kapat

26.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İmren Aykut'a göre erkek vekillerin kadınla konuşma kültürleri yok
İmren Aykut 18 Nisan seçimlerinden sonra Meclis'ten uzak kaldı. 18 yıl aktif politikanın içinde olan Aykut, Bakanlık yaptığı dönemlerde "kadın" olduğu için dışlanmışlık duygusunu hep yaşadığını belirterek,Türkiye'deki erkek politikacıların, kadınlarla mesai arkadaşlığı yapma kültürleri olmadığını söylüyor.

İmren Aykut, Türk Siyasi Tarihi'nin en tanınmış kadın politikacılarından biri. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve birçok Devlet Bakanlığı görevinde bulunan bir kadın politikacı olan İmren Aykut, bu dönem parlamentoda değil.

18 yıl parlamenterlik yapan İmren Aykut, kadın politikacı gözüyle kadınların siyasetteki yerlerini değerlendirdi, bir kadın politikacı olarak yaşadıklarını anlattı. Bakanlığı döneminde en çok etkilendiği konulardan biri olan "kimsesiz kız çocukları" için çalışmaya başlayan Aykut, onların kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacak projeleri yaşama geçirmeye kararlı...

"Politik hırslarım yok"
- 18 Nisan seçimleri parlamenterlik yaşamınıza nokta koymuş gibi görünüyor. Politikaya devam edecek misiniz?

Bu konuda bir şey söylemek zor. Politik hırsları olan biri değilim. 5 dönem parlamenterlik yaptım. 18 yıl fasılasız politikanın içindeydim. Şu andaki ortam içinde politika yapmamın faydalı olacağını düşünmüyorum. Ama zaman ne gösterir, bilemiyorum.

- Politikadan neden uzaklaştınız?

Partilerde demokrasi yok. Parti içi demokrasi işlemiyor. Adaylık konusu parti liderlerinin insafına kalmış.

- Politik yaşamınızda Bakanlar Kurulu'nda tek kadın bakan olduğunuz dönemler oldu.

Ben hiçbir zaman "karşımdakiler erkek, ben kadınım" diye düşünmedim. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, en zor bakanlıklardan biriydi.

"Dışlanmışlık duygusunu hep yaşadım"

- Kadın politikacı olarak kadın olmaktan kaynaklanan nedenlerle, zor anlar yaşadığınız oldu mu?

Oldu. Zaten olmaması mümkün değil. Parlamentoda çok sık, açıktan olmasa da kapalı biçimde bir dışlanmışlık duygusunu hep yaşadım.

- Buna örnek verir misiniz?

Bir grup milletvekili konuşuyor. Doğal olarak bunların hepsi erkek. Kuliste yanlarına gidersiniz, birden sohbeti keserler. Etraftakiler yavaş yavaş uzaklaşır. Bu kabalığa, çağdışı davranışlara 18 yıl boyunca alışamadım.

"Kadınla konuşma kültürleri yok"
- Erkek milletvekilleri kadın vekillerle konuşmuyor mu?

'Hepsi böyledir' demek yanlış olur, ancak birçoğu kadınla konuşma kültürüne sahip değil. Kadınlarla konuşma alışkanlıkları yok. Resepsiyonlarda, kokteyllerde bir bakarsınız, yanınızdan yavaşça uzaklaşırlar. Kadınla sohbet edilebileceğini düşünemiyorlar. Bunu izah etmek mümkün değil. Aslında bazıları farkında olmadan yapıyor. Bir kadınla sohbet edilebileceğini, nasıl sohbet edileceğini bilmiyorlar, kadınlarla ülke sorunları hakkında konuşabileceklerini düşünmüyorlar. Kadınla mesai arkadaşlığı yapma kültürleri yok.

"Varlık gösteremeyecek kadınlara kapı aralanıyor"
- Türkiye'de kadınlar politikada istenilen oranda temsil edilmiyor. Sizce bunun nedeni ne?

Kadınlar siyasetten umutsuzluk nedeniyle uzak kalıyor. Girmek isteyen kadınlar, erkek engeline çarpıyorlar. Erkekler kadınları siyasette istemiyor. Erkekler, özellikle bilgili, kültürlü, deneyimli, bir şeyler yapabilecek, bir takım konuları iyi savunacak kadınlara hemen kapıları kapatıyorlar. Herhangi bir şekilde varlık gösteremeyecek kadınlara ise kapılar aralanıyor.

- 18 Nisan seçimlerinde 23 kadın milletvekili seçildi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

23 kadın milletvekili var, ama bazıları ABD vatandaşı.

- Onları saymıyor muyuz?

ABD vatandaşları Türkiye'de milletvekili olamaz.

- Diğer kadınlar?

Aslında sevindirici. Ben memnun oldum. Çünkü Atatürk döneminden bu yana ilk kez bu kadar kadın milletvekili parlamentoya girdi.

"En az 50 kadın vekil olmalıydı"

- Bu sayı sizce yeterli mi?

Kesinlikle değil. Gönlüm en azından yüzde 10, yani 50 kadın milletvekilinin parlamentoya girmesini isterdi. Kadınlar bu sayıya ulaştıklarında TBMM'de çok şey değişir.

- Merve Kavakçı'nın TBMM Genel Kurulu'na geldiği gün orada olsaydınız ne yapardınız?

Tepki gösterirdim. Sessiz kalanları anlamak mümkün değil. Cumhuriyetimizin 75'inci yılında Cumhuriyet'e karşı bir harakettir ve asla kabul edilmesi mümkün olamaz. Çok daha önceden önlemler alınmalı ve o kişi TBMM Genel Kurul Salonu'na sokulmamalıydı. YSK (Yüksek Seçim Kurulu), TBMM Başkanlığı ya da hükümet önceden tedbir alabilirdi.

"Maddi desteğe ihtiyacım var"
- Şimdi ne yapıyorsunuz?

Bir vakıf kurdum. Kimsesiz kız çocukları ile ilgili çalışacağım. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı yaptığım dönemde oradaki çocukların sorunlarını yakından gördüm. Elimden geleni kurumun olanakları içinde yaptım. Ancak o zamanlardan bugüne değin hep yapmak istediğim bir şey vardı. Oradaki çocuklar 18 yaşından sonra yurtlarda kalamıyor. Kız çocuklar için süre uzatılsa da, çoğu yaşama atılma konusunda sıkıntı çekiyor. Ben şimdi kurduğum vakıf aracılığıyla, bu yurtlarda kalan genç kızların, 18 yaşından sonra yaşama hazırlanmaları için çalışacağım.

- Neler yapacaksınız? İş imkânı bulmak için mi çalışacaksınız?

Aslında her şeyi kapsıyor. Bir bina aldım. İyi bir yerde. Bu binanın onarımı için çalışıyorum. Bugüne kadar tüm masrafları kendim yaptım. Doğruyu söylemem gerekirse, bu aşamada maddi desteğe de ihtiyaç duyuyorum. Binanın içinin bitmesinden sonra, genç kızları buraya alıp, öncelikle bir ev ortamında yaşamalarını sağlayacağım. Çünkü bu çocuklar, ev ortamının sıcaklığını yaşayamıyorlar. Genç kızlar, hem bir ev ortamında yaşama olanağını bulacaklar, hem de yetenekleri doğrultusunda becerilerini geliştirecekler. Onlara iş olanakları yaratmaya çalışacağım. Evlendiklerinde mutlu ve sağlıklı bir evlilikleri olması için, ileride başlarına gelebilecek herhangi bir olumsuzlukta başvuracakları bir yerleri olması için bu merkezi kuracağım.

- Hiç evlenip çocuk sahibi olmayı düşünmediniz mi?

Evlilik olmadı. Ama ben çocukları hep çok sevdim. Hiç ayırt etmeden. Çocuklara çok düşkünümdür. Çevremde hep çocuklar olmuştur. Hiç kimse, kimsesiz çocukları da bir annenin doğurduğunu düşünmüyor. Bu açıdan onlara destek vermek istiyorum.

ELİF ERGU


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır