kapat

24.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZEYNEP GÖĞÜŞ(zgogus@sabah.com.tr )


Karıncanın Avrupa seferi

Karıncanın biri boyuna posuna bakmayıp hacca gitmeye karar vermiş ve düşmüş yola. "Ey karınca, senin ömrün yetecek mi oraya varmaya?" diye soranlara ise bizimki "Ben bu yolda ölmeye razıyım" cevabını vermekteymiş: Ölmek var, dönmek yok!

Hikayeyi hafta başında Gaziantep'te düzenlenen Türkiye-Avrupa Gazeteciler Konferansı'nda, Belediye Başkanı Celal Doğan'dan dinledik. Konuk yabancı gazetecilere yemek daveti veren Celal Doğan, evsahibi olarak esprili kadeh tokuşturma konuşmasını yaparken sordu: "Türkiye Avrupa'ya ne zaman varacak?"

Sorunun cevabı belli aslında; karınca uzun ince yolda fazla mesafe alamadı. Varılan nokta ise dış kapının mandalı: Türkiye Avrupa'nın en dış halkasında Rusya ve Ukrayna ile birlikte düşünülmeye başlandı. Balkan ülkelerine bile üyelik perspektifi veren AB, Türkiye'nin üye adaylığını bir türlü telaffuz edemedi.

Durum böyle olunca, ta Gaziantep'e kadar gidip hâlâ Avrupa'yı konuşmanın ne yararı var? diye de düşünebilir insan. Haklı olarak... Zaten Ankara'dan gelen işaretler ve Türk kamuoyunda Avrupa'nın yaydığı kabak tadı da bunların son konuşmalar olduğunun habercisi.

Türkiye Avrupa Birliği ile ilişkilerde yeni bir politika izlemeye hazırlanıyor. Şayet önümüzdeki Aralık ayında AB'nin Helsinki'de yapacağı zirvede de Türkiye'nin aday ülke olarak adı geçmezse, bundan böyle Ankara adaylık konusundaki ısrarını bir yana bırakıyor. Buna ek olarak da Gümrük Birliği yeniden ele alınıp Türkiye'nin aleyhine işleyen tarafları sıkıca törpülenecek. Türkiye'nin resmi görüşünün böyle olduğu, Gaziantep toplantısına katılan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Uluç Özülker tarafından herhangi bir yanlış anlaşılmaya imkan vermeyecek netlikte açıklandı.

Görünen köy kılavuz istemez. Türkiye-AB ilişkileri kesin bir dönemeçe girmek üzere. "Beni ille de AB'ye al" ısrarcılığı bu koşullarda artık devam etmemeli. Bu karınca kararınca yaklaşımın bizi getirdiği nokta, Türkiye'nin AB tarafından itilip kakılan, sıradan bir Ortadoğu ülkesi olarak görülmesi.

Yine de Helsinki'ye kadar sabredelim.

Adaylığa kabul edilmek, hemen yarın üye olmak değil. Bu süreç on yıllar alabilir, hatta sona da ermeyebilir. Buna rağmen hâlâ Türkiye'yi diğer 11 aday ülke ile birlikte düşünemiyorlarsa, Ankara "düşün yakamdan" demekte haklı olacaktır. Hac yolculuğundan farklı olarak karıncanın Avrupa seferinde son durak Aralık 99 Helsinki Zirvesi. O noktadan sonra geri dönüş başlayabilir: Avrupa Birliği diye ölmek yok!

Eğer işler o raddeye gelirse, Türkiye'nin çağdaş uygarlık ve refah düzeyine ulaşma anlamında hedefinden bir sapma olacağı endişesi ise yersizdir. Tam tersine, Avrupa'nin ayrımcı tutumu Türkler'i kamçılayacaktır.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır