kapat

05.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
'Kompleksliyiz...'
Feridun Hürel, 'Biz hepimiz sanatçıyız, öğretmeniz; konserde herkesin bizi öğrencilerimiz gibi dinlemesi gerek' diyor ve yaptıkları müziği bir nevi 'ders' olarak sunuyor. Çünkü Hüreller için 70'lerde yaptıklarından otantiği, orijinali yok.

Üç Hürel kardeşin, Feridun, Haldun ve Onur Hürel'in oluşturduğu '3 Hürel,' 1970'lerde kısaca parlamış ve sonra ortadan kaybolmuş bir grup. Mesleklerine asılmışlar; Feridun Hürel, reklamcı, grafik mezunu, bir yandan, Marmara İletişim'de öğretim üyesi. Haldun Hürel, seramik mezunu, resim sergisi açmışlığı var, şimdi tekstilci. Onur Hürel, heykel mezunu, resim öğretmeni. Bozell-Poyraz reklam şirketinin genel müdürü Feridun Hürel. "Siz hepiniz sanatçısınız, görsel sanatlarla iştigal ediyorsunuz. Gençken müzik yapıp da, onca zaman ara verdikten sonra, şimdi tekrar bu aleme dönmek, albüm çıkarmak da nereden çıktı?.." diye soruyoruz ister istemez...

"70'lerde müziği kısa kestik, müziği para kazanmak için görmedik. O dönem şimdikinden daha çok grup vardı, hepsi çekildi müzikten. Biz, siyasi söylemlere de girmedik. Yeni albüm çıkardık, ama yine de sahneye çıkmayacağız. Açıkçası ben, döndüğümüze bile pişmanım..." Hoppala.. O niye? "Çünkü 80'ler kayıp müzik, eğlence müziği. İyi ve doğru şeyler yapmak için, risk almak lazım. Bizim gibi ülkeler bunu sevmez; 'eski köye yeni adet getirme' derler. Biz bununla çok savaştık, sazı aldık sentez yaptık.. Yıllar sonra geri dönmeyi ben istemedim; dinleyici bulacağıma inanmıyordum. Ama 'Sevenler Ağlarmış' çok tuttu, Haluk Levent söyledi.. Gençlerden tekrar müzik yapmamız için baskı geldi. Ama biz çok kompleksli insanlarız; sahnedeki manevi yükü kaldıramayız. Düşünsene, hepimiz sanatçıyız, öğretmeniz; konserde herkesin bizi öğrencilerimiz gibi dinlemesi gerek. Yoksa mahvoluruz..."

"Evet, albümün kapağı bir 'Türkiye nereye gidiyor' mesajıdır aslında. Babam benim telgraf memuruydu, mors alfabesi kullanırdı. Bir de şimdiki telgraf memurlarının fotoğraflarına bakın... Albümün açılış parçası 'Mezarımın Taşına' da, babamın anneme yazdığı bir şiirdir. Rize'deler o zaman, babam annemi lise çıkışında görüyor. Pazar kazası; herkes okumuş, Lazca bilen yok, Rize'deyse okuyan filan yok. O yüzden memur takımı Pazar'da oturuyor. Annem, babamın ona yazdığı şiirleri okuyarak büyüttü bizleri. Karadeniz motifli şiirler bunlar; babamın şivesi bile hiç düzelmedi zaten. Ben de o şiveyle söylemeye çalıştım."

Kaybeden sözler
'MEZARIMIN Taşına'nın sözleri şöyle: "Sensiz bana bu dünya da mezardan bile dardır, oy oy da oy oy..." En hareketli şarkı: "Bu dünyanın tadı tuzu kalmadı, yaşamanın bir anlamı olmalı..." Pek bir 'ağır' anlayacağınız. Söz ve müzik: Feridun Hürel. Soruyoruz, 'kaybeden' şarkıları mı yazıyorsunuz, diye... "Ben 48 yaşındayım, hâlâ kadınımı arıyorum" diyor. "Sözler gerçek hayattan. Sanat 'için' yapılmaz ki zaten. Sanat, içten gelir. Topluma mesaj için filan olmaz... Kültür hazinesinde oturup, bundan yararlanmamak olur mu.. Peter Gabriel gibileri gelecek, müziğimizi tanıtacak, kafamızı duvara vuracağız o zaman. Sentez zordur; bakın Cezayir'e, Fransızlar'a Arapça müzik dinletiyor! Bizimse, sanatçımız değil, yorumcumuz var. O yüzden eskilere dönülüyor, bit pazarları karıştırılıyor. Amerikalı bir müzikolog bize şöyle demişti: En iyisini o yıllarda siz, Türkler başarmışsınız. Yerel müziğinizle rock yapmışsınız."

Ayşe Deniz POYRAZ


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır