kapat

26.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Kölenin mutluluğu

Yolda hızla kayan limoni renkli lüks arabanın bayan sürücüsü bir terslik olduğunu hissedip frenlere yüklenir. Arabadan inince ön lastiğin patladığını görür. Hiç zaman kaybetmeksizin tamirata hazırlanır; yani, birini bekliyormuş gibi gelip geçen arabalara bakınır.

Kadının bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösteren bu evrensel işareti -Erkek teknolojisinin çaresiz bıraktığı zayıf kadını- gören bir araba yaklaşıp durur.

Sürücü, bir bakışta sorunun ne olduğunu keşfeder ve rahatlatıcı bir havayla, "Merak etme. Şimdi hallederim" der.

Kararlılığını göstermek için de bayan sürücüden krikosunu ister. Lastiği kendi başına değiştirip değiştiremeyeceğini sormaz, çünkü karşısında duran otuz yaşlarındaki zevkli giyimli, makyajlı hanımın bunu yapamayacağını bilir.

Kadın kendi krikosunu bulamadığı için, erkek diğer aletlerle birlikte kendininkini çıkarır. Beş dakika sonra iş tamamdır, yeni lastik takılmış, patlak olanı bagaja konulmuştur.

Erkeğin elleri kirli yağa bulanmıştır. Kadın ona kağıt mendil vermek ister ancak o nazikçe reddeder; torpido gözünde bu günler için bulundurduğu üstüpü bezi vardır.

Kadın, "kadınca beceriksizliğinden" dolayı özür dileyerek adama yürekten teşekkür eder. Durup yardım etmemesi halinde belki de akşama kadar orada öylece kalabileceğini söyler. Erkek karşılık vermez, ama kadın arabasına binerken kapıyı onun için açar. Yarı açık camdan, yeni bir lastik almasını öğütler, kadın da hemen o akşam oto tamircisini göreceğine söz verir. Sonra da gazlayıp gider.

Aletlerini toplayıp arabasına dönen adam ellerini yıkayabilmeyi ister. Tekeri değiştirirken çamura girmiş, ayakkabıları pisliğe bulanmıştır. (İşi satış temsilciliğidir). Dahası, müşterisiyle olan randevusuna yetişmek için acele etmesi gerekmektedir. Motoru çalıştırırken "Ah şu kadınlar! Al birini vur ötekine. Hepsi aptal." diye düşünür ve yardım etmediği takdirde kadının ne yapmış olabileceğini ciddi ciddi merak eder. Gaza basıp genelde olandan daha çok hız yaparak yoluna devam eder.

Benzeri olaylarda, hemen her erkek ve kadınların çoğu aynı şekilde davranırdı. Bir an düşünmeksizin, sadece erkek olduğu, kadın da ondan çok farklı olduğu için..

Bir kadın, bulduğu her fırsatta erkeklerden yaralanacaktır.

Arabası arızalandığı zaman başka ne yapabilirki?

Ona, erkeklerden yardım alması öğretilmiştir. Ne iyi ki erkek bilgilidir, ustadır; tekeri bedavaya ve çabucak tamir edebilmiştir. Giysileri toza toprağa bulanmış, randevusuna geç kalıp işini riske sokmuştur. Ama arabada başka bir arıza bulmuş olsaydı, onu da onarırdı. Arabalar konusundaki bilgisi de zaten bugünler içindir.

Erkekler (yani dünya nüfusunun yarısı) bu işi onun için bedava yapabilecekken ve buna gönüllüyken, bir kadın patlak lastikleri tamir etmeyi neden öğrensin ki?

Kadınlar, erkeklerin onlar için çalışmalarını, onların yerine düşünmelerini, onların sorumluluğunu almalarını sağlar, gerçekte erkekleri sömürür.

Peki kadınların zayıf, hayal gücünden yoksun ve aptal olmalarına karşılık, erkekler güçlü, zeki ve hayal güçleri geniş yaratıklar oldukları halde, neden sömüren taraf erkek değil de kadındır?

Bu güç, zeka ve hayal gücü, iktidarın önkoşulu olmaktan çok, sadece köleliğin önkoşulu olamaz mı?

Dünya, uzmanlar -yani erkekler- tarafından değil de, hiçbir şeye uygun olmayan yaratıklar -yani kadınlar- tarafından yönetiliyor olamaz mı?

Ve eğer hal böyleyse kadınlar bunu, kurbanların kendilerini aldatılmış ve küçük düşürülmüş hissetmek yerine, olmadıkları bir şey -evrenin efendileri- olduklarına inanmalarını sağlamayı nasıl başarabilmektedir?

Kadınlar, erkeklerdeki -kadını her an daha büyük başarılara götüren- bu üstünlük ve gurur duygusunu yaratmayı nasıl becermektedir?.

Neden kadınların maskesi hiç düşmüyor?

* * *

Hayır.. Yemin ederim ben yazmadım. Yazan eski bir feminist.. Esther Vilar!.

Kitabın adı "Kölenin Mutluluğu/ Kadının Dünyası, Erkeğin Rüyası!.."

Kadir İnanır tavsiye etti.. "Bu kitabı hala okumadı isen yazıklar olsun" diye..

Bu okuduğunuz sadece ön sözü..

Yıllardır "Gerçek köle erkeklerdir" diye yazar dururum. Kadın onu yazmış!..

Katlanmak!..
Delikanlı kızı çok seviyordu. Evleneceklerdi. Ama sorunları birden artmıştı.. İşte ve evde. Asabileşmiş, sevgilisini üzer olmuştu. Hatta ağlatmıştı bir keresinde..

Bir gün.. Mutlu bir gün.. Birbirlerine sarılmışken, delikanlı sordu:

"Bana neden katlanıyorsun?.. Ama hemen cevap verme.. İyi düşün!.. Ben ayni soruyu senin için kendime sordum ve cevabı buldum. Bakalım sen ne cevap bulacaksın?."

Kız düşündü ve yanıt verdi:

"Seni sevdiğim için.."

Delikanlının suratı asılır gibi oldu. Kız beklenen yanıtı vermediğini hissetti. Bakalım doğru cevap neydi?..

O da sordu:

"Peki sen bana neden katlanıyorsun?.."

Delikanlı sımsıkı sarıldı kıza..

"Ben sana katlanmıyorum ki!.."

* * *

Mektubun altındaki imza Raş.. "Raş benim gerçek ismimdir" diye de not düşmüş..

İsim!..
Türkiye Birinci Futbol Ligi'nin adı, Telsim Ligi oldu artık. 10 milyon dolar karşılığında. Dışarda yıllardır uygulanırdı. Bizde de başladı. İyi oldu.. Futbola önemli bir para daha.. Spor günümüzde sponsorsuz yürümeyecek kadar pahalı.. Her fırsatı değerlendirmek gerek.

Telsim de, federasyon da akılcı davrandı. Gelecek yıllarda bu isim hakkı da ihaleye çıkar ve bakın daha ne paralar ödenir.

* * *

Bir haber de Avustralya'dan.
Geelong Cats (Geelong Kedileri) adlı takımın kaptanı Garry Hocking adını değiştirmesi için yapılan öneriyi kabul etmiş.

50 milyar lira karşılığı adını ne yapmış biliyor musunuz?.

Whiskas!..

Aynen o.. Dünyaca ünlü kedi maması markası!..

SEVDİĞİM LAFLAR
Bütün acılara dayanılır. Yeterki ekmeği olsun.

Cervantes

BİZİM DUVAR
Memurlar yollarda.. Bugün dört kişilik bir ailenin pankart masrafı kaça patlıyor haberiniz var mı?..

Hakan Utku

TEBESSÜM
İyice yaşlanmıştı. Karısı ile odalarını ayıralı epey olmuştu. Bir gün vücudunda bir değişiklik hissetti. Mutfaktaki karısına seslendi.

- Koş hanım.. Derhal buraya gel!

- Sen buraya gel.

- Olmaz sen gel, o kadar uzun yolculuğa dayanamaz.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır