kapat

04.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Mehmedin Kitabıve sivil generaller!

Napoleon, ne büyük bir askeri komutan, ne büyük bir devlet adamı... Sanki büyük bir fikir adamı. Yüzyıllar geçiyor, Napoleon dipdiri: Napoleon, bir ülkenin yönetim kademlerine yükselmiş olanları ya da yükselmek isteyenleri 3 ayrı tipe ayrımış, tasnif etmiş:

Kim lider olabilir?

Kim çağdaş olabilir?

Kim yok olabilir?

Oturup yazmış...

Napoleon'a göre, öngörüsüz zayıf, vizyonu dar, bakışı hantal halk kitlelerinin ilerleme, gelişme, medenileşme arayışını önceden hissedip, yol gösterici olabilenler lider olurlar. Halk kitlelerinin ilerleme isteğine, arzusuna, arayışına uygun hareket edenler çağdaş olurlar. Halk kitlelerinin yenilenmesine, değişmesine, uygarlaşmasına set çekmeye çalışanlar da yok olurlar.

Napoleon diyor ki;

En korkulacak an,

zefer anıdır

Zafer anı bizi korkutmalı. Abdulah Öcalan'ın İmralı'daki yargılamasının daha ilk adımı bitti, anlamsız, hedefsiz, bana göre içi boş bir sorgulama başladı: Asalım mı, asmayalım mı?

Korku verici bir tartışma.

***

Bu korku verici, boş tartışmayı yapmak yerine toplum; Abdullah Öcalan'ın yakalanmasını, yargılanmasını, mahkeme sırasında savunma yaparken söylediği; "Bu ülkede 200 yıldır Kürt sorunu var, bu sorunu ben mi yaratım..." cümlesini vesile yaparak oturup düşünebilir.

Ne yapabiliriz?

Kanı kanla yıkamazlar.

İntikam peşinde olamayız.

Diye kendini sorgulayabilir.

Apo'nun yakalanmasından ve "16 yıllık terörden ders çıkaratarak" PKK'yı kökünden nasıl kazıyıp yokedebiliriz diye bir olumlu arayışa girebilir.

Oysa tartışma köfti zeminde...

Asalım mı, asmayalım mı?

Sivil generaller...

Döküldüler meydana...

Tartışıyorlar: Asalım mı?

16 yıldan beri savaştığı, Apo'nun yakalanmasında hem askeri, hem diplomatik stratejiyi uygulayarak bu sonuca gelinmesinde payı olduğu için belki de affetme değilse bile bunu dile getirebilme önceliği olan ordunun generalleri ise susuyor. Sanki Türkiye'de asker generaller, sivil generallerden daha demokrat. Sanki ordunun generallerinde sivillerde olmayan demokratik arayış, yaklaşım var. Gazeteci Oral Çalışlar'ı Apo ile yaptığı röportajı kitap halinde yayınladığı için 1 yıl hapse mahkum eden karara mahkeme heyetinin askeri hakimi karşı çıkmıştı.

***

Sivil generallerdeki şahinlik.

Kitap yasaklıyor.

Yazanının gözünü korkutuyor.

Gazeteci Nadire Mater'in yazdığı, dördüncü baskısı yapılan Mehmedin Kitabı-Güneydoğu'da Savaşmış Askerler Anlatıyor adlı kitap, "Devletin askeri kuvvetlerini tahkir ve tezyif" ediyor gerekçesiyle topaltıldı.

Ne var bu kitapta?

Üçüncü Dünya Haber Ajansı'nın ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün Türkiye temsilcisi de olan Nadire Mater, Güneydoğu'da savaşmış, terhis edilmiş Trakya, Denizli, İzmir, Aydın, Alanya, Serik, Adana, Çorum, Rize, Samsun, Tonya ve Trabzon doğumlu 42 er ve yedeksubay ile 2 asker ailesiyle konuşmuş. Cephede bulunurken, sıcak temasa girmişken, çatışmaya tutuşmuşken, iz sürerken, PKK'lıyı esir alırken, PKK'lıya esir düşerken ne gördüklerini, ne hissetiklerini, duygularını dinlemiş. Bunları kitap haline getirmiş. Mehmedin Kitabı, bir bakıma 1994 yılından bu yana Olağanüstü Hal Bölgesi'nde askerlik yapan 2.5 milyon Mehmetçiğin samimi, temiz, içten hislerini, duygularını yanısıtan bir kitap olmuş.

***

Mehmedin Kitabında...

Gerçekler dile geliyor.

Konuşuyorlar.

Bu kitap gerçeklerin konuşması. Çünkü yazar Nadire Mater, cephede savaşmış 42 askerin söylediklerini, kendinden bir şey katmadan, noktasına, virgülüne dokunmadan teybe ne söyledilerse onların ağzından kitaplaştırmış. Böylelikle Yazar; "alın tartışın, sorunu çözmede size yardımcı olur" düşüncesiyle bizim önümüze gerçekleri seriyor.

Niçin yazdı bu kitabı?

Nadire Mater şöyle açıklıyor; "Savaş ve savaşın sonuçları bütün toplumu doğrudan ilgilendiriyor. Yalnızca ölenlerin yasını tutmakla yetinemeyiz. Mehmedin Kitabı'nı savaştıktan sonra yaşama katılanların yüzyüze kaldıkları ve toplum her hücresine yayılan ağır bunalımı tartışmak için ilk adım olsun diye yazdım"

Mehmedin Kitabı...

Gerçekleri yazıyor.

Bu kitap toplatılıyor.

Bizim sivil generaller.

Gerçekleri kurşuna diziyorlar.

Napoleon; "gerçekler kuruşuna dizilemez" diyor. Bizim askeri generaller, sivil generallerimizden daha demokrat.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır