kapat

20.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Kadınlar erkeklerin "karakutusu"dur

İlk üç yazımızda kadınların dünyayı ele geçirme sürecinde nasıl bir geçmiş ve genetik birikime sahip olduklarını anlatmaya çalıştık. Şimdi de bu amansız sürecin en önemli kısmını, kadınların erkekleri nasıl ele geçirdiklerini irdeleyelim isterseniz.

Bu öykü, yani kadın erkek arasındaki öykü son zamanlarda moda olan uzay filmlerinin hatırlanmasıyla daha iyi kavranabilir. O filmlerdeki en geçerli tema, uzaylı yaratıkların insan bedenlerine girerek dünyayı ele geçirmeleridir. Uzaylı yaratık, gözüne kestirdiği her insanın bedenine rahatça girer, onu yok eder ve o vücutta artık kendisi varolur. Dışardan bakanlar da anlayamaz farkı. İşte kadınlar da binlerce yıl içinde buna benzer bir sistem ile çalıştılar ve bugünlere geldiler. Burda şüphesiz hep aklımızda tutmamız gereken husus, kadınların gerçekten erkeklerden tamamen farklı bir ırk, bir tür olduğu gerçeğidir.

Bir kere kadınlar, erkeklerin önce zaaflarını keşfettiler. Bütün o güçlü kuvvetli, savaşçı, yiğit, iradeli, dünyaya hükmeden erkeklerin bir kadın karşısında nasıl zavallı, gözü yaşlı, aciz bir korkağa; yalvaran, kendini kontrol edemeyen, bunalımlara sürüklenen bir yaratığa dönüştüğünü izlediler. Bu sürecin sırlarını birbirlerine nesiller boyu aktardılar. Erkeklerin sırları ve zaafları konusunda, kadınlar kendi aralarında dünya çapında böyle bir bilgi aktarma ve haberleşme sistemi kurtular. Dolayısıyla yüzyıllar birbiri ardına devrildikçe ortaya çıkan her kadın nesli, daha doğuştan erkekler konusunda bilgilenmiş, genetik kodlarına bu bilgiler kazınmış olarak dünyada boy göstermeye başladı.

Erkekler de bir kadın karşısındaki tüm zaafiyet gösterisinin sadece kadında kalmasını istediği, bunun diğer erkekler tarafından bilinmesini istemediği için, kadın önce ona bu güvenceyi verdi. Verdi ki erkek daha da çözülsün, ruhunun tüm sırlarını ortaya iyice döksün. Erkeğin etrafındaki, anne, kızkardeş, teyze, hala, sevgili, eş, metres bunların hepsi aslında erkeği bir yaratık olarak incelemeye alıp ondan elde ettikleri her bilgiyi değerlendiren bir kadın örgütü üyesidir.

Aslında ünlü erkeklerin eş ya da sevgilileri gün gelip ağızlarını medyaya açtıklarında ortaya ne sırlar döküldüğünü, dökülen bu "sır"ların ardından nasıl güçsüz, zaaflarına yenilmiş, kadına esir olmuş erkeklerin ortaya çıktığını hatırlarsınız. Allahtan kadınların çoğu bu erkek sırlarını yalnızca kendi türleri için saklıyorlar da "dünya yerinden oynamıyor"... Bu aslında kadının erkeğin sırlarına saygı göstermesi anlamına gelmiyor. Tam tersine kadınlar, kendilerini erkeğin karakutusu haline getiren bu süreçte erkeklerin güvenini kaybetmekten korkuyorlar. Yani kadın ırkının dayanışması ve güvenini kaybetmekten korkuyorlar. Yani kadın ırkının dayanışması ve dünyayı ele geçirme sürecinde erkeklerin çözülmesi için onların hâlâ bu bilgileri erkeklerden elde etmeye ihtiyaçları var. Bu nedenle de "güven ortamı"nın devam etmesi gerekir. Hatırlarsanız Monica-Bill Clinton vakasında Monica'ya en çok tepki gene kadınlardan geldi, konuştu diye... Çünkü Monica, Clinton'a ihanet etmedi, kendi ırkına ihanet etti, erkekleri ürküttü, uyardı ve tedbirli olmaya zorlanmaları için bir örnek teşkil etti.

Mesela kadınların yaydıkları bir başka efsane de şudur: Kadınların en iyi arkadaşları hep erkeklerdir... Erkekler de buna inanmışlardır ve bu nedenle kendileriyle böbürlenirler. Ama arada atlanılan ve artık gün yüzüne çıkartılması gereken bir gerçek var ki o da, kadınların en iyi arkadaşları erkeklerdir ama bu tıpkı iki yabancı ırk arasındaki kurulan dostluk gibidir. Kadın bu en iyi erkek arkadaşından aldığı bilgileri en kötü kadın arkadaşına bile nakledebilir ve onunla paylaşabilir. Erkek ise bunu genellikle yapmaz, daha doğrusu yapamaz hale getirilmiştir. Çünkü onun tüm zaafları artık kadın tarafından bilinmektedir.

Özetle kadınlar dünyayı ele geçirme sürecinde, erkeklerin karakutuları olmayı başardıkları için, artık geriye dönüş zordur.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır