kapat

26.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Hakim adaylığı ile ilgili yeni gelişmeler...

7 Mayıs tarihinde hakim adayları ile ilgili bir konuya değinmiş, akabinde de Adalet Bakanlığı'ndan gelen cevabı yayınlamıştım. Anlaşılan bu konuda daha bir hayli yazı yazacağız. Çünkü Adalet Bakanlığı'ndan bana gönderilen cevaba da cevap geldi.

Bu konuda fazla bilgi sahibi olmadığım için soruları aynen yayınlıyorum. Bunlara da cevap gelirse onları da yayınlayacağım. Çünkü konu bence çok önemli...

İşte mülakatta elenen bir adayın iddiaları ve soruları;
1- Mülakat 1-12 Şubat tarihlerinde yapılmış ancak mülakat sonuçları 16 Nisan'da ilan edilmiştir. Yani mülakattan 2 ay sonra, seçimlerden 2 gün önce... Mülakat sonuçları 16 Nisan'da ilan edilmekle birlikte, hakim adaylığına atama ve tebligatlar yapılmamış, 7 Mayıs'taki yazınız üzerine tebligat ve atama yapılmaya başlanmıştır. 16 Nisan'dan 7 Mayıs'a kadar beklemede kalınmıştır. Bu süre itiraz süresi filan da değil, çünkü hukuki süreler tebligatla başlar.

2- Atama ve tebligatların yapılmaya başlanmış olması Bakanın mülakat komisyonu kararını imzalayıp onayladığını gösterir. Zaten hakim adaylığına atamayı Bakan yapar. Komisyonun kararı danışma kararı niteliğindedir. Bağlayıcı değildir. Oysa geçici-seçim hükümeti Bakanının atama yapması hukuka aykırıdır. Benzer bir atama dava konusu olmuş, Danıştay sırf bu nedenle kararı iptal etmişti.

3- Zaten komisyondakiler geçici-seçim hükümeti Bakanının yapacağı atamaların hukuka aykırı olacağı dava konusu olması durumunda, Danıştayca iptal edileceğinin düşünülerek, hukuki anlamda danışma kararı niteliğinde olan ve bağlayıcı olmayan mülakat komisyonundakilerin imzalarıyla 16 Nisan'da ilan edilmiş, muhtemelen seçimden sonra kurulacak hükümet döneminde Bakan imzasına sunup atamaların sağlanmasını düşünmüş olmalılar ki, ilandan sonra 20 gün beklemişler, ancak 7 Mayıs tarihli yazınız üzerine, iptal edilme riskini de göze alarak geçici Bakanın imzasına sunup, atamayı sağlamışlardır. Komisyondakilerin böyle davranmasının sebebi eğer gazetedeki yazıya kulak vermezsek diğer usul, usulsuzlükler de araştırılır korkusuyladır.

4- Mülakat niye siyasi sorumluluğu olmayan bir bakan döneminde yapılmış?...

5- Sonuçlar niye mülakatın yapılmasından 2 ay sonra, seçimden 2 gün önce ilan edilmiş?...

6- Mülakat sonuçları için niye 20 gün beklenmiş?...

7- Elenen 62 kişi içinden elenen bir tek bile bayanın olmaması sadece bir tesadüf mü?...

8- Mülakat odasından çıkmakta olan birini geri çağırıp, "Tabancan var mı, kemence çalır mısın?..." diye dalga geçip, hakaret etmeye Personel Dairesi müdürünün hakkı var mı?...

9- Doğum yeri ve mezun olduğu lise elenmek için haklı sebep olabilir mi?...

10- İnternette mülakatla ilgili olarak sadece başarılı ve başarısız ifadeleri var. Oysa doğum yeri, mezun olduğu lise (madem örtülü olarak bunları baz alıyorlar), başarısız sayılmasının nedeni, sabıkalılıktan mı, güvenlik soruşturmasında sakıncalılık çıkmasından mı, sağlık kurulu raporunun olumsuzluğundan mı, bilgi yetersizliğinden mi eleme yapıldığı şeffaflık için gerekli değil mi?.. Yoksa sırf başarılı başarısız ifadeleri şeffaflık için yeterli mi?... (Usulsüzlük içinde usulsüzlük var olduğu için her soru diğerinden bağımsız olarak düşünülmelidir)

1 MİLYONUNUZU YATIRMAYI UNUTMAYIN

YARIN İLİK ARAYAN SİZ DE OLABİLİRSİNİZ

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır