|
|
"Yunanistan istedi, vurduk"
Türkiye getirilişinin ardından yapılan ilk sorgusunda PKK'nın dış bağlantılarını bir bir anlatan Abdullah Öcalan, Yunanistan'ın yardım karşılığında metropollerde eylem yapılmasını istediğini söyledi
İmralı Adası'nda yapılan yargılamada idam cezasına çarptırılan Abdullah Öcalan'ın, Jandarma İstihbarat birimlerine verdiği ifadede başta Yunanistan ve Suriye olmak üzere, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik planları da ortaya çıktı.
PKK'nın metropollerdeki eylemlerinin Yunanistan'dan gelen talep üzerine gerçekleştirildiğini belirten Öcalan, Suriye'nin Türkiye'ye yönelik hesaplarını da bütün açıklığı ile anlattı.
Suriye için Türkiye'de video çekimleri yapıldı
Suriye, Türkiye içinde eylem yapmak için bize yaklaştı. El Muhaberat PKK terör örgütünün Suriye'deki faaliyetlerine göz yumulması karşısında, Türkiye'de yoğun eylem yapılmasını bizden istedi. Türkiye'ye gelen gruplara bölgenin video çekimleri yaptırıldı. Bunda maksat, askeri bir harekat için birliklerine şimdiden araziyi tanıtmaktı.
Suriye, Türkiye ile savaşa girmekten korkuyor
Suriye ile Türkiye arasında su sorunu, Hatay sorunu, liderlik sorunu ve ekonomik sorunlar var. Ancak Suriye, Türkiye ile savaşa girmekten çekiniyor. Suriye, Türkiye'den korkuyor. Suriye'de Antakyalı öğrenciler çok ucuza, hatta bedavaya okutulmaktadır. Antakyalı şoförler Suriye'de çok rahat ticaret yapabilmektedirler. Suriye devleti bunu destekliyor. Suriye, Antakya konusunda silahlı bir yöntemden çok o bölgenin Suriye'leştirilmesi politikasını izliyor.
Asala ile görüştük
Asala ile 1982 yılında Lübnan'da bir araya geldik. Bu teklif Asala'dan geldi. Ancak ben Asala'nın eylem anlayışını benimsemedim. Avrupa'da silahlı anlamda elçilik basmayı uygun görmedim. Bizim eylemlerimiz kitle eylemleridir. Bu nedenle işbirliği yapamayacağımıza karar verdim. Zaten Asala 1983 yılında dağılma sürecine girdi ve ikiye ayrılarak Bekaa'da birbirlerini vurdular.
Irak'tan yardım aldık
1988 yılında Zeydan'ı Saddam'la görüşmek üzere Irak'a gönderdim. Irak'tan siyasi alanda destek görmedik. Ancak, kamp alanı olarak her zaman yardım aldık. Kuzey Irak'ta yaralanan örgüt üyeleri Süleymaniye'de bulunan hastanelerde tedavi edildiler. Irak devleti ile siyasi ilişkilerin geliştirilmesi için Rıza'ya talimat verdim, ancak Rıza bu konuda pasif kaldı.
İran Gizli Servisi ile anlaştık
İran İstihbarat Servisi mensubu Said ile Rusya üzerinden örgüte sağlanacak silah, füze ve diğer lojistik desteklerin güvenli bir biçimde elimize geçmesi için anlaşmaya vardık. Ayrıca, Urumiye'de örgüte ait bir hastanenin kurulması ve yaralıların burada tedavi edilmesi konusuda İran'la anlaşma yaptık. Türkiye'de faaliyet gösteren Hizbullah örgütünü, İran destekliyor.
Metropol eylemlerini Yunanistan istedi
1988 yılında Yunanistan'ın eski generallerinden Nega Zakis ile görüşmelerimiz oldu. Ayrıca emekli Albay Mastaski 7 kişilik heyetle Bekaa'da yanıma geldi. Kendilerinden siyasi ve askeri yardımda bulunmalarını istedim. Bu görüşmede Lavrion Kampı'nın kullanılmasını ve Yunanistan'da ERNK temsilciliklerinin kurulmasını kararlaştırdık. Yunanistan bunun karşılığında bizden Türkiye'de metropollerde eylemlere ağırlık verilmesini istedi. Biz de şehirlere eylemlerimizi kaydırdık. Ayrıca sabotaj ve orman yangınları eğitimi konusunda Yunanistan'daki kamplarda örgüt üyelerine eğitim verildi. Yunanistan'dan Türkiye'deki turizm gibi ekonomik hedeflere yönelmemiz konusunda da istek geldi. Yunanistan'ın amacı, PKK ve Türkiye'yi çatıştırıp, zayıflayan bir Türkiye'den istifade etmektir. Bunu Yunanistan'a gittiğim zaman, bana ilgi göstermedikleri zaman daha iyi anladım.
Yunanistan PKK'dan Şemdin Sakık'ı istedi
Yunanistan Şemdin Sakık'ı bana alternatif olarak kullanmayı amaçlıyordu. Şemdin Sakık'ı yargılarken bize "şayet onu vuracaksanız bize gönderin" diye teklif geldi. Yunanistan'ın beni Türkiye'ye vermesi diplomatik başarısızlıktır. Bu durum Kürt nüfus ve kadroları tarafından değerlendirilecektir. Yunanistan'da bomba eğitimi başta olmak üzere Türkiye'ye yönelik eylemler için birçok alanda eğitim görülüyor. Beni ülkelerine kabul etmeyen Yunan yetkililere Kürt-Türk savaşının Kürt-Yunan savaşına dönüşebileceğini belirttim. Yunanistan'dan 1989 yılında Yunan Gizli Servisi'nin adamı Dimitri daha sonra Botan bölgesine geçti ve orada 6 ay kadar kaldı. Sonra yeniden Suriye'ye döndü ve Yunanistan'a gitti.
Sırbistan'dan silah aldık
Sırbistan'dan Strella füzeleri de dahil olmak üzere birçok silah satın aldık. Füzeler ve diğer silahlar Avrupa'dan gelen silahlarla satın alınıyordu. Füze eğitimleri de Sırbistan'da yapılıyordu. Silahlar deniz yoluyla Suriye'ye getiriliyordu. TNT ve C4 gibi patlayıcı maddeleri Sırbistan'dan sağlamaktayız.
Romanya'da 5 bin esnafımız var
Romanya PKK için önemlidir. Bu ülkede 5 bin civarında esnaf kitlemiz mevcut. Bükreş'te evlerimiz ve derneklerimiz var. Örgüte Türkiye'den katılanların siyasi eğitimi Romanya'dan veriliyor. Ayrıca Romanya'dan telsiz, dürbün ve gece görüş cihazı gibi malzemeler de geliyor.
Almanya Gizli Servis elemanı ile görüştüm
Suriye'de bulunduğum sırada Almanya Gizli Servisi'nden Lummer benimle görüştü. Bizden Almanya üzerindeki eylemlerin durdurulmasını istedi. Ayrıca Grumlent isimli gizli servis üyesi ile de görüştük. Konu aynıydı. Biz de bunun karşılığında Almanya'nın bize karşı yumuşak davranmasını istedik. Almanya ile ilk ilişkiler 1980'lerde işçilerle başladı. 1990'lardan sonra ise eylemlilik sürecine girildi. Görüşmelerden sonra her ne kadar yumuşama dönemine girilmişse de istenilen düzeyde olmadı.
İngiltere en akıllı ülke
Bizim konuya en akıllı yaklaşan ülke İngiltere'dir. İngiltere'nin esas ilgi alanı Celal Talabani'dir. MED TV'ye yayın hakkı verdi. Tekrar izin verilip verilmeyeceğini bilmiyorum, sanırım benim tasfiye kararımı da İngiltere verdi. Politikaları İngiltere oluşturur, ABD'ye uygulatır. İngiltere ile ilişkiler konusunda bazı lordlarla görüşmeler yaptım. Bizimle siyasi ilişki kurmaktan çekinen İngiltere, ABD'ye Kürt meselesinden bir anlaşma imzalattırdı. Bundan yansıyan sonuçlar PKK'yı ve Türkiye'yi derinden etkileyebilir. Anlaşmanın ilk kurbanı benim. İlk bertaraf edilmesi gereken siyasi misyon bendim. Washington'un PKK politikası budur.
Hollanda bizi Alman belasından kurtardı
Üslenme ve eğitim alanımız Hollanda'dır. Bu ülke bizi Alman belasından kurtardı. En fazla destek ve para aldığımız yer de Hollanda'dır.
Fransa bizi bölmeye çalıştı
Fransa'nın amacı PKK'yı bölüp, yönetmektir. PKK'nın Vejin kanadını Fransa kurdurdu. Fransa'da geniş bir halk kitlemiz var. Bu kitleden büyük bir maddi gelir görmekteyiz. Fransa hükümeti bize temkinli yaklaşıyor. Bize destek veriyor. Ancak astarı yüzünden pahalı.
Sempatizanlar El Ezher'de
Mısır'da El Ezher Üniversitesi'nde okuyan bir grup PKK sempatizanı bulunuyor.
ABD'ye senatör eşi ile mesaj gönderdim
1996 yılı içinde senatör Porter'ın eşi Şam'a geldi. Bizimle görüştü. Mesajlarımı kendisine ilettim ve ABD'ye bu yolla mesaj gönderdim. İlişkileri geliştirmek istiyordum. Ancak bu girişimime cevap gelmedi. Ayrıca, ABD'ye Akın kod adlı elemanımızla da teklifler götürüldü, ABD tekliflerimize ılımlı yaklaşmadı. ABD bizi ve Türkmenler'i ezdi. ABD'nin amacı, Barzani ve Talabani'yi devlet yapmaktır. Bu nedenle Barzani ve Talabani beni kesinlikle istemiyorlar. Suriye'de aynı görüşte. Suriye'de bulunduğum son dönemde eski bir Büyükelçi olarak Irak'ta çalışmış bir diplomat yanıma geldi. Mesajlarımı anında ABD ve İngiltere'ye bildireceğini belirtti. Ben ABD'deki çeşitli dernekler aracılığıyla lobicilik yapmaya çok uğraştım. Ancak olmadı. Washington Anlaşması bu sefer çok ciddi. 1992'deki uygulanmamış olabilir, ancak bu sefer çok ciddi. Anlaşmanın temelinde benim bertaraf edilmem bulunuyor. Çünkü PKK mirası ile boşluğu doldurma, böylelikle Türkiye'nin kızıp, savaş açmasını önlemiş oluruz şeklinde bir politika izlenmiştir. ABD bununla aynı zamanda Türkiye'nin dayatmalarını gözönüne almıştır.
PKK'yı dolandırdılar
Kafkaslar'dan Nahçivan, Azerbaycan ve Ermenistan'dan silah satın aldık. Ancak alınan malzemelerin büyük bir kısmı bozuk çıktı. Bu ülkeler bizi dolandırdı. Ayrıca PKK adına Kuzey Irak'ta lojistik işlerle uğraşanlar, parayı gördükleri zaman kaçtılar. Kaçanların hepsi yüzbinlerce dolar parayı da götürdüler. Paris'te de bir dostumuz bizi 500 bin Mark dolandırdı.
PKK'nın silah kaynakları
Silahların büyük bölümü Körfez Savaşı sonrasında Irak'ta meydana gelen pazarlardan sağlanıyor. Savaş öncesinde Irak yönetiminden hediye olarak çok az miktarda silah yardımı aldık. Sam 6 Sam 7 füzeleri 1990'dan sonra Körfez Savaşı sırasında alındı. Diğer füzeler, Sterella füzeleri Yunanistan ve Sırbistan aracılığıyla alındı. Füzeler gemilerle tüccar malı içerisinde getiriliyordu. Sterellaların tanesine 18 bin dolar ödedik.
Üniversiteler çok önemli
Dağda bulunan geri köylülük yapısının düzeyini aşmak için okuyan gençliği dağ kadrosuna istiyordum. 1998'da Romanya'da Bükreş'te eğitim gören 5-6 kişilik öğrenci grubuyla görüştüm. Üniversitelerde örgütlenme çalışmalarına ağırlık vermelerini istedim. Üniversite kesimindeki grupların yurtsever gençlik adı altında toplanmaları var. Ben açıkladığım nedenle üniversite gençliğinin katılımını çok önemsiyorum. Köylü kesimin aydınlatılması ve siyasi alanda yetişmesi için üniversite gençliğinin katılımlarına büyük önem veriyorum.
"Erbakan'la yazışırdık"
Demokrat Türkiye Partisi'nin eski ve yeni genel başkanları Hüsamettin Cindoruk ve İsmet Sezgin'e son seçimde HADEP'ten birinci sıra milletvekili adaylığı önerdiğini söyleyen Abdulah Öcalan, Necmettin Erbakan'la karşılıklı mektuplaştıklarını bildirdi.
Erbakan'la yazıştık: Erbakan hükümeti zamanında Ankara ile mektuplaşmalarım olmuştu. Ağa kod adlı Mervan Zirki ve Delil kanalıyla Suriye'den Erbakan'a mektup gönderdim. Bana cevap geldi. Karşılıklı olumlu yazışmalarımız oldu.
CHP ile ilişki bireysel düzeyde: Bireysel düzeyde CHP ile temasların olduğunu duydum. CHP'nin isteği seçimlere beraber girmek, seçim sonucunda oluşacak milletvekillerinin kesinlikle partiden ayrılmaması koşulu ile ittifak yapacaklarını söyledi.
Cindoruk ve Sezgin'e teklif: Ayrıca son zamanlarda DTP ile temasların olduğunu duydum. Cindoruk ve İsmet Sezgin bizim meselelerimize yakın kişilerdir. Ben kendilerine İsmet Sezgin'in Batman'da, Cindoruk'un Diyarbakır'danbirinci sırada adaylığını kabul edeceğimizi, diğer yerlerde ise onların adaylarının iki ve üçüncü sırada konulabileceğini önerdim. Sanırım önümüzdeki seçimlerde bu iki partiden biri ile HADEP seçime girecektir.
FP hatta ANAP'la ittifak: Benim işim genelde Avrupa ilişkileri idi. Onlarda Avrupa'ya daha yakındı. O zaman ki muhataplarım az önce söylediğim kişilerdir. Hatta bunlardan bazıları Avrupa üzeri Şam'a geldi. Murat Bozlak'la telefon görüşmelerim oldu. Kendilerine emir vermedim. Bizim kitle temelimiz bizim emeklerimizle oluştu, buna dikkat edin, bunu istediğiniz gibi kullanıp kendi çıkarlarınız için harcayamazsınız dedim. Kişisel hesaplar için kullanıldığında desteğimizi çekeriz dedim. İttifaklar politikasına müdahale ettim. CHP ve DTP ile ittifak yapabilirsiniz dedim. FP ve hatta ANAP'la ittifak yapabilirsiniz dedim.
Daha Türkiyelileşmiş parti kurun: HADEP'in kapatılabileceği durumuna karşı iki önerim oldu:
(1) Birincisi kapatıldığında yeni bir parti DEHAP kurulabilir dedim.
(2) ikincisi kurulacak yeni parti yerine daha Türkiyeleşmiş, Kürt partisi olarak katılaşan bir partiyi Türkiye'nin kaldıramayacağını, buna ihtiyaç olmadığını söyledim. Demokratik yapılanmanın oluştuğu, içerisinde her guruptan temsilcilerin olduğu, Melik Fırat'ın da olabileceği bir oluşumun kurulmasını istedim.
DEP'e "enkaz" nitelemesi: Liderlik sorunu vardı. Melik Fırat'ı önerdim. Parti merkezince neden dinci bir gericiyi liderliğe getirmek istediğim eleştirildi. Bunun için fazla üzerine gitmedim. Ancak insiyatifimi kullandım. Çok iyi bir öndere ihtiyaç vardı, olmadı. Başarısızlığın bence en önemli nedeni buydu. Sonuçta bu enkaz ortaya çıktı. Becerikli bir politikacı tarihi bir adım atabilirdi. Milletvekillerinin aldığı paraları tasvip etmedim.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|