kapat

04.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Şu YÖK'ten bumilletin çektiği...

Daha önce de yazdım, şimdi de yazıyorum, bundan sonra da yazacağım. Taa ki bunlar düzelene, doğruyu görene kadar... Şu mektubu okuyun bir kez daha rezaleti görün...

"Sayın Ahmet Vardar,

Ben 1943 Nevşehir doğumlu ve 34 yıldır kendimi Türk Milli Eğitimine adamış bir öğretim üyesiyim. 1992-1993 öğretim yılında oğlum Altuğ Özbek Türkiye'de ÖSS sınavlarında Makine Mühendisliğini kazanmıştı. Aynı yılda Türki Cumhuriyetlerle öğrenci mübadelesi bazında yakınlaşmamız olmuştu. Oğlum sadece bu kaynaşmaya katkıda bulunmak amacıyla sınavlara girdi ve Özbekistan Taşkent Devlet Teknik Üniversitesi'ni resmi burslu kazandı.

Türkiye'de Türk Üniversitesinde kazandığı haktan fedakarlık yapıp tek oğlumuzu, YÖK ve MEB ile denklik konusunu da danışıp bir problem olmadığını zamanın denklik dairesi başkanından bizzat işitince, ilk gurupla Taşkent'e uğurladık. İlk yıllar çok sıkıntılar çekildi. Buradan ufak koli halinde uçakla makarna, sucuk vs. gönderdiğimiz çok oldu. Üçüncü yılda Rektörün davetlisi olarak resmen bende gittim ve tetkiklerde bulundum. Oralarda eğitim-öğretimin, bilhassa pozitif bilimlerin iyi olduğunu görünce daha da rahatladım. Oraları görmenin (Taşkent-Semerkant-Buhara) her Türk ve Müslüman için şart olduğunu hala herkese söylüyorum.

Yıllar geçti oğlumuz temayüz etti. Türk öğrencilerin başkanı oldu, sevildi, sayıldı. 1997-1998 öğretim yılında 1-5 yıl okuduktan sonra Elektronik Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Problem bundan sonra başladı. YÖK 1996 yılı Haziran ayında yayınladığı bir tebliğ ile yabancı üniversitelerden alınan diplomaların denkliğini tanımamaktadır. İki aşamalı bir sınavlar zincirini;

1- Seviye Tespit Sınavını

2- Bilim Sınavını zorunlu tutmaktadır.

Oğlum bu sınavların kendilerini rencide ettiğini ve haksızlık yapıldığını söylemekte ve sınavlara girmemektedir. Bende buna katılıyorum. 1997 yılında seviye tespit sınavına giren 84 öğrenciden hiç biri başarılı olamamıştır. Bilgi çıta yüksekliğini çok yukarılarda tutarsanız kimse geçemez. Hatta akreditasyonu iyi olan Türk üniversite mezunlarımız dahi başarılı olamaz. Bunun haksız ve yanlış bir uygulama olduğunu YÖK Başkan Yardımcısı ile bizzat konuştuk. Kendileri de kabul ettiler, ancak hala iyileştirme yapamadılar. Sonuç; Oğlum T.C. devleti tarafından resmi burslu olarak ve seçilerek gönderilmiş, ancak diploması denk kabul edilmeyerek mağdur edilmiştir. Bu durumda olan on binlerce öğrenci mevcuttur. Oğlum sırf bu nedenle şu anda Taşkent'te çalışmak zorunda kalmıştır ve orada çalışmaktadır.

Milliyetçi duygularla verdiğimiz bir kararın sonucunda bunları yaşamamalıydık. Bu gençleri küstürmemeliydik... Bu mağduriyetin giderilmesi için YÖK yetkililerinin uyarılması ve bu yavruların bazı sakıncalı yurtdışı üniversite mezunları ile karıştırılmaması gereğine deneyimli bir eğitimci ve baba olarak inanıyorum. Konuyla ilgili her türlü döküman gönderilebilir. Tam hükümet programları aşamasında bu hususu da gündemde tutmanız rica ile saygılarımı sunar başarılı ve sağlıklı günler dilerim.

Saygılarımla,"

Y.Doç.Dr. İbrahim Özbek

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır