kapat

05.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Garnizon gibi apartmanda oturuyorum..

Bizim apartman "Hırsıza karşı alınan" son tedbirlerden sonra, Türkiye'nin en müstahkem mevkilerinden biri haline geldi.. Tankla, topla saldırsanız altı ay mukavemet edip teslim olmaz.. Suyu ve yiyeceği biterse o başka..

Dünkü yazımda beni evden kaçıran gürültüyü anlatmıştım.. Çok şükür temizlik de bitti.. Balkon için ısmarladığımız demir parmaklıklar da takıldı.. Hanemiz yeniden, 12 Eylül sonrasının Türkiyesi'nin huzur ve güven ortamına kavuştu..

Aslında bu eve taşınırken mutfak camlarını da demir parmaklıkla çevirsek bütün bu olanları hiç yaşamayacaktık..

Evin bütün camları demirliydi.. Bir tek mutfağın camları hariç..

Ev biraz küçükçeydi.. Mutfağı da ona göre tutmuşlar tabii.. Abartmak gibi olmasın ama ceketi çıkarmak icab etse, kolunuzu uzatmak için balkon kapısını açmak durumundaydık..

O yüzden tedbir aldık.. Biraz daha geniş bir alan yaratmak için balkonu mutfağa kattık..

Mutfak balkonunu yapan usta çift cam kullandığından bize "Bu camlar kolay kırılmaz.. Kırıldığı zaman da top gibi ses çıkarır.. O yüzden içiniz rahat olsun.. Hırsız giremez.." şeklinde güvence vermişti..

Yani camın kırılma halinde çıkaracağı gürültüylü hiçbir hırsız göze alamazmış..

"Eh.." dedik biz de.. İçimiz rahatladığından uzun etmedik..

***

Özel hayatımda çok düzenliyimdir.. Öyle gecenin geç saatlerinde yatmam.. Sabah oldu mu erkenden yatarım..

Olay günü de öyle yaptım.. Uyku uyumaya karar verdiğimde saat 06.30 filandı.. Başım yastığa yeni değmişti.. Uyumadan önce, her zamanki gibi kendime "Bugün memleket için ne yaptın?" sorusunu sormuştum..

O günü boş geçirdiğimden cevap da veremiyorum.. Vicdanıma karşı mahcup mahcup bakıyorum.. "Halı sahada top oynadım.." diyecek halim yok ya! Ulan acaba ne yalan kıvırsam diye kös kös düşünürken, kulağıma "çaat!" diye bir ses geldi..

Üzerinde durmadım..

Ardından bir "çaat!" sesi daha.. Kısa aralıklarla "çaaat" sesleri devam ediyor..

Hoş geldiniiiz!

Zaten uyumamak için bahane arıyorum.. İçimden "Herhalde camlardan biri açık kaldı.. Rüzgardan çarpıyor.." diye geçirdim ve kalkıp mutfağa doğru yürüdüm..

Mutfağa girdiğimde "Çaat!" sesi tam karşımdan geldi. Karşıdaki camın kapalı olduğunu biliyorum.. Ben kenarlardaki küçük camların birinden kuşkuluydum..

Sesi bu kadar yakından ve net olarak duyunca anladım ki ziyaretçimiz var.. Doğru cama ilerledim ve perdeyi kaldırıp baktım..

Apartmanımızın hırsızı gelmiş..

Ben burnumu cama dayadığımda arkası dönüktü.. Zaten birkaç adım ilerleyip diğer balkonun camına doğru gitti.. Yani beni fark etmedi.. Kendini işine o kadar da kaptırmış..

Adam benden uzaklaştıkça flulaştı.. O anda aklıma miyopluğum ve gözlüklerimin gözümde olmadığı geldi.. O şartlar altında baksam ne fayda?

Kış uykusundan uyanmış köstebek gibi boşboş bakmış olacağım.. "Hele şu gözlüğü takayım.." deyip gerisin geri hamle ettim.. Gözlüğü takıp yeniden mutfağa koştum..

Bilge de uyanıp arkamdan seyirtmiş..

Camı açıp "Hayrola' Ne oluyoruz.." diye seslendim..

***

Hırsızın eşgalini vermek için yazmıyorum.. 1.80 boylarında, mikrosefale yakın küçük kafalı, çekik gözlü bir herif.. Zaten havada ağarmak üzere olduğundan tüm detaylar görünüyor..

Biz seslenmesine seslendik ama hırsızın bizi adam yerine koyduğu yok ki.. Cevap vermeye bile tenezzül etmedi.. Sanki dairesini denetlemeye gelmiş ev sahibi.. Kiracı ile konuşup tartışmaya tenezzül etmiyor..

"Soyacak yer bulamadın mı ulan?!" diye zarif bir soruyla, sohbet etmeye çalıştım.. Nafile!

Aynen anlattığım gibi.. Sakin sakin yürüdü.. Yarım metre önümden geçip giderken, bir kere olsun yüzüme dahi bakmadı..

Bir şeylere kırılmış gibiydi..

"Evinizi soymaya gelen hırsıza böyle kaba mı davranırsınız?" der gibi küskün bir ifade ile sallanarak bahçeye doğru yürüdü.. Arkasından "Bekle ulan, geliyorum.." diye bağırdım.. Dönüp bakmadı..

Elimden kaçtı..

Resimli romanda sıkıştıkça bizim Burakbey'i "Yettim.. Dayanın.." diye bağırtıyoruz ama nasıl yetişiyor, nasıl ulaşıyor, hiç sormuyoruz..

Biz de "Geliyorum ulan" diye naralandık lakin "Pantolon nerede, çorap nerede.." diye dolanırken iş işten geçti..

Hırsız zaten alıngan.. Bizi beklemeyip gitmiş..

İnatlaştım.. Dışarı fırlayıp bahçede bir tur attım iz yok.. Hemen arabaya atlayıp yola çıktım.. Binanın arka bahçesine paralel olan yolu arayacağım.. Dolaş babam dolaş.. İn yok cin yok..

Haaa! "Bulsaydın ne yapacaktın.." diye merak ediyorsanız onu da söyleyeyim.. Arabayı üzerine sürüp, ezmeye çalışacaktım.. Adalete durduk yere yük olmak istemediğimden..

***

Kaçtı gitti.. Meğer bizim apartmana son altı ayda tam beş kere girmiş.. Öyle ki komşularımızdan "Aman bize geldiğinde mahcup olmayayım.." diye çörek börek yapıp, hırsız bekleyenler bile varmış..

Bu olaydan sonra apartmana alıcı gözüyle baktım.. Birinci katların dışında, ikinci katlar da silme demir muhafazalı.. Mübarek bina uzaktan bakıldığında apartman gibi değil, Battal Gazi'nin şerrinden korkup, savunma düzenine geçen "Kan Kalesi" gibi duruyor..

"Hırsız muhabbeti" yaparken öğrendim ki adam birinci ve ikinci katın demirlerine tırmanıp üçüncü kata bile girmiş.. Öylesine sebatkar biri..

İşte bu sebepten mutfak camlarını da demirlettik..

Lakin yine de içimde bir kuşku var.. Bu adam bizim apartmandaki daireleri girmeyi "haysiyet meselesi" haline getirmiş.. Biz apartmana demir parmaklıktan kuşak sardıkça, hırsız bunu "manevi şahsiyetine yapılmış" bir saldırı olarak kabul edip, iyice hırslanıyor..

Apartmanın ilk genel kurul toplantısında bahçeye siper kazılmasını ayrıca dikenli telle takviye edilmesini önereceğim..

İşte o zaman hesaplaşacağız o hırsızla..

Anafartalar geçilmez!

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır