kapat

29.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Çin fall, Reiki, Uzakdoğu Felsefesi...
...ve Fethiye Özver

Eski milletvekilleri İmren Aykut ve Ayseli Göksoy'dan sonra, bugünkü konuğumuz Fethiye Özver. 1991-95 arasında milletvekilliği yapan Özver, dört dil bilen, Uzakdoğu felsefesine, Reiki'ye ve Mevlana'ya ilgi duyan biri...

Elif ERGU

Fethiye Özver, 1991-1995 yılları arasında parlamenterlik yaptı. DYP Tekirdağ milletvekiliydi. TBMM'ye DYP lideri Tansu Çiller ile aynı dönemde giren Fethiye Özver, renkli kişiliğiyle dikkat çekiyor. Hâlen TBMM'de proje koordinatörü olarak çalışmaya devam eden Özver, Uzakdoğu felsefesine, Mevlana'ya ve Reiki'ye ilgi duyuyor. Aynı zamanda Çin Falı uzmanı olan eski parlamenter, TBMM'deki deneyimlerini BAYAN SABAH'a anlattı.

Fethiye Özver, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdikten sonra 11 yıl Fransa'da yaşadı. Parlamenterliği döneminde, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde dört yıl süreyle Türkiye'yi temsil eden Fethiye Özver, kadın gözüyle TBMM'yi değerlendirdi.

Fransızca, İngilizce, Almanca ve İspanyolca bilen Özver, TBMM'nde olduğu dönemde kadın milletvekillerinin pantolan da giyebilmesi için mücadele vermiş, ancak sonuç alamamıştı.

Fethiye Özver, milletvekilliği deneyimlerini aktarırken, "Çok erkek bir meclisti. 'Erkekler kötü, kadınlar iyi' demek istemiyorum, ama kadınların bu kadar az olduğu bir meclisin olumsuzluklarının çok olduğunu düşünüyorum. Kadınların çözüm önerileri meclise aktarılmıyor. Bu hep eksik kalıyor," diyor.

İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdikten sonra Paris X Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Uluslararası İlişkiler alanında master yapan, daha sonra Paris 7 Üniversitesi'nde İslâm Dünyası ile ilgili çalışmalar yürüten Fethiye Özver, Türkiye'nin dış ilişkilerinin düzeltilmesi için yoğun kulise ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.

"Ailem destekledi"
* Politikaya nasıl girdiniz?

Babam politikanın içindeydi. Çocukluğumda politikanın içinde büyüdüm. Babamın AP döneminde ilçe başkanlığı yapması, daha sonda DYP kurucuları arasında yer alması politikaya atılmamı sağladı. Ailem politikaya atılmam konusunda beni destekledi.

Eğitiminizin bir bölümünü yurtdışında yaptıktan ve uzun süre yurtdışında kaldıktan sonra Türkiye'de parlamenter olarak ne yapmak istiyordunuz?

Öncelikle okuduğum ve çalıştığım alanla ilgili olarak çalışmak istiyordum. Uluslararası ilişkiler konusunda yapılacak çok şey vardı ve hâlen var. Bu yüzden parlamentoya girdiğimde Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Grubu üyeliğine seçilmek istedim. Her partiden temsilcilerin bulunduğu 12 kişilik gruba partim tarafından oybirliğiyle seçildim. O dönemde o gruptaki tek kadındım. Yurtdışında uzun süre kalmış biri olarak, bizi sürekli eleştiren ülkelerin de eksikliklerini yakından bilen biriyim. Avrupa Konseyi'ndeki görevim bu açıdan önemliydi. Bize karşı politikalar geliştirdiklerinde, onların eksiklikleriyle karşılarına çıktığınızda daha güçlü bir konumda oluyorsunuz.

Yapmak istedikleri
Gençlerin istihdamı konusunda çalışmak istemiştim. Ancak bu alanda birşeyler yapılabildiğini söylemek çok zor. Bu çok büyük bir sorun. Bugün milletvekillerinin odalarının kapı önlerinde gençler bekliyor. Herkes iş istiyor. İş alanlarının yaratılmasıyla ilgili projeler üretmek gerekiyordu. Ancak fırsat bulamadık.

Bir de çevre konularında çalışma yapmak istiyordum. Hem Tekirdağ bölgesinde hem de Türkiye'nin birçok bölgesinde büyük çevre sorunları var. Sanayi atıkları ile ilgili çalışmalar yapılabilirdi, ancak bunları da yapamadık.

"Kadının işi zor"
* Ya kadınlarla ilgili çalışmalar?..

Avrupa Konseyi'nin toplantılarında kadın parlamenterler pantolon-ceket takımla toplantılara katılabiliyordu. Ben bu konunun Türkiye gündemine gelmesini istiyordum. O dönemde sizin ekiniz MELODİ de bir kampanya başlatmıştı. O dönemde TBMM Başkanı olan Hüsamettin Cindoruk'a bu konuyu ilettiğimde, iç tüzük değişikliği gerektiğini söylediler. Verdiğimiz mücadeleden sonuç alamadık.

Kadın vekil olarak zorluklarla karşılaştınız mı?

Bir kere TBMM'nin erkek bir meclis olduğunu söylemeliyim. Bunu söylerken "erkekler kötü", "kadınlar iyi" demek istemiyorum. Anlatmak istediğim; o kadar az kadın var ki, kadın düşüncesi, kadınların çözüm önerileri TBMM'ye yansımıyor.

Avrupa Konseyi üyeliğiniz sırasında sorunlar oldu mu?

Yurtdışında sorunlar olmadı. Ancak o dönemde oybirliğiyle göreve seçilmiş olmama rağmen, adımın listeden silindiğini ve benim yerine bir erkek milletvekilinin adının yazıldığını gördüm. Bunun nedenini sorduğumda, bana yanıt veremediler. Herhalde; "Bu hanım hanımcık. Ses çıkarmaz," diye düşündüler. Ben gidip parti başkanımız Demirel'e konuyu anlattım. Kendisi bana durumun düzeltileceğini söyledi. O'nun söylemesine rağmen adımı yazmak istemediler. Çünkü oraya kendilerine göre daha önemli bir ismi yazmak istiyorlardı. Önemli alan bilgisi, birikimi değildi. Daha sonra yine bir değişiklik oldu. Yine benim adamı sildiler. Ben o sırada da "Gruptaki tek kadınım, birisinin değişmesi gerektiğinde hemen benim adım mı akla geliyor?" diyerek, hep mücadele verdim. Sonuçta beni atamadılar.

Politikadan uzak kaldınız. Devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Aslında çok uzak değilim. Yakından takip ediyorum. TBMM'-deki görevim nedeniyle de aslında içinde sayılırım. İleride eğer uygun bir ortam olursa yeniden girmeyi, seçilmeyi deneyebilirim.

"Politika için para gerekiyor"

Türkiye'de kadınların siyasete atılmasında zorluklar var. Sizce kadınların karşısındaki temel engeller neler?

Kadınlar politikada yok denecek kadar az. Bu seçimlerde sayıları arttı, ama yeterli değil. Kadınların politikaya atılmaktaki zorlukları çok fazla. Biri kadın olmaktan kaynaklanan nedenler. Bir de para gerekiyor. Türkiye'de en yoksul kesim, kadınlar. Bir ön seçim yapılıyor. Önce ön seçime para gerekiyor. Delege diktası var. Delege diktasını aşmak için para lazım. Aynı zamanda adaylık parti genel başkanının inisiyatifine bağlı. Kadınların bu engelleri aşmaları zor. Kadınlar varlıklı değil. Bu, politikada engelleyici faktör. Kadınların bu ortamda seçilme şansı yok.

TBMM'ndeki şimdiki görevinizden söz eder misiniz?

Türkiye Aile Planlaması Derneği ile Birleşmiş Milletlerin yürüttüğü ortak bir proje var. Bu projenin koordinatörüyüm.

* Bu projenin TBMM ile ne bağlantısı var?

Proje nüfus ve kalkınma ile ilgili. Milletvekillerinden bir grup kurulacak ve bu konuda öncelikle bilgilenme sağlanacak. Geçtiğimiz dönem çalışmalara başlamıştık. Bu dönem de sürdürüyoruz. Doktor ve kadın milletvekillerine öncelik tanıyoruz. Milletvekilleri bir anket dolduruyorlar. Bu ankette sağlık, eğitim ve çevre konularından hangisine daha duyarlı oldukları tespit ediliyor. Daha sonra bu milletvekillerinin yörelerindeki eksiklikler tespit edilecek ve çalışma yürütülecek.

"Dayanışma yok"
TBMM'yi hem eski bir parlamenter gözüyle hem de orada hâlâ görev yapan biri olarak değerlendirdiğinizde ne gibi eksikler görüyorsunuz?

Öncelikle deneyimler aktarılmıyor ve dayanışma yok. Yalnızca kadın vekiller arasında değil, erkek vekiller arasında da dayanışma yok. Örneğin bir süre bakanlık yapan biri, bakanlık koltuğunu hükümet değişikliğiyle diğer bakana terk ediyor.

Ancak bu bakanlar arasında bilgi alışverişi olmuyor. Yeni bakan her şeye yeniden, sıfırdan başlıyor. TBMM'de de öyle. TBMM'ye yeni gelen biri için büyük zorluklar var. Eski milletvekillerinin bu anlamda deneyimlerinden ve birikimlerinden yararlanılabilir. Ancak bunlar yapılmıyor.

Parlamenterliğim döneminde yurtdışındaki görevlerde diğer ülkelerden yeni gelen parlamenterlerin yanında hep eski parlamenterlerin olduğunu gördüm. birbirlerine yardımcı oluyorlardı.

Oysa biz hep yeniden başlıyoruz ve zaman kaybediyoruz. Tam öğreniyoruz, görev sona eriyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır