


Sükžnet altýndýr
Atalarýmýz karþýlaþtýrmayý sözle yapýp, "sukut altýndýr" demiþler. Ben de kutuplaþma kavramýna karþý bir sözcük aradým. Normalleþme fazla siyasi geldi. Sükunet (ve sakin) daha anlamlý durdu.
1997'deki kutuplaþmanýn kökeninde Refahyol olgusu yatýyordu. 1995'de seçim kampanyasýnda RP'yi PKK'ya benzeten Çiller'in 1996'da Erbakan'ý Baþbakan yapmasýnýn laik seçkinler nezdinde ciddi bir travma yaratmasý þaþýrtýcý deðildi.
Kutuplaþmanýn Yýlmaz hükümetinin kurulmasý ile birlikte býçak gibi kesilmesi de beklenemezdi. Toplumsal süreçler bir kere baþladýktan sonra kendi dinamizmini daima yaratýrlar. Onlarý yaratan koþullar ortadan kalktýkýnca da etkileri devam eder.
Bu arada Apo yakalandý ve yargý karþýsýna çýktý. Böylesine tarihi bir anýn topluma gergin anlar yaþatmasý da makul karþýlanabilirdi. Ona raðmen mahkemenin ilk günlerindeki tepkileri çok abartýlý bulduðumu ifade etmeliyim.
Daha önemlisi, 18 Nisan seçimlerinden iyi bir tablo çýktý. Örneðin FP'nin oylarýnda 6 puanlýk bir gerileme oldu. Siyaseti sürekli hýrçýnlaþtýran Baykal tasfiye edildi. Siyasi istikrarsýzlýðý belki de en önemli nedeni olan Çiller için yolun sonunun görüldüðü anlaþýldý. Kutuplaþmanýn bitmesi, Türkiye'nin sakinleþmesi için geriye bir tek þey kalmýþtý. Eski zýtlarý bir araya getirecek istikrarlý bir hükümetin kurulmasý. Küçük bir heyecandan sonra o da gerçekleþti.
Hükümet güvenoyu aldýðý gün kendi kendime, "artýk Türkiye biraz rahatlar, yumuþar" dediðimi hatýrlýyorum. Maalesef yanýlmýþým. Yazýn ilk sýcaklarý ile birlikte kendimizi yeniden bir gerginlik ortamýnda bulduk.
Komplo mu?
Ben komplo teorilerini sevmem. Hatta, bunlara toplumsal süreçleri anlamakta zorlananlarýn iltifat ettiklerine inanýrým. Sosyolojinin, siyaset ilminin ve iktisat teorisinin analizlerine güvenirim.
Ona raðmen, bu kez olaylara rasyonel açýklama üretmenin kolay olmadýðýný görüyorum. Aniden týrmanan gerginliði raslantýlara yada birbirinden baðýmsýz nesnel mekanizmalara atfetmek mümkün durmuyor.
Öyledir demiyorum ama, sanki birileri Türkiye'nin sakinleþmesinden çekiniyor. Toplumda yumuþama eðilimleri belirince daha önceden hazýrlanýp çekmeceye konmuþ programlardan birini bilgisayara yüklüyor.
Kim? Neden? Bu sorular bana ikincil geliyor. Her toplumda kutuplaþmayý arzu edenler olabilir. Bazýlarýnýn küçük çýkar hesaplarý vardýr. Diðerleri iyi niyetle, ülkeyi gerçek yada muhayyel tehlikelere karþý korumayý amaçlarlar.
Ama netice deðiþmez. Kutuplaþma uzun dönemde daima zarar verir. Cadý kazanlarý kaynar. Fikir tartýþmalarý boðulur. Esas sorunlarýn çözümü gecikir.
Hükümete çaðrý
Hükümet ortaklarýnýn olaylar karþýsýnda sükunetlerini korumalarýný memnuniyetle karþýlýyorum. Saðduyulu tavrýn devam etmesini temenni ediyorum. Özellikle Baþbakan Ecevit'e çok büyük sorumluluk düþtüðü kanýsýndayým.
On yýldýr ilk kez Türkiye'nin ihtiyacý olan acil reformlarý gerçekleþtirebilecek güce sahip bir hükümet kuruldu.
Lütfen bu fýrsatý kullanalým. Türkiye'nin yaratýcý enerjisininin yapay gündemler içinde boðulmasýna izin vermeyelim. Ekonomiye, kamu maliyesine, idareye, siyasete cesaretle neþter vuralým. Reformlarý yapalým.
Türkiye'nin yani kavgalara ve kutuplaþmalara deðil, akýlcý icraatýn önkoþulu olan sükunete ihtiyacý var.