kapat

05.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Bir klip...

Çeşme Alaçatı'da "Seaside" isimli, gündüzleri plaj ve lokanta, geceleri disko olarak çalışan güzel bir yer var. İzmir'e 50, Çeşme'ye 10 dakika mesafede olmasına rağmen, cep telefonları çalışmıyor. Bundan, Yunanlılar'ın güçlü yansıtıcılarının sorumlu olduğunu öğrenip, Türk-Yunan ilişkilerine yönelik bir yazı yazmaya hazırlanırken, birden ortalık karıştı..

Önde, başında hasır şapka, ayağında şort olan bir adam, arkasında da ellerinde kameralar ve fotoğraf makineleriyle bir paparazzi ordusu, o sıcakta, plajı bir baştan ötekine koşarak geçtiler. Ne olduğunu sorduk. Grubun önünde koşan kişi "Mustafa Sandal"mış ve Detay isimli şarkısının klip çekimi yapılacakmış. Bir sürü manken-dansçı kız da çekimde rol almak için oradaymış. Aldı mı bizi bir merak. Hayatımızda hiç klip çekimi görmemişiz. Hemen sahile indik. Mustafa su kayağı yapacak.. Tam 14 tane paparazzi, kimisi yarı beline kadar denize girip başladılar çekim yapmaya. Gayet tuhaf ve komik bir manzara.. Neyse motor ayrıldı. Mustafa Sandal kullandığı tek kayağın üzerinde iki yüz metre kadar gitti ve pattadanak düşüverdi.. Şöhret düşer mi? Düşmez.. Tekrar kalktı ve bir süre güzel güzel gitti. Paparazziler denizden, biz kumdan izliyoruz. Birden tekrar düşmesin mi.. Şanssızlık işte. Üstelik tekrar kalkmak isterken de başarısız olunca, şöhretine daha fazla leke sürdürmemek için olsa gerek, motora binip kıyıya geldi..

Paparazziler hiç durmadan Mustafa'nın görüntü ve fotoğraflarını çekiyorlar. Yukarı baksa, yere baksa, plaja baksa, gak dese, guk dese, yüzlerine baksa, gülse, gülmese, yürüse, dursa kameralar hiç durmadan çalışıyor. Acayip bir şey.. Michael Jackson'ın bile bu kadar uzun görüntüsü çekilmemiştir herhalde. Çekilen filmler en az bir yıl yeter.

İzlemeye devam ediyoruz.. O sırada baktık manken-dansçı kızlarımız geldiler. 11 kız, bir de zenci erkek.. Kızların boy ortalaması 1.67 filan. Mustafa Sandal'ın boyu göz önüne alınarak seçilmişler.. Yönetmen klibe detay için, kızlarla zenci oğlanı dizlerine kadar denize sokup, altı metrekare çapında bir halka oluşturdu ve voleybol oynamalarını istedi.. Ama, What fayda? Kızlar voleybol oynamayı bilmediklerinden üst üste üç top yapamadılar. Bereket yönetmen, halkayı bir metre çapına indirdi de, itiş kakış içinde ve şimdiye kadar görülmemiş bir tür yeni sporun çekimi yapıldı.. "Not: Ben Mustafa'nın yerinde olsam bu başarısız bölümü klibe koymam!"

Oradan klibin çekileceği disko bölümüne geldik. Kızlara erkek dansçılar eklendi. Mustafa bir taburenin üstüne çıkıp hem gerçekten çok güzel olan şarkısının bir denemesini yaptı, hem de tabure sayesinde en azından, boydan patronun kim olduğunu herkese gösterdi.. Fakat mekan boş kalmıştı.. Bunun üzerine Mustafa önce kulübün iki bodyguardını çekime kattı. Arkadan "Eğer barda oturup bu klibe katkıda bulunmazsanız, bir daha hiç birinize resim vermem" diyerek paparazzileri de demokratik bir şekilde klibe aldı. Seyirciler de işin içine girdi..

Tam bu sırada ekipten bir hanımın gözü, "Dur bakalım n'olacak" diyerek tek başına durumu izleyen bize ilişti.. Hanım, "Siz de buyurun beyfendi" demez mi.. Yapacağımız iş barda oturup Mustafa'nın şarkısını dinlerken dans eden kızlara el çırparak tempo tutmak.. Şeytana uymamak için direncim bitmek üzereyken bizim arkadaşlar "gidiyoruz" diye gelmezler mi? Boynum bükük, şöhret olma şansını son dakikada kaçırmış biri olarak oradan ayrıldık.. Bizler arabalara giderken Mustafa söylüyor, kızlar dans ediyor, ve paparazziler el çırpıyordu.. Klibin çekimi için de tam 4 saat ayrılmıştı..

Türk-Yunan meselesini yazalım derken bakın nereye geldik. Ama, biz klibin nasıl çekilmiş olduğunu da öğrenmiş olduk.. Hayırlısı..

Bir daha ki yazımızda sizlere, birinci elden öğrendiğimiz Başkan Clinton ile Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanı arasında geçen bir olayı anlatacağız. Bakalım bu ilişki "askerlerin sivillerden emir alması şeklinde mi, yoksa..." Çarşamba'ya..

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır