|
|
Apo, hayallerini yıktı
PKK ve Öcalan'a, kendi kıstaslarına göre "kahramanlar" süsü veren Yunanlılar, Öcalan davasının başladığı daha ilk gününde bunun böyle olmadığını anladılar ve doğal olarak ne denli aldanmış olduklarının farkına vardılar.
Öcalan'ın İmralı duruşmalarında Türk Devleti'nden özür dilemesi, işbirliğine hazır olması, idamdan kurtulmak için söyledikleri karşısında, Yunanlılar'ın kafalarında yarattığı Öcalan efsanesi bir anda dağılıverdi.
Yunanlılar ne gözlerine ne kulaklarına inanabiliyordu. Yunanistan'ı Türkiye ile krizin eşiğine getiren, Kürt halkını savunan, dağlarda çarpışan Kürt kahramanı bu muydu? Hani o Yunan TV kanallarında konuşan, Türkler'e savaş ilanı çağrısında bulunan, Türk devletinin çökmekte olduğunu söyleyen Öcalan? Kendisini Büyük İskender'e, Osmanlı'ya ayaklanan Karaiskakis'e, iç savaşta hükümetle çarpışan Aris Veluhiottis'e, benzeten Öcalan nerdeydi?
Artık rezil lider
Yunan yayın organlarında, yakalanan "zavallı Apo'nun kimyevi maddelerle işkence gördüğü" şeklindeki yazı ve yorumların yerini şimdi "korkak, canını kurtarmak için yoldaşlarını satışa çıkaran, yüreği beş para etmez, kendisi yüzünden Türkiye ile başını belaya sokan Yunanistan'a bile çamur atmaktan sakınmayan, rezil bir sözde lider.." tanımlamaları aldı. Ancak Öcalan'ın böyle olmadığına hâlâ inananlar yok değil. Örneğin, Türk devletinin, Öcalan'ı konuşturmak için beynine bir çip yerleştirdiği ya da kimyevi maddeler kullandığı gibi bilimkurgu film senaryolarını andıran söylentilere bile inananlar var.
Yunanistan, PKK'nın Türkiye için ne anlam ifade ettiğini geç bile olsa anladı. Düne kadar PKK'nın Yunan yandaşlarına göz yuman Yunan hükümeti, iş ciddiye bindiği andan itibaren oldukça sert önlemler almaya başladı. PKK üyelerinin çoğu Yunanistan'dan ayrıldı. Geriye kalanlar arasında da ikilikler başladı. PKK'nın bir çok yuvası basıldı ve çoğu sınır dışı edildi. Öcalan, Suriye'den ayrılır ayrılmaz, Yunan hükümeti İtalya'ya sığınan Öcalan'a birden fazla mesaj ileterek "Sakın Yunanistan'a gelme!" çağrısında bulundu. Buna rağmen, "Yunan Susurluğu" olarak tanımlanan ve Yunan istihbarat Örgütü EYP içinde de adamları olan bir grup Yunan milliyetçi Öcalan'ı bir değil 3 kez Yunanistan'a getirdi. Malum sonuçlar getiren Öcalan'ın serüveni, hâlâ muamma oluşturan bir şekilde Kenya'daki Yunan büyükelçiliğinde ortaya çıktı ve Türk makamlarının eline geçti. Yunanistan'da en çok merak edilen sorulardan biri, "Yunan hükümeti Öcalan'ı Türkiye'ye teslim etmek için mi Kenya'ya gönderdi?" diğeri ise "göndermeyip Yunanistan'da barındırsaydı Türkiye ile Yunanistan savaşır mıydı?" doğrultusunda.
Yunanlılar, PKK'ya karşı duydukları hayranlıktan pişman olduklarını söylemekten de utanıyorlar. Yunan hükümeti ise Türkiye ile diyalog kurmayı reddetme siyasetini değiştirmeye ve Türk hükümetine 1974 Kıbrıs operasyonundan sonra ilk kez bu denli çok sayıda olumlu mesajlar iletmeye çalışıyor. Stelyo Berberakis
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|