Anlaşma tamam
IMF'yle günler süren görüşmeler sonunda mutabakata varıldı. 2000'de uygulanacak programa 10 milyar dolara kadar mali destek sözü alındı
Okan MÜDERRİSOĞLU
Ankara-Asya ve Rusya krizlerinden sonra ekonomisi zora giren Türkiye, 1994 krizi sonrasından bu yana ilk kez mali destek içeren bir anlaşma konusunda IMF'yle mutabakata vardı. Yaklaşık 20 gündür Türkiye'de bulunan Carlo Cotarelli başkanlığındaki IMF Türkiye Masası ile anlaşma sağlandı. Anlaşma uyarınca, 2000 yılı başından itibaren başlayacak olan istikrar programı kapsamında IMF, Türkiye'ye 10 milyar dolara kadar mali destek sözü verdi. IMF desteğiyle birlikte Dünya Bankası'nın 3 ila 5 milyar dolarlık kredisi devreye girecek.
IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cotarelli, bugün saat 14.00'te Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay ile ortak basın toplantısı düzenleyecek. Toplantıda, mali desteğin detaylarına girilmemesi, ancak taraflar arasında mutabakata varıldığının açıklanması bekleniyor.
Kriz saatleri
Dün öğle saatlerinde varılan mutabakata kadar IMF ile yapılan görüşmeler oldukça çetin pazarlıklara sahne oldu. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli başkanlığındaki heyet, Çarşamba gecesi Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay ve Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in de yeraldığı kurmay kadro ile son tur pazarlık görüşmelerine oturdu.
IMF tarafı, Haziran ayı sonunda biten Yakın İzleme Anlaşması'nın 1999 sonuna kadar uzatılması ve mali destek programının uygulanacağı 2000-2001 dönemini etkileyen kritik taleplerini gündeme getirdi.
IMF uzmanları, 2000 yılında başlayacak programın başarısı için 1999 yılının kalan 6 aylık döneminin çok iyi kullanılması gerektiğini söylediler ve açık bir dille, "Ya gelirleri arttırın, ya da tasarruf yapın" formülünü yinelediler. 1999 yılı bütçe açığının GSMH'ye oranının yüzde 11.7 gibi rekor bir seviyeye ulaştığına dikkati çeken IMF tarafı, "En az 1.5 katrilyon lira gelir yaratılmalı ya da tasarruf yapılmalı. Bu ölçüdeki bütçe açığı 2000 yılı önlemlerini ve uygulamalarını riske atar" tezini savundular.
IMF uzmanları aralarında, memur maaş zamlarının çok düşük yapılması gibi şok isteklerin yanısıra ilave gelir arttırıcı önlemleri de ihmal etmediler ve "KDV artışını düşünün. 1-2 puanlık artış yapılabilir. ÖTV'yi çıkararak akaryakıt, içki ve sigaradaki vergi oranlarını yükseltin. Tekel ürünlerine zam yapın" dediler.
Telefon trafiği
IMF'nin 1999 yılına ilişkin önlemler listesi karşısında Hazine, Maliye ve DPT arasında telefon trafiği başladı. Hazine yönetimi, Maliye bürokratlarından bütçe harcamalarından kısıntı yapılabilecek bölümler olup olmadığını sordular. Maliye'den gelen cevap, tüm dengelerin yeniden gözden geçirilmesini gerektirdi. Maliye şunları söylüyordu:
* Savunma harcamalarını kısmak bu aşamada doğru olmaz.
* Devletin kırtasiye, yakıt gibi giderlerinin toplamı zaten 400 trilyon lira. Bu nedenle diğer cari giderlerde de kısılacak bir limit kalmadı.
*Personel harcamalarının daraltılması siyasi bir karardır.
* Belediyelere yapılan yardımların kısılması ise kapsamlı bir mahalli idareler reformu içinde düşünülmelidir.
Karşı tezler
Maliye'den bu bilgileri alan Uluğbay yönetimindeki kurmaylar IMF'ye şu kaygıları dile getirdi:
* Bu yıl GSMH büyümesi kesinlikle yüzde 3'ün altında kalacak. Büyüme yüzde 1.3 civarında gerçekleşebilecek.
* Ekonominin böylesine daraldığı bir ortamda ilave vergi almanın ciddi güçlükleri olabilir.
* 1999 yılını mali disiplinin azami ölçüde korunduğu, yapısal reformların altyapısının tamamlandığı bir restorasyon yılı olarak görmek daha doğru olur.
* Vergi yasasında yapılacak düzenlemeler, özelleştirme yoluyla yaratılacak kaynakların yanısıra KİT ve tarım transferleri ile yatırım harcamalarında azami tasarrufa gidilerek bütçe açığının 8.5 katrilyon lirada tutulmasına çalışırız.
Son dakika uzlaşması
Ekonomi yönetiminin, "Asgari büyüme ve ekonomik canlanma korunmazsa uygulanacak programın toplumsal tabandaki desteği zaafiyete uğrayabilir" yönündeki değerlendirmeleri IMF üzerinde etkisini gösterdi.
1.5 katrilyon liralık ek gelir ısrarlarına rağmen, Türk tarafının 750-800 trilyon lirada direndiğini gören IMF uzmanları, kurumun ikinci adamı Stanley Fischer ile telefon görüşmesi yaparak durumu ilettiler. Fischer'in Türk tarafının önerisini kabul etmesi üzerine mutabakat varıldı. IMF uzmanları daha sonra Haziran sonunda biten 18 aylık Yakın İzleme Anlaşması'nın sonuç (concluding remarks) bölümünü yazmaya başladılar. Bugünkü basın toplantısında açıklanması beklenen bu bölümde, iki taraf arasında varılan mutabakata değilinmesi ve bu yılın son ceyreğinde mali destek içeren bir anlaşmanın imzalanacağı ibarelerinin yer alması bekleniyor.
Ekonomi bürokrasisinden alınan bilgilere göre, Türk heyeti Ağustos ayının ikinci yarısında Washington'a giderek IMF'yle masaya oturacak. Washington zirvesinde 2000 yılı bütçesi dizayn edilecek. Mali destek içeren anlaşma ise Kasım ya da Aralık ayında imzalanacak.
Ekonomi bürokratları IMF'nin 10 milyar dolara kadar çıkabilecek bir destek yapacağını belirtiyorlar. Mali desteğin 2.5-3 milyar dolarlık bölümünün anlaşmanın hemen başında Türkiye'ye ödenmesi bekleniyor. Dünya Bankası'nın da, uzun vadeli ve düşük faizli 3 ila 5 milyar dolarlık bir kredi açması bekleniyor.
IMF'yle anlasıldı Borçlanma programı yapıldı
IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli ve Türkiye Grup Direktörü Willy Kiekens dün sabah saatlerinde Hazine Müsteşarlığı'na gelerek, Müsteşar Vekili Cüneyt Sel ve Kamu Finansmanı Genel Müdürü Emin Dedeoğlu'yla son bir durum değerlendirmesi yaptı.
Öğle yemeği için çalışmalarına ara veren heyet daha sonra saat 13.00 civarında Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü katına çıkarak, Cuma (bugün) açıklanması beklenen ortak bildiriye son şeklini verdiler.
Daha sonra Uluğbay ve Sel, Kiekens'la saat 15.30'da Devlet Bakanı Uluğbay'ın makamına gelerek, başbaşa görüştüler. 20 dakika süren görüşmede IMF ile varılan mutabakatın ele alındığı öğrenildi. Bu görüşmenin ardından Uluğbay, Sel ve Dedeoğlu, Türkiye'nin altı aylık borçlanma programına son şeklini verdiler.
|