeni olmalı. Birileri bizi aydınlatsın. Acaba, üretimdeki sıkıntılar hatırlatıldığında "kriz var mı bilmiyorum, işte, işçi falan çıkarıyorlar" cevabı veren, "bu tekstilciler var ya, fabrikanın kapısından sığmayacak makina ısmarlamışlar canım" derin analizi yapan, veya izlenen poltikaların adını koymaktan kaçınıp "yok öyle birşey, hurafe bunlar diyen" iktisatçılarımıza mı sorsak?
Belki de SABAH gazetesinin bir yıldan bu yana ısrarla verdiği "ekonomide durgunluk-daralma" haberlerine "enflasyon lobisinin uydurması" diye saldıranlara sormalı.
Aslında sorunun cevabını en iyi bilenler, "kur düşük kalacak, faiz yüksek. Başka iktisat bilmem" diyen açık pozisyon şövalyeleri. Onun için, bir yıldan bu yana reel kesimdeki sıkıntılara dikkat çekmeye çalıştığım her yazıdan sonra, bana ve aklıbaşında diğer iktisatçılara günlerce küfür eden köşe yazarına sormalı:
Türkiye bu denli yüksek reel faizle neyi ayakta tutuyor? Ne pahasına ayakta tutuyor?
Bu sorunun cevabını bulalım, sonra sıra başka sorulara gelecek. Sistemi bu noktaya getiren politikaların ne olduğu, ne zaman başladığı gibi sorular. Başlangıçta "bu kadarcıkla bir şey olmaz" denilerek "Türk usulü arbitraj morfinine" alıştırılan finansal sektörde, kimlerin "torbacılık" yaptığını açık açık konuşmazsak, korkarım başımız daha çok sıkıntıya girecek.
Parasızlara sanal borsa
Internet adresi: www.VirtualStockExchange.com. Amerika borsalarında kayıtlı hisse senetlerinin önemli bir bölümünü bu adrese bağlanarak alıp, satabiliyorsunuz. Parasız. Değişik enstrümanlardan oluşturduğunuz portföyün genel performansını izlerken, diğer kullanıcıların portföyleriyle de karşılaştırılabiliyorsunuz. Belli sayıda kullanıcının kendi aralarında yarışmalar düzenleme olanağı da var. Sayfa, Cornell üniversitesinde mühendislik eğitimi gören iki öğrenci tarafından 1997 yılında hazırlanmış. Öğrenciler amaçlarını "teori ile pratik arasındaki kopukluğu gidermek" olarak açıklıyor. Pek çok kullanıcı geliştirdikleri yatırım stratejilerini bu sitede test edebilme şansını buluyor. Site, özellikle ABD'deki lise öğretmenleri ve üniversite profesörlerinin favorisi. Meraklısı girişimcilere duyurulur: Siteyi hazırlayan üniversite öğrencileri şimdi dolar milyoneri. "Predict It" isimli şirket daha 2 yıl önce kurulan Sanal Borsa şirketini milyonlarca dolara geçtiğimiz hafta satın aldı
Sıkı para politikası
Geçen haftanın önemli haberi, ekonomi kurmayları ile İMF arasında yapılan görüşmelerin perde arkası idi. Basında yer aldığı kadarıyla Türkiye bundan sonra harcamaları kısıcı, talep azaltıcı politikalar izlemeyi IMF'ye taahhüt etti-edecek. Dahası var: "Merkez Bankası'nın izleyeceği sıkı para poltikasının ana ilkeleri de belirlendi" ve "iki yıl kemer sıkmaya dayalı istikrar paketi sözü verildi" deniliyor.
Yani? Toplam talebi azaltıcı, faiz hadlerini daha da yükseltici "önlemler" alınacak vs. Sonra? Müreffeh bir toplum olacağız herhalde!
Türkiye ekonomisi dünyadaki en yüksek daralmayı yaşamakta olan bir ekonomi. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla geçen yılın son çeyreğinde yüzde 1.4 daralmış, bu yılın ilk ilk çeyreğindeki daralma yüzde 8.5. İmalat sanayiindeki üretim azalışı son iki çeyrekte sırasıyla yüzde 7 ve yüzde 11. Özel sektör reel yatırım harcamalarında meydana gelen değişmeleri yazamıyor insan, yandaki grafikte görülebilir.
Yoksa Türkiye ekonomisi "Ulus-Balgat-Çankaya üçgeninde" bizim görebildiğimizden çok değişik bir görüntü veriyor da bizim haberimiz mi yok?
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|