kapat

05.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Futbola mafya tehdidi


Türk futbolunda ilginç bir gelişme var. Jet-Pa milli futbolcuları kulüplerinden alıp pazarlıyor. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Bu çok tehlikeli bir gelişme. Çünkü çok kötü bir örnek olur ve Türk futbolu çok kötü günler yaşamaya başlar. Yakın geçmişe şöyle bir bakalım. Futboldaki parayı sezen mafya bu işin içine girdi. Türkiye Futbol Federasyonu'nun son seçim kongresinde mafyanın bütün adamları Büyük Ankara Oteli'nin kulisindeydi. Bugünkü yönetim kurulu üyesi Şeref Has telefon açıp durumu Mehmet Ağar'a anlattı. Ağar, Korkut Eken'i otele yolladı. Korkut'u gören mafyanın adamları da, "Emrin olur ağbi!" diyerek çil yavrusu gibi dağıldılar. Mafya niye futbola böylesine ilgi duydu? Futbolda çok büyük para dönüyor. 100'lerce milyon dolarlardan bahsediliyor

Sonra Alaattin Çakıcı'nın telefonuyla Futbol Federasyonu Asbaşkanı istifa etti. Başkan Haluk Ulusoy gıkını çıkaramadı. Hatta, Çakıcı onun da istifasını isteyince Eyüp Sultan'da kurban keserek bir müddet daha izin aldı Çakıcı'dan... Alp Yalman gibi bir adamın 5 oy aldığı kongredeki bir diğer aday olan Mustafa Kefeli yurtdışına kaçtı; bugün Türkiye'ye dönemiyor. Yalman, Kefeli ve Ulusoy'a karşı girdiği seçimde sadece 5 oy aldı. Düşünün, nerelere kadar satılmış, nerelere kadar tehdit edilmiş insanlar...

* Bunun Jet-Pa ile ilgisi ne?

Futbolun içine mafya bu kadar sızmışken, Jet-Pa çıkıp yıldızları alıp satarsa, mafyanın eli armut mu toplar? Jet-Pa Başkanı Fadıl Akgündüz, Alpay'a, "Bana gelmezsen ayağına kurşun sıkarım" diyemez, ama mafya der. Ne olur o zaman?

Bunu önleyecek, karanlık insanların, futbol dışı kurumların futbola bulaşmasını önleyecek 3 kurum var. İlki, Spor Bakanı olan Fikret Ünlü. Ama o, oralı bile değil. İkincisi, Türkiye Futbol Federasyonu... Haluk Ulusoy mu mafyayla savaşacak? O da oralı bile değil. Üçüncüsü kulüpler... Mafyanın futbola bulaşması kulüplerin felaketi olur. İleride kulüpler mafyanın eline düşer. Beşiktaş bir ara mafyanın eline düşmüştü. 80 ihtilali olmasa, Beşiktaş bugün neredeydi, tartışılır. Ama bugün kulüpler de, 3 kuruş para uğruna gelişmeleri umursamıyor. Beşiktaş, Alpay'ı 3 kuruş fazlaya satmak için Jet-Pa ile masada... Ötekiler, F.Bahçe ve G.Saray 3 kuruş ucuza kapatmak için pazarlıkta...

Oysa, böyle bir olay İngiltere'de veya Fransa'da olsa kıyamet kopmuştu. UEFA, futbola futbol dışı kurumların karışmasına öyle karşı ki...

Ama bizde medya da küçük hesaplar içinde... Birinci sayfalara, ekonomi sayfalarına bakarsan Jet-Pa'dan kötüsü yok. Ama aynı gazetelerin spor sayfalarında, "Yaşasın Jet-Pa!" O zaman şüphe ediyorum. Jet-Pa, spor şeflerini de mi satın alıyor diye... Daha Sergen olayı ile Türkiye'de yer yerinden oynamalıydı. Üstelik, adam, "Ben Sergen'e verdiğim parayla 15 milletvekili satın alırdım" dedi. Kimsenin kılı kıpırdamadı. Özetle, derhal önlem alınması gerekli. Yoksa, futbolda tabancalar konuşacak.

Hakemlere güvenilmiyor
F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve G.Saray Başkanı Faruk Süren ile yapılan ve SABAH'ta iki gün boyunca yayınlanan röportaj büyük yankı uyandırdı. Burada, başkanlar hakemlere pek güvenmediklerini belirtirken, Süren kurayla hakem belirlenmesini önerdi.

Aslında ben bu konuda konuşmak istemiyorum. Erman'ın Rıdvan ve Fatih ile yaptığı röportajı istediği mecralara nasıl sürüklediğini gördüm. Bu röportajı Erman'ın yapması talihsizlik. Çünkü o fikir dinlemez, empoze eder. Başkanlarla yapılan röportajda Yıldırım gürlemiş, G.Saray'ın hakemlerle şampiyon olduğunu iddia etmiş. Süren sus, pus. Torba diye bir saçmalık olmaz. Bu ülkenin en üst yapı hakem komitesi MHK'ya itimat etmiyorsan, iş bitmiş demektir. Hakemler konusunda inanılmaz bir güvensizlik var. Bunun baş sorumlusu Erman Toroğlu. Hakemin hata yapması ile, bilerek bir takımın aleyhine veya lehine yanlış yapması arasında Himalayalar kadar fark var. Biri insanca hata, öteki şerefsizlik. Erman Toroğlu, bütün bir kış pazar geceleri hakemlerin satılmışlığı imajını yarattı ve işte bugünkü duruma gelindi. Olay bu!

Beşiktaş'ın tur güvencesi Kalli
Avrupa Kupaları'nda rakipler birer birer belli oluyor. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi eleme turunda İsrail'in Hapoel Hayfa takımı ile eşleşti. İsrail ile oynadığımız son milli maçtaki 4-0'lık yenilgiyi düşünürsek, Kartal'ın turu geçme şansı nedir?

Benim, Kalli'ye inancım sürüyor. İsrail'in Milli Takımı, bu eşleşme için bir ölçü değil. O takımın çoğu paralı asker, yani yurtdışında oynuyor. Bu yüzden 4-0 benim gözümü korkutmuyor. Beni korkutan Valeranga örneği... İki maçı da rahat kazanıp, Türkiye'ye puan kazandırması gereken Beşiktaş, bu sezon Intertoto'nun ilk turunda Letonya'nın Ventspils ekibine elenip giden takımı yenemeden kupaya veda etmişti.

* Bir de Beşiktaş çok sayıda transfer yaptı. Kalli, bunların kısa sürede uyum sağlamalarını sağlayabilecek mi?

Kalli'nin işi çok zor. Ama çok iyi bir taktisyendir. İşini bilir. Beşiktaş'ın Kalli dışında güvenecek pek şeyi yok. Ama bu da iyi bir güvence. Fakat ben hala Kalli'nin kalıp kalmayacağından emin değilim. Transfer istiyor. Yapılmazsa kalmayabilir. Eğer kalırsa, bu takıma inanıyor demektir. O zaman da Kalli ve Briegel çok iş yaparlar. Kalli'li Beşiktaş bu turu geçer.

Spor Yazarları sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır