|
|
ATİLLA DORSAY(adorsay@sabah.com.tr
)
|
  
Bir Marslı sevdim
Temelde çoçukları hedef alan, özel efektlerin öne çıktığı bir film 'En Sevdiğim Marslı.' Türün başyapıtı 'Mars Saldırıyor'la kıyaslanamasa da kimi sahnelerinde insanı gerçekten güldürmeyi başardığını söylemek gerek...
En sevdiğim Marslı (My Favorite Martian) Yönetmen: Donald Petrie/Senaryo: Sherri Stoner, Deanna Oliver/Oyuncular: Jeff Daniels, Christopher Lloyd, Elizabeth Hurley, Daryl Hannah, Jean Luc Martin/Walt Disney yapımı.
Film, Disney firmasından gelen uçuk bir güldürü. 1960'larda popüler olan bir TV dizisinden aylar sonra uyarlanan bu film, başarısız bir TV muhabirinin yaşamına birden karışan bir Marslı'nın neden olduğu olaylar dizisini anlatıyor.
Temelde çocukları hedef alan bir film. Ama tam olarak da değil: Çünkü Marslı Martin amcayla "canlı giysisi" Zootnik'in kadınları ve cinselliği keşfetmesi gibi sahneler, resmen yetişkinlere göre!...
Özel-efektlerin öne çıktığı bir film olan "En Sevdiğim Marslı," aşırı kaba mizahına ve yer yer yorgun esprilerine karşın, kimi sahnelerinde insanı gerçekten güldürmeyi başarıyor. Ama bu filmi sevmek için temel bir koşul var:
"Geçmişe Dönüş" dizisinin ünlü dalgın profesörü Christopher Lloyd'a ve günümüzde adeta sentetik ve yapay kadınlığın simgesine dönüşen Elizabeth Hurley'e tahammül edebilmek!.. Bir de, bu tür sinemanın alçakgönüllü başyapıtı "Mars Saldırıyor" adlı Tim Burton filmiyle kıyaslama yapmamak!..
Üstat sinemaya bakıyor!..
HAKKI Devrim üstat geçenlerde sinema üzerine yazdı. "Herkes yazıyor, ben niye yazmayayım?" diye düşünmüş olmalı... Greta Garbo'dan yola çıkarak, Amerikan Film Enstitüsü'nün 100 yılın Amerikan oyuncuları seçimine geldi.
Yeni çıkan kitabım "100 Yılın 150 Oyuncusu" nedeniyle konuya hassas olduğum için, özel bir dikkatle okudum. Üstat şöyle diyor: "Humphrey Bogart, Cary Grant, James Stewart, Henry Fonda, Clark Gable, Kirk Douglas, Sidney Poitier gibi, bana sorarsanız evet çok ünlü, ama ikinci sınıf aktörler"...
Hızını alamayan üstat
devam ediyor: "Kadınlar arasında Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor, Shirley Temple gibi adlar bile vardı.
Karizma ve popülarite gibi ölçütler dikkate alınırsa"...
Evet, üstada göre Bogart, Gable ve Stewart "ikinci sınıf aktör", Marilyn ve Elizabeth içinse "bile" denir ancak...
Üstat galiba sinemada hâlâ Valentino ve Pat ile Patachou döneminde kalmış, bir adım bile ilerlememiş!..
Doğrusu basında sinema üzerine çok şey yazılıyor, ama bu kadar sinemanın ruhundan uzak bir yorum hiç görmemiştim.
Üstadın "birinci sınıflar" listesini merakla bekliyorum!..
SİYAD gösterisi sürüyor
SİYAD-Sinema Yazarları Derneği tarafından seçilen yılın filmleri gösterisi, Beyoğlu sinemasında ikinci haftasına giriyor. Yıl boyu kaçırılan filmleri görme şansı veren programa seyircinin gösterdiği ilgi nedeniyle, gösteri üç hafta daha sürecek.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|