|
|
'Projelere devam' çağrısı
Avrupa'nın 25 ülkesinden TÜSİAD gibi 33 özel sektör örgütünü bünyesinde barındıran Avrupa Sanayici ve İşverenler Konfederasyonları Birliği'nin (UNICE) Başkanı Baron Georges Jakobs, Türk özel sektörüne "Yürüyün. Ellerinizdeki projelere devam edin. Güçlü ve temeli sağlam bir ekonomi yaratarak Türkiye'nin AB adaylığında pozisyonunu güçlendirin" çağrısında bulundu.
TÜSİAD'ın davetlisi olarak Türkiuye'ye gelen patronların patronu Baron Jacobs, yüksek enflasyonun en önemli sorun olduğunu söyledi. Jacobs sorularımızı şöyle yanıtladı:
* Ankara temaslarınızda izlenimleriniz?
TÜSİAD bizi davet etti. Burada olmaktan, Türkiye'nin güçlü ve zayıf yanlarını görmekten çok mutluyum. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Bülent Demirel'den çok etkilendim. İş dünyasına karşı açıklar ve destekleri var. Cumhurbaşkanının elinde ekonomide yapılması gereken reformların listesi var. Ekonomi ve siyasi istikrar birinci öncelik. Siyasi istikrarsızlık tüm ülkelerde var. Ancak, Türkiye'de hâlâ çok yüksek oranda enflasyonla yaşanması büyük sorun. Demirel de bu sorunun farkında ve düşürülmesi çabalarını dikkatle izliyor. Türkiye, birçok insanın düşündüğünden daha iyi durumda.
* Türkiye'nin AB'ye üyelik konusunda önündeki engeller neler?
Kuşkusuz hedef, hem Avrupa, hem Türkiye tarafı olarak Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasıdır. Adım adım üyeliği yaklaşıyor ancak bizler siyasi karar vericiler değiliz. Türk özel sektörü Avrupa'nın tam üyesidir. TÜSİAD, son 10 yıldır UNİCE faal bir ve saygın üyesidir. AB, üyeliği konusunda Türk özel sektörü üzerine düşeni yapmaktadır. Üyelik konusunda bazı tıkanıklıklar varsa, burada her iki tarafın siyasetçilerinin özel sektörleri gibi üzerine düşeni yapması gerekir.
* Özel sektör Avrupa ile rekabet edebilir mi?
Türk sanayi sürekli gelişiyor. Yapılması gereken şeyler var. Bazı sektörler çok başarılı. Yöneticilerinizin kalitesi dünya çapında ve bu rekabette başarılı olmak için hayati önem taşıyan bir konudur. Türkiye daha çok tekstil gibi işgücü yoğun sektörlere bağımlı. Tekstil konusunda iddialı ve dünyanın büyük bölümüyle rekabet edebiliyor. Bu nedenle büyük bir büyüme potansiyeli var.
* Yabancı yatırımda beklenen artış bir türlü olmuyor. Yabancılar, niçin bu kadar çekimser?
Yabancılar açısından güven sorunu yaratan iki şey var. Birincisi yüksek enflasyon oranı. Uzun vadeli yatırımcı için büyük bir risk oluşturuyor. AB ile aranızda büyük var. AB'de ortalama enflasyon yüzde 1, faiz oranı ise yüzde 2.5 civarında. Dünyalar kadar fark sözkonusu. Ekonomileri uyumlu olan ülkeler daha uzun yol giderler. Endişe yaratan diğer konu da faiz oranlarının yüksek olması. Yatırımları ve uzun vadeli kredi leri engelliyor.
* Yeni hükümetin ekonomide reform programı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bankacılık reformu cesaret verici, sektör daha sağlıklı olacak. Yasa yeni çıktığı için hükümetin piyasasayı alıştırması ve istikrar için yol göstericilik yapması gerekiyor. Vergi reformu konusunda şikayetler var. Çok sert vergi yasası olursa bu iş dünyasının cesaretini kırar. Vergi çok önemli bir konu, hükümet yetkilileri ve iş dünyası bir araya gelerek reformların güven bozucu yönününü tamir edeceklerdir umuyorum.
* Türk işadamlarına krizle mücadele konusunda neler tavsiye edersiniz?
Onlara şunu söylerdim: Devam edin. Ellerinizdeki projelerle, başarılı yönetimlerinizle yürüyün. Küçük ve orta boy işletmeleri teşvik edin. Çünkü, onlar ekonominin omurgasıdır. Küçük işletmelerin de büyük işletmelerin de bu ülkede yapacak şeyleri var. Müthiş potansiyel, harika bir girişimci ruh sözkonusu. Sizler, göstereceğiniz performans ile ülkenin kredibilitesini artırabilirsiniz. Güçlü ve temeli sağlam ekonomi yaratarak Türkiye'nin AB üyeliğinde pozisyonunu güçlendirin.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|