KANSERE karşı verdiği mücadeleyi önceki gün kaybeden Sevim Tuna, Türk Sanat Müziği'ne ayrı bir renk, ayrı bir hava katmıştı. Usta kalem Tevfik Yener, onun o şaşaalı günleri şöyle anlatıyor:
"Sahnede küheylan gibi selam turu çekiyor, Sevim Tuna hanımefendi. Seçkin gazino beyleri de susturuculu alkışlıyor.
Onu eğlence başkenti İstanbul geç tanıdı. 1959'da "Kocamdan ayıramazsın" filmde oynadığını hatırlamıyorlardı. Kocasına sadık, fedekar ev kadını rolündeydi. Film bittiğinde gerçek hayattaki kocasından boşandı.
Saklambaç Gazetesi ilk yayınlandığında "Haydi" dediler, "Sevim Tuna ile fotoroman yapalım." Tuna ile başrolü paylaşacak oyuncu yarışma ile belirlenecekti. Binlerce aday arasından Fatsalı bir genç, Kadir İnanır seçildi.
Sevim Tuna, benzeri bir daha esmeyen bir fırtınaydı. Sahnedeki Sevim Tuna'ya titiz, şöhretine kıskançtı. Yerini korumak için amazon gibi savaştı.
Özel yaşamında son derece sıcak, şakacı arkadaş, argoyu musiki gibi duyuran harbi kadın. Ateşli aşkı, tutkunluğu seven kalbi saf insan..."