Dicle Üniversitesi'ndeki fakülte ve yüksekokullarda ödenen yüksek maaşın temel kaynağı ise döner sermayeler. Tıp Fakültesi'nde 5 yıllık bir profesörün döner sermaye ve diğer gelirle birlikte eline geçen aylık para 1.5 milyar lirayı aşıyor. Oysa aynı statüde, başka bir üniversitede görev yapan profesörün aylık geliri ise 700 milyon lirayı geçmiyor.
Dicle Üniversitesi'ne bağlı fakülte ve yüksek okullar arasında en iyi gelire Tıp Fakültesi kadrosundakiler sahip. Döner sermayesi iyi işleyen Tıp Fakültesi'ndeki hocaların tümü maaşları kadar parayı da döner sermayeden alıyorlar.
Üstelik birçoğu günün belli saatlerinde özel randevulu hasta bakıyorlar. Tıp Fakültesi'nde 5 yıllık bir profesörün aylık çıplak maaşı 640 milyon lira. Ayda 640 milyon lira da döner sermayeden pay alan profesörün diğer gelirleri ile birlikte aylık geliri 1.5 milyar lirayı buluyor. Hasta sayısı fazla ise bu rakam 1.5 milyar lirayı da geçiyor.
Fen ve Diş hekimliği Fakülteleri'ndeki öğretim üye ve elemanları da döner sermaye sayesinde bir milyar 300 milyon liraya kadar aylık gelire sahip bulunuyorlar. Döner sermayesi bulunan 3 fakültede, burada biriken paralar diğer personele de görev süreleri ve maaşlarına göre pay ediliyor.
Üniversitenin diğer fakülte ve yüksek okullarındaki hocalar ise çıplak maaşla yetiniyorlar. Bu da profesörler için 650 ila 700 milyon lira, doçentler için 450 ila 550 milyon lira arasında, yardımcı doçentler için ise 350 ila 400 milyon lira arasında bulunuyor. Daha alt kademedeki görevlilerin maaşları ise 250 milyon liradan başlıyor.
Lüks lojmanlar
Tümü Dicle nehri kıyısındaki kampüs içerisinde bulunan lüks lojmanlarda oturan öğretim üyeleri ve görevlileri, her türlü sosyal aktiviteye sahip. Tenisten yüzme havuzuna kadar her türlü sportif tesis bulunan sahip olan kampüs, Diyarbakır dışında 2000 yılının modern küçük bir örneği gibi duruyor.
"Hiçbir eksiğimiz yok"
Yaklaşık 10 yıllık Tıp profesörü olan Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ömer Mete, 640 milyon lira aylık maaş aldığını, bir o kadar paranın da döner sermayeden eline geçtiğini belirterek şöyle konuştu:
"Aylık gelirim yaklaşık 1.5 milyar lirayı buluyor. Bu da küçümsenecek bir rakam değil. Benim durumumda batıdaki üniversitelerde görev yapan bir öğretim üyesi sanıyorum 600-700 milyon lira maaş alıyor. Oysa buraya gelirlerse hem gelirleri artar, hem de burada artık huzur ortamının tesis edildiğini görebilirler. Üstelik kampüsteki sosyal yaşantımız batıdakilerden pek farklı değil. Biz, bilimsel çalışmalar açısından da epey yol katettik. Şimdi huzur ve güven ortamında tüm diğer üniversitelerdeki hocalara buraya gelmeleri çağrısında bulunuyorum. Onlardan tek farkımız maaşımız. Yoksa başka bir fark yok."
Rektör'den "Gelin" çağrısı
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Özaydın da, her fırsatta hocaları Güneydoğu'ya davet ederek, kendi üniversitelerinde görev yapmalarını istiyor.
Kısa süre öncesine kadar Batı'ya doğru yaşanan beyin göçünü tersine çevirme yönünde başarılı adımlar atan Prof.Dr. Özaydın, bilimadamı kadrosunu yükseltmekte kararlı. 11 fakülte, 5 yüksek okul, 13 meslek yüksek okulu, 9 uygulama ve araştırma merkezi, 3 enstitüsü bulunan DÜ'deki öğretim üyelerinin refahını yükseltmek ve onlara daha rahat bir yaşam ortamı sağlamak için gerekli her şeyin yapıldığını belirten Rektör Özaydın, öğretim üyelerine üniversitelerine gelmeleri için çağrıda bulundu.
Mürsel ACAY-Gürsel ESER (SHA)