kapat

04.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


İyi okumalar!

Roman kahramanlarını, hep şişeden çıkmayı bekleyen cinler gibi düşünmüşümdür.

Oradadırlar, sizi beklemektedirler, şişeyi okşadığınızda çıkıp geleceklerdir.

Çağırmadığınız zaman ise yokturlar, şişe alelade bir şişe olarak durur.

Kitaplar da öyle değil mi?

Birbirine yapışık durumda bekleyen binlerce, yüz binlerce sayfa cansızdır, kupkurudur.

Zamanla, tozlanmaktan, küflü bir koku edinerek sararmaktan başka bir işe yaramaz.

Önce havayla en çok temas eden uç bölümler sararır, sonra içlere doğru yayılır.

Okumayanlar için kitaplar, ölü birer seluloz katmanından başka nedir ki?

Ama bir kez elinize alıp okumayagörün: O cansız sayfalardan süzülen ruhlar, ete kemiğe bürünür, capcanlı görünürler size.

Onlarla dertlenir, onlarla sevinir, onlarla kıskanırsınız.

O andan itibaren kitabın küf kokusu da bir alışkanlık olur sizin için; Her ülke kağıdının değişik kokusunu içinize çekersiniz.

Sararmalar, eski ve çok sevilen bir dostun saçlarına düşen ak gibidir.

Seluloz katmanlarının arasından fışkıran yakıcı hayatlar, sizi de birlikte sürükler.

Lafcadio olursunuz, Raskolnikov, Bovary, Meryemce, Anna Karenina, Lacombe Lucien, Goriot, Jean Valjean, Buendia gibi duyumsarsınız kendinizi.

Yaşamı imbikten süzerek size yeniden sevdiren bir büyüdür bu.

Belki de tanımakta olduğunuz kişileri, her gün önünden geçtiğiniz dükkanları gizemli bir dünyada yeniden vareder ve siz bundan büyük bir tad alırsınız.

Tolstoy'un Yasnaya Polyana'sı, Faulkner'in Yoknapatawha'sı, Yaşar Kemal'ın Çukurova'sı ve Orhan Pamuk'un İstanbul'u, Nişantaşı semti gibi.

İnsanların farketmeden yürüyüp geçiverdiği sokaklar, dükkanlar Orhan'ın prizmasından geçtikten sonra büyülü bir dünya olarak açıverir kendini.

***

Türkiye çok yetenekli romancılar yetiştirdi.

Yaşar Kemal'in bir deniz feneri gibi yol gösterdiği roman dünyamız, genç romancıların yaratılarıyla, bir sözcük çağlayanı gibi köpürüyor dense yeridir.

Orhan Pamuk, Latife Tekin, Ahmet Altan, Ayşe Kulin, Buket Uzuner, romanlarını ve yazılarını büyük bir zevkle okuduğum İhsan Oktay Anar gibi ilginç yaratıcılar, romanımızı zenginleştiriyor, çeşitlendiriyor, yeni yaşam biçimlerini işliyor.

İnsanoğlunun eli mağaraya ilk bizonu çizdiğinden beri akan ulu ırmakta yıkanan kişiler bunlar.

Yani romancılar.

***

Salı günü Orhan Pamuk'un çok ilginç bir eserini yayınlamaya başlıyoruz.

Şimdiden, iyi okumalar!

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır