kapat

29.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Olmazsa olmaz!
Farkında olmadığımız hâlde ihtiyaç duyduğumuz o kadar çok şey var ki...

Her gün kullandığımız için varlıklarını kanıksadığımız kimi nesnelerin, yoklukları hâlinde ne yapardık hiç düşündünüz mü?

Şebnem ÖZDEMİR

Ailemiz, arkadaşlarımız, sevgilimiz, sağlık, mutluluk, eğitim... Hepsine, herkese ihtiyacımız var. Onlar olmadığı zaman yalnız ve çaresiz hissediyoruz kendimizi. Diğer yanda farkında olmadan ihtiyaç duyduğumuz, her zaman kullandığımız için varlıklarını kanıksadığımız, değerini bilmediğimiz pek çok şey var!

Mesela telefon! Telefonsuz yaşamak gerçekten güzel, ama ya daha sonra? Birileriyle konuşmaya, önüne geçilemez bir İhtiyaç duyuyoruz. Üstelik artık, dijital ihtiyaçlarımızın çoğunu sıradan bir telefonla karşılayabiliyoruz: İnternet, faks...

Kibrit... Her ne kadar çakmak daha çok kullanılsa da kibritin nimetlerinden de faydalanıyoruz. Evdesiniz, çakmağınızın gazı bitti. İşte o anda kibrit devreye giriyor ve tiryakilerin hayatını kurtarıyor...

Uzaktan kumanda... Aslında olmasa daha iyi olur! Siz de bir kanaldan diğerine sıçrayan "kanal çekirgeleri"nden misiniz? Böyle biriyseniz, uzaktan kumandasız bir hayatın nasıl bir kâbus olacağını tahmin edebilirsiniz. Hadi bakalım; egzersiz dönemi geldi! O koltuktan kalkın, televizyonun yanına kadar gidip, düğmeye basın ve yerinize dönün. Ne o? Birden diğer kanallarda ne olduğunu merak etmekten vaz mı geçtiniz? Zaten ne zamandır bir filmi başından sonuna kadar seyretmemiştiniz, değil mi?

Anahtarlık... Evin anahtarı, arabanın anahtarı, balkon kapısının anahtarı, işyerindeki dolabınızın anahtarı... Bir anahtarlığınız olmaması hâlinde, anahtarları çantanızın içinde nasıl bulurdunuz, hiç düşündünüz mü?

Toka... O kadar alışmışız ki saçımızı toplamaya, her an elimizin altında bir toka bulunmasına... Olmadığını bir düşünün, ne yapasınız? lastik mi kullanırsınız, ip mi; ya da kalem?.. Her zaman yedekte bir toka bulundurun ki, ani bir rüzgâr çıktı mı darmadağınık saçlarla dolaşmak zorunda kalmayın.

Kolonyalı mendil... Kolonyalı mendili sadece yüzünüzü silmek için mi kullanıyorsunuz? Peki bir de şunu düşünün: Üzerinizde şort var. Düştünüz ve diziniz kanıyor. Mikrop kapmaması için birşeyler yapmanız lazım ama yakınlarda eczane yok. Çantanızdaki kolonyalı mendil ne güne duruyor?

Uhu... Bir şey yırtıldığı zaman anında devreye giren uhunun yararlarını biliyoruz ama bazılarının bilmediği bir faydası daha var uhunun. Ne mi? Çorabınız kaçmışsa ve yeni çorap alamayacak durumdaysanız, kaçan yere süreceğiniz az miktar uhu, en azından o gününüzü kurtarır!

Pil... Şehir o kadar gürültülü ki, walkman'siz yürümek bir eziyet. Bağrışan insanlar, korna sesleri... Sürekli dinliyorsunuz, nereye gitseniz kulağınızda walkman var. Peki yanınızda yedek pil taşıyor musunuz? Farzedin yolculuğu çıktınız, en sevdiğiniz kaseti dinlemeye başladınız. Bir ande ses gidiyor. Walkman, pili bittiği için çalışmıyor ve yanınızda pil yok. Sıkıcı bir yolculuk sizi bekliyor galiba.

Tarak... Saçı kısa olanlar rahat; tarama toplama gibi bir dertleri yok. Peki ya diğerleri; en ufak bir rüzgarda saçı başı birbirine karışan kadınlar ne yapacaklar? En iyi çözüm küçük de olsa bir tarak bulundurmak.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır