2- Atama ve tebligatların yapılmaya başlanmış olması Bakanın mülakat komisyonu kararını imzalayıp onayladığını gösterir. Zaten hakim adaylığına atamayı Bakan yapar. Komisyonun kararı danışma kararı niteliğindedir. Bağlayıcı değildir. Oysa geçici-seçim hükümeti Bakanının atama yapması hukuka aykırıdır. Benzer bir atama dava konusu olmuş, Danıştay sırf bu nedenle kararı iptal etmişti.
3- Zaten komisyondakiler geçici-seçim hükümeti Bakanının yapacağı atamaların hukuka aykırı olacağı dava konusu olması durumunda, Danıştayca iptal edileceğinin düşünülerek, hukuki anlamda danışma kararı niteliğinde olan ve bağlayıcı olmayan mülakat komisyonundakilerin imzalarıyla 16 Nisan'da ilan edilmiş, muhtemelen seçimden sonra kurulacak hükümet döneminde Bakan imzasına sunup atamaların sağlanmasını düşünmüş olmalılar ki, ilandan sonra 20 gün beklemişler, ancak 7 Mayıs tarihli yazınız üzerine, iptal edilme riskini de göze alarak geçici Bakanın imzasına sunup, atamayı sağlamışlardır. Komisyondakilerin böyle davranmasının sebebi eğer gazetedeki yazıya kulak vermezsek diğer usul, usulsuzlükler de araştırılır korkusuyladır.
4- Mülakat niye siyasi sorumluluğu olmayan bir bakan döneminde yapılmış?...
5- Sonuçlar niye mülakatın yapılmasından 2 ay sonra, seçimden 2 gün önce ilan edilmiş?...
6- Mülakat sonuçları için niye 20 gün beklenmiş?...
7- Elenen 62 kişi içinden elenen bir tek bile bayanın olmaması sadece bir tesadüf mü?...
8- Mülakat odasından çıkmakta olan birini geri çağırıp, "Tabancan var mı, kemence çalır mısın?..." diye dalga geçip, hakaret etmeye Personel Dairesi müdürünün hakkı var mı?...
9- Doğum yeri ve mezun olduğu lise elenmek için haklı sebep olabilir mi?...
10- İnternette mülakatla ilgili olarak sadece başarılı ve başarısız ifadeleri var. Oysa doğum yeri, mezun olduğu lise (madem örtülü olarak bunları baz alıyorlar), başarısız sayılmasının nedeni, sabıkalılıktan mı, güvenlik soruşturmasında sakıncalılık çıkmasından mı, sağlık kurulu raporunun olumsuzluğundan mı, bilgi yetersizliğinden mi eleme yapıldığı şeffaflık için gerekli değil mi?.. Yoksa sırf başarılı başarısız ifadeleri şeffaflık için yeterli mi?... (Usulsüzlük içinde usulsüzlük var olduğu için her soru diğerinden bağımsız olarak düşünülmelidir)
1 MİLYONUNUZU YATIRMAYI UNUTMAYIN
YARIN İLİK ARAYAN SİZ DE OLABİLİRSİNİZ