|
|
Birlikte yaşamak da çözüm değil!
Kimi hayatı paylaşacak birini ararken, kimi evliliğini sürdüremiyor. Evliliğe alternatif olarak sunulan birlikte yaşama formülü bile bazen işe yaramıyor.
Evlenmeden önce yaşamı paylaşmak, evliliğe hazırlık yapmak amacıyla, birçok çift aynı evde ortak bir yaşam kurmayı deniyor. Ama araştırmalar, birlikte yaşayan çiftlerin de evlendiklerinde daha çok sorunla karşılaştığını ortaya koyuyor.
Rutgers Üniversitesi tarafından evlilik üzerinde son 10 yıldır yürütülen araştırmalar, evlenmeden önce beraber yaşamanın çiftlerin birbirini tanımalarına yardımcı olduğu yolundaki inanışın yanlışlığını savunuyor. Bu çiftlerin, deneme yapmayanlara oranla daha kolay boşandıkları araştırma sonunda kanıtlanıyor. Evlilik kurumunu sağlamlaştırmaya ve güçlendirmeye yönelik olduğu izlenimi veren bu araştırmada, evlilik öncesi birliktelik yaşayan çiftlerin, evliliklerinde yaşadıkları sorunlar konusunda ayrıntılı bulgulara yer veriliyor. Araştırmacılar, evlilikten önce birlikte yaşayanların evlilik kurumuna daha az bağlı oldukları sonucuna varırlarken, "Ulusal Evlilik Projesi" adı verilen projede, şu saptamaya yer veriliyor: "Çiftlerin evlenmeden birlikte yaşayarak yaptıkları deneyin, uzun süreli bir taahhüdü öngören evlilik kurumuna aykırı bir davranış olduğunu anlaşılıyor."
Evlendikten sonra değişiyor...
Evlilik öncesi birlikte yaşayan çiftler, evlendikten sonra eşlerinin değişmesinden daha çok şikayetçi oluyorlar. Evlilik öncesi birlikteliklerde daha paylaşımcı olan eşlerin evlendikten sonra ailedeki rollerinin değişmesi, evlilikle birlikte "kayınvalide ve kayınpeder" sendromlarının yaşanmaya başlanması evlilikleri zedeliyor.
Uzmanların, son 20 yılda artan evlilik öncesi birliktelikler üzerinde yaptıkları araştırmada, gençlerin evlenmeden önce birbirlerini tanımak amacıyla bir süre birlikte yaşamalarının, ileride boşanmayı çabuklaştırdığı saptandı. Evlilik öncesi birliktelik yaşayan çiftler, evlilikte sorunlarla karşılaşınca evliliği sona erdirme konusunda daha çabuk karar verebiliyorlar. Evliliğin "kaçınılmaz" olmadığını düşünen çiftler, evliliği sürdürme yerine yeni bir yaşam kurma yolunu deneyebiliyorlar.
Peki, ne yapmak lazım?
Birbirini hiç tanımadan evlenmek gibi, birlikte yaşayarak, aynı evi paylaşmadan gerçekleştirilen uzun süreli beraberlikler de evliliğin ömrünü kısaltıyor. Bunun için belli bir süre -ki bu süreyi çiftler belirleyecekler-, birbirini tanıma devresinden sonra, evlilik kurumu içinde de çiftlerin birbirlerini tanımaya devam etmeleri salık veriliyor. Her şeyi yaşayıp ya da tükettikten sonra son nokta olarak evlenmek, gerçekten de çoğu zaman ilişkinin son noktası oluyor. Uzmanlar, dünyaya bakış açısı, ortak zevkler, yaşam tarzı ve beklentiler konusunda asgari müştereklerde buluşulan kişiyle evliliğin gerçekleştirilmesinin ve ana hatlarıyla belirlenen birlikteliğin özelinin evlilik çatısı altında yaşanmasının en doğurusu olduğu görüşünde birleşiyorlar.
"Deneme-yanılma yöntemi" bu olsa gerek!
ABD'de 12 eyalette yapılan evlilik araştırmasına göre, deneme evliliği yapan kızlardan yüzde 27'si evlendikten sonra beş yıl içinde boşanırken, böyle bir deney geçirmemiş kızlarda bu oran yüzde 10'u geçmiyor.
Nikâhsız ilişkiyle başlayan evliliklerin boşanmayla sonuçlanma olasılığının ise yüzde 46 olduğu saptandı.!
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|