Avrupa Konseyi'nin toplantılarında kadın parlamenterler pantolon-ceket takımla toplantılara katılabiliyordu. Ben bu konunun Türkiye gündemine gelmesini istiyordum. O dönemde sizin ekiniz MELODİ de bir kampanya başlatmıştı. O dönemde TBMM Başkanı olan Hüsamettin Cindoruk'a bu konuyu ilettiğimde, iç tüzük değişikliği gerektiğini söylediler. Verdiğimiz mücadeleden sonuç alamadık.
Kadın vekil olarak zorluklarla karşılaştınız mı?
Bir kere TBMM'nin erkek bir meclis olduğunu söylemeliyim. Bunu söylerken "erkekler kötü", "kadınlar iyi" demek istemiyorum. Anlatmak istediğim; o kadar az kadın var ki, kadın düşüncesi, kadınların çözüm önerileri TBMM'ye yansımıyor.
Avrupa Konseyi üyeliğiniz sırasında sorunlar oldu mu?
Yurtdışında sorunlar olmadı. Ancak o dönemde oybirliğiyle göreve seçilmiş olmama rağmen, adımın listeden silindiğini ve benim yerine bir erkek milletvekilinin adının yazıldığını gördüm. Bunun nedenini sorduğumda, bana yanıt veremediler. Herhalde; "Bu hanım hanımcık. Ses çıkarmaz," diye düşündüler. Ben gidip parti başkanımız Demirel'e konuyu anlattım. Kendisi bana durumun düzeltileceğini söyledi. O'nun söylemesine rağmen adımı yazmak istemediler. Çünkü oraya kendilerine göre daha önemli bir ismi yazmak istiyorlardı. Önemli alan bilgisi, birikimi değildi. Daha sonra yine bir değişiklik oldu. Yine benim adamı sildiler. Ben o sırada da "Gruptaki tek kadınım, birisinin değişmesi gerektiğinde hemen benim adım mı akla geliyor?" diyerek, hep mücadele verdim. Sonuçta beni atamadılar.
Politikadan uzak kaldınız. Devam etmeyi düşünüyor musunuz?
Aslında çok uzak değilim. Yakından takip ediyorum. TBMM'-deki görevim nedeniyle de aslında içinde sayılırım. İleride eğer uygun bir ortam olursa yeniden girmeyi, seçilmeyi deneyebilirim.
"Politika için para gerekiyor"
Türkiye'de kadınların siyasete atılmasında zorluklar var. Sizce kadınların karşısındaki temel engeller neler?
Kadınlar politikada yok denecek kadar az. Bu seçimlerde sayıları arttı, ama yeterli değil. Kadınların politikaya atılmaktaki zorlukları çok fazla. Biri kadın olmaktan kaynaklanan nedenler. Bir de para gerekiyor. Türkiye'de en yoksul kesim, kadınlar. Bir ön seçim yapılıyor. Önce ön seçime para gerekiyor. Delege diktası var. Delege diktasını aşmak için para lazım. Aynı zamanda adaylık parti genel başkanının inisiyatifine bağlı. Kadınların bu engelleri aşmaları zor. Kadınlar varlıklı değil. Bu, politikada engelleyici faktör. Kadınların bu ortamda seçilme şansı yok.
TBMM'ndeki şimdiki görevinizden söz eder misiniz?
Türkiye Aile Planlaması Derneği ile Birleşmiş Milletlerin yürüttüğü ortak bir proje var. Bu projenin koordinatörüyüm.
* Bu projenin TBMM ile ne bağlantısı var?
Proje nüfus ve kalkınma ile ilgili. Milletvekillerinden bir grup kurulacak ve bu konuda öncelikle bilgilenme sağlanacak. Geçtiğimiz dönem çalışmalara başlamıştık. Bu dönem de sürdürüyoruz. Doktor ve kadın milletvekillerine öncelik tanıyoruz. Milletvekilleri bir anket dolduruyorlar. Bu ankette sağlık, eğitim ve çevre konularından hangisine daha duyarlı oldukları tespit ediliyor. Daha sonra bu milletvekillerinin yörelerindeki eksiklikler tespit edilecek ve çalışma yürütülecek.
Öncelikle deneyimler aktarılmıyor ve dayanışma yok. Yalnızca kadın vekiller arasında değil, erkek vekiller arasında da dayanışma yok. Örneğin bir süre bakanlık yapan biri, bakanlık koltuğunu hükümet değişikliğiyle diğer bakana terk ediyor.
Ancak bu bakanlar arasında bilgi alışverişi olmuyor. Yeni bakan her şeye yeniden, sıfırdan başlıyor. TBMM'de de öyle. TBMM'ye yeni gelen biri için büyük zorluklar var. Eski milletvekillerinin bu anlamda deneyimlerinden ve birikimlerinden yararlanılabilir. Ancak bunlar yapılmıyor.
Parlamenterliğim döneminde yurtdışındaki görevlerde diğer ülkelerden yeni gelen parlamenterlerin yanında hep eski parlamenterlerin olduğunu gördüm. birbirlerine yardımcı oluyorlardı.
Oysa biz hep yeniden başlıyoruz ve zaman kaybediyoruz. Tam öğreniyoruz, görev sona eriyor.