kapat

05.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Rüya gibi düğün
İzmirli Henry Gabay ile New York'lu Cynthia'nın Çırağan düğünü, tarihe yapılan büyüleyici bir yolculuk gibiydi. Gelinin ısrarıyla Osmanlı düğünü yapan Musevi çiftin 40 değişik ülkeden gelen yakınları, bu gecede buluştu.

İzmir'li Gabay ailesinin tek oğlu Henry Gabay 14 yaşından beri yaşadığı, eğitim gördüğü ve çalıştığı İsviçre-Londra-New York kentlerinde Türkiye özlemini nasıl hissettiğini Cumartesi gecesi düğününe katılan arkadaşlarına anlatırken şu duygulu konuşmayı yaptı:

- Bence dünyanın en güzel ülkesi Türkiyem. Bir gün New-York'ta karşılaştığım ve gözlerine baktığım an aşık olduğum Cynthia ile evlenmeye karar verince düğünümüzü Türkiye'de yapma hazırlıklarına başladık. Kırk ülkeden arkadaşlarımızı İstanbul'daki düğünümüze getirtmek hiç de zor olmadı; çünkü üç günden beri İstanbul'da olan arkadaşlarımızın bizim kadar bu kente aşık olacaklarını biliyorduk.

Sonra geline döndü ve "Cynthia, sana birşey söylemek istiyorum" dedi "dünyanın neresinde olursam olayım; en güç anlarda bile senin başını omuzumda hissedeceğim. İyi ki benimle evlenmeyi kabul ettin, iyi ki İstanbul'da bir Osmanlı düğününde ısrarcı oldun. Bak, çevrende, herkes bizim kadar mutlu..." Cynthia koşarak Henry'nin yanına geldi, uzun uzun onu öperken tüm konuklar onların şerefine kadeh kaldırıyordu.

Tanıtım Fonu yerine...
Bir ülkeyi tanıtmanın en etkili yollarının kültür, sanat, yemek gibi bilinen yollardan geçtiği malum. Ama Cumartesi gecesi uluslararası düğünlerin ülkeyi tanıtımda ne kadar etkili olduğuna, katılan sadece bir avuç Türk değil, tüm konuklar tanık olduk. Hattâ böyle düğünlere Tanıtım Fonundan aktarılacak paranın dış ülkelerde, Türkiye'nin yerini bilmeyen yabancı şirketlere dağıtılan milyonlarca doların yanında okyanusta bir damla su kadar az olacağını gördük.

Uluslararası bankacılık ve yatırımcılık mesleğini seçen Henry'nin dostlarının başında özelleştirme başkanı Uğur Bayar geliyordu. Elime doğmasından mutluluk duyduğum Bayar kulağıma eğilip, "Biz de Selin Kibar'la geçen hafta nişanlandık" dedi. Uluslararası avukat olan Selin yüzüğünü gösterirken, "Uğur evlenmeye vakit bulunca böyle düğün yapmayı çok isterim" dedi.

Musevi geleneklerine göre Cumartesi günü İstanbul'da haham Gabay'ların nikâhını kıymaya razı olmayınca Henry Gabay New York'taki hahamı davet etmiş.

Bahçenin bir köşesine oturtulan beyaz Osmanlı çadırında nikâh masası kurulmuştu. Konuklara dağıtılan rengârenk tiki (Musevilerin dini kepleri) başlarına geçirenler arasında Mehmet Emin Karamehmet, Osman Berkmen, Güner Türkmen (İlter Türkmen'in New York'tan gelen banker oğlu) ve birkaç Türk vardı. Geleneğe uymayan Mısırlı genç fes takmaya kararlıydı.

Herhalde dünyanın en şakacı hahamıydı nikâhı kıyan New York'lu. Bizde kuru cümlelerle çifti evlendiren memurları düşününce bu düğünler insanı çok etkiliyor.

Her şey mükemmeldi
Haham Gabay çiftini saran bir atkının altında öpüşmesini ve damadın şişe patlatmasını sağlarken genç çifte kısa bir konuşma yaptı: "Size evlilikte mutluluğun ancak iyi arkadaşlıkla sağlanabileceğini hatırlatırım. Bunu bozmamak için özverinin önemini unutmayın. Evliliği değerli kristal bardağınız gibi koruyun. Çatlarsa kırılır..."

Nikâhtan sonra Osmanlı geleneklerine uygun nefis bir dekorasyon gerçekleştirilen masalara geçildi. Her masaya bir ad verilmişti. Şimdiye kadar görmeye alıştığımız, hep aynı kişilerin yaptığı ve biraz da bıktırtırdığı beyaz giysili sandalyelere Zeynep Fadıllıoğlu uzun bir araştırmadan sonra Osmanlı havasını özüne sadık kalarak vermişti. Masa düzeni de aynen bahçeye kurduğu çadır ve yerdeki yastıklara uygundu. Sadece yemek Osmanlı adı verilse de Zeynep'in zevkine uygun değildi.

Ama katılanlar... Patagonya'dan, Arap ülkeleri Kuzey-Güney Amerika... İskoçya, dünyanın dört tarafından gelen ve olağanüstü bir gençliğin neşesi... Şıklığı... Gelinle güveyin, büyüklerin ve 5 sağdıçtan birinin duygusal konuşmaları... Düğünlerin, eğer özenle ve sevgiyle yapılırsa, evlilikleri mutlu kılacağı ve ciddiye alınmasına yarayacağını kanıtladı. Böyle şeylere nekadar ihtiyacımız olduğunu bize hissettiren Gabay'lara 9 aylık çalışmanın boşa gitmediğini gösterdiği için teşekkür borçluyuz.

Leyla UMAR


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır