


Popülizme sapmadan
Dünün gündemi Kosova Savaşı... Bugünün gündemi kasetler savaşı... Yarının gündemi ise... "Sosyal Güvenlik Reformu savaşı."
Yarın, brifing var.
Bakan Yaşar Okuyan'ın brifingi.
Bakanlar Kurulu salonunda, bütün kabineye "rakamlı... Grafikli" brifing verilecek.
Okuyan:
- Gelecek hafta da konuyu kamuoyuna taşıyacağız. Kamuoyu desteği ile Meclis aritmediği birleşecek... Reform yasalarını çıkaracağız.
***
Dün sabah Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu aradı.
"Bakan bizlere brifing vermesin" dedi:
- Bakan reformu bizlerle paylaşsın.... Ne yapılacaksa, birlikte yapalım... Türkiye hepimizin.
Uslu'nun sözlerini Okuyan'a aktardık.
Tepkisi:
- Elbette öyle yapacağız... Reformu herkesle paylaşacağız... Ama önce hazırladığımız taslak, Bakanlar Kurulu'ndan geçsin.
***
Bakan Okuyan'ı "emekli dernekleri... Cemiyetleri... Sendikaları" ziyaret ediyorlar.
Söyledikleri:
- Perişanız!
Emeklinin yerden göğe hakkı var.
Bu pahalılıkta emekli maaşı "sefalet ücreti" bile değil.
Bakan'ın yanıtı:
- Arkadaşlar biliyor musunuz ki ben de işçi emeklisiyim... Ve emekli maaşım yetmiş milyon lira.
***
Yaşar Okuyan elli yaşında.
"212 sayılı yasaya... Basın Yasası'na" göre emekli.
Pekçok emekli, Okuyan kadar da maaş alamıyor.
Bakan:
- Ne kadar zam yaparsan yap, mevcut emeklinin işi zor... Ama reformu gerçekleştirirsek... Hiç değilse, ileride emekliye ayrılacaklar insan onuruna yaraşır bir maaş alırlar... Ömürlerinin son yıllarını sefalet içinde geçirmezler.
***
Bağ-Kur'a tabi olanların yüzde 15'i "prim ödemiyor."
Yüzre 80'i "düzensiz ödüyor."
"Zamanında ödeyen" ise sadece beş.
Ama "herkes" Bağ-Kur'dan hizmet bekliyor.
Bakan:
- Böyle şey olur mu? Olur diyenin alnını karışlarım.
***
Bakan'la SSK hastanelerini de konuştuk.
"Dışardan bakınca" kalabalık...
Kuyruk...
Ama "içerden bakınca" durum farklı.
SSK'nın sağlık kurumlarında 66.000 personelin çalışması lazım.
Çalışan ise 45.000 bile değil.
SSK eğer "21.000 noksan kadroyla" bu hizmeti verebiliyorsa...
Sadece İstanbul'da geçen yıl yedi milyondan fazla hastaya bakmışsa...
"Bravo" demek gerek.
***
Bakan yeni bir uygulamaya gidiyor.
"Gönüllü Denetim Sistemi" uygulaması.
Sendikalardan, emekli kuruluşlarından "beş kişi" kurayla saptanacak.
Bu beş kişi "iki yıl süreyle" hastane denetimi yapacak.
Hastanede odaları bile olacak.
Gördükleri aksaklıkları her ay rapor edecekler.
***
Bakanlık'ta da bir "merkez" kurulacak.
"Hastane ile sorunu olan" günün 24 saatinde bu merkezi arayabilecek.
Sorun anında çözülecek.
Çözülemezse...
Geceyarısı bile olsa, Bakan uyandırılacak.
***
Sosyal Güvenlik Reformu'nu başarmalıyız.
Eğer siyasetçiler, sendikacılar, diğer kesimler "popülizme" sapmazlarsa...
Halk dalkavukluğunu, üye dalkavukluğunu" ilke edinmezlerse...
Reformu başarmak işten bile değil.