|
ULAŞ BIÇAKÇI
Mayışma Arşimed!
"Rasyonel İnsan" düşüncesinin temel deyişleriden birisi, "aklı başında olmak"tır. Hep böyle düşündük; "aklını başına toplasana, akıllı olsana, aklın neredeydi, mantıklı olsana, mantıklı konuşsana."
Üst beyin denen beynimizin rasyonellikte şekillendiği sosyal insan modeli olarak yüzlerimize taktığımız, arkasına sığındığımız maskelerle, gerçek benliğimizden farklı benliklerle rol keser misali ortalıkta dolaşıp duruyoruz. Fakat çoğumuz bunu farkında bile değiliz. Kendimizi yaşamıyoruz adeta.
Hep planlı, hedefli, bilinçli, akıllı, mantıklı, metotlu, sistemli, bilimsel olmamız istendi bizden. Halbuki Newton yerçekimi kanununu, aşırı sıcaklarda bir elma ağacının gölgesinde tembel tembel şekerleme yaparken çürük bir elmanın yere düşmesi ile bulmuştu. Archimendes de (bildiğimiz Arşimed) suyun kaldırma kuvvetini (Arşimed Kanunu'nu) hamamda mayışmış vaziyette keyif yaparken, kurnanın içndeki suyun kolunu kaldırması ile, "evreka, evreka-buldum, buldum" diye hamamdan çırılçıplak dışarı fırlayarak keşfetmişti.
Bize hep hedeflerle yaşamayı öğrettiler. "Hedefi olmayan gemi hiç bir limana varamaz" dediler. Ama asıl amacı, dünyayı şöyle bir turlayıp geri dönmek olan Cristopher Colombus'un (bu da bildiğimiz Kristof Kolomb ama daha havalı olsun diye İngilizce'lerini yazıyorum) Amerika'yı tesadüfen keşfettiğini kimse örnek saymadı. Bu yüzden çoğumuz hedef körü haline gelip etrafımızdaki fırsatları göremez olduk.
YARATICILIK-PLANLAMA
Hiç kimse bize, "Zaman zaman rüzgara yelken aç" ya da "Biraz da serseri mayın gibi dolaş" veya, "Zaman zaman aklını başından çıkar, bir kenara koy, yaratıcı ol, kendini ve etrafını fark et" demeye cesaret edemedi. Yaratıcılığın planlama ile gelişemeyeceği aksine planlamanın ona engel olacağını kimse söylemedi.
Danışmanlığını yaptığım bir şirketin genel müdürü çok aşırı stresli idi. Nefis boğaz manzaralı bir ofisi vardı. Kendisine bir gün, "Yahu bak, şu muhteşem manzarayı bile fark edemiyorsun. Şuna şöyle bir bak, keyfini yaşa" demiştim. Verdiği cevap şu idi: "Yani Ulaş bey, şimdi bütün işi gücü bırakıp bütün gün denizi seyredip iç mi geçireyim."
Kendini, etrafını fark etmek öyle bütün gün sürekli yaşanan bir duygu değildir ki. Zaman zaman, anlık sürelerle yaşanır ve sizi fasit dairenizden çıkarıp daha yaratıcı olmaya da iter. Aklı başında olmamak kolay bir şey değildir. Ama yasaklamak yerine niyet ederseniz, o zamanları, o anları yaşamanız daha çok mümkünleşir.
"Aklı başında olmamak" gibi bir tavsiye yapan bir yazı. Absürd. Sizi bilmem ama benim için fark etmez. Çünkü bende iki tane beyin var. Birinin işi var, dışarıda, diğeri de onu aramaya çıktı. Sizin için de etmemeli. Bakarsınız siz de bir gün bir başka arşimed Kanunu bulabilirsiniz. (Yazarın notu: Bunun için illa hamama gidip mayışmanız gerekmez.)
|