kapat

20.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SERPİL YILMAZ(syilmaz@sabah.com.tr )


Bankacılar ev alıyor

Yüksek faize rağmen, onlar paralarını konuta yatırmayı tercih ettiler

Yapı Kredi Koray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın (GYO) Kemerburgaz'daki İstanbul Evleri'nin tanıtım davetinde, Genel Müdür Hakan Kodal "Son 5 ayda, 162 ünitelik projenin yüzde 40'ını sattık" diyor.

Ekonominin faiz kıskacına girdiği bu aylarda, fiyatı 200 ile 400 bin dolar arasında değişen bu evlere en fazla ilginin de finans kesimindeki yöneticilerden geldiğini belirtiyor.

Ekonomi faize kilitlenirken, bankacılar ev-bark sahibi olmayı tercih ediyor... Vardır bir bildikleri.

Kodal, İstanbul'da fiyatı 500 bin doların üzerinde 10 bin lüks konut projesi olduğunu da söylüyor. Bunlar satar mı? İşte o daha zor.

İstanbul'da 2 milyar dolar değerinde bir konut stoğu varken, hedef kitlenin iyi belirlenmesi gerekiyor. Saptanan o ki, fiyatı 500 bin doların altındaki konutlara profesyonel kesimden talep artıyor.

Tekel'in velinimeti!

Aydın Boysan yazar, gazeteci ve de mimar. Geçen akşam bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak girdiği Yapı Kredi Koray'ın İstanbul İstanbul Evleri projesinin tanıtımı için düzenlenen toplantıda konuşmacıydı.

Doğum günüydü, 78'inci yaşını geride bırakıyordu. İstanbul anılarını anlatırken, kendi hayatına da nostaljik bir gezinti yaptı. Boysan "60 yıldır profesyonel olarak içerim" dedi ve içki üzerine bir anısını aktardı.

Vakko'nun sahibi Vitali Hakko'nun Çırağan Sarayı'nda verdiği bir öğlen yemeği davetine katılmış. Yemek konuklara ayakta ikram edilen havyar ve şampanya ile başlamış. Boysan ayakta durmaktan yorulup, bir koltuğa ilişmek istemiş. O sırada koltukta oturan adam ayağa kalkıp, ceketinin düğmelerini iliklemiş ve aralarında şu diyalog geçmiş.

- Buyrun efendim.

- Zahmet etmeyin.

- Olur mu!.. Velinimetimizsiniz.

- Nereden çıkarıyorsunuz?

- Ben, Tekel Genel Müdürü Mehmet Akbay'ım.

Boysan bunun üzerine Akbay'a kitaplarından birini göndermiş. Akbay da bir kasa içki.

Boysan yeni bir karar almış, "Onun içkisi fabrikada üretiliyor, ben kitap yetişteremem. Bundan sonra yazdığım kitaplardan 50'şer sayfa, 50'şer sayfa göndereceğim" diyor.

Karacan'ın adı hep gündemde tutuluyor

Yapı Kredi Koray GYO Yönetim Kurulu Başkanı, eski SPK Başkanı Ali İhsan Karacan. Karacan'la Kemerburgaz'da, Bankacılık Yasa Tasarısı ile ilgili görüşüyoruz. Karacan "Finans ve sermaye piyasasını içine alan tek bir üst kurum gerekliliğini söylemiştim" diyor.

Gayrimenkul ortaklığı fonlarının Türkiye'de de giderek tapuyu bir 'yatırım aracı ' olmaktan çıkaracağını vurguluyor. Ve ekliyor: "Oturmadığın ev senin değildir"

SPK ile ilgili düzenlemelere başkanlığı döneminde ağırlık veren Karacan'a nereden aklıma geldiyse, Emper Menkul Değerler'in merhum patronu Ömer Lütfü Topal'a nasıl izin verildiğini de soruyorum.

Karacan "İzin benden önce verilmiş. Ancak göreve geldiğimde sabıka kaydı olmadığı yolunda rapor verildiğini görmeme rağmen ikna olmadım, ikinci kez bir kayıt istedim. O zaman da temiz kâğıdı geldi" diye yanıtlıyor.

"Temizleme çetesi" iyi çalışmış.

Karacan'ın adı 56'ıncı Hükümet döneminde Emlak Bankası Genel Müdürü adayı olarak geçmişti. Emlak Bankası Genel Müdürü Erdin Arı'nın görevden alınmasına ilişkin hükümetin hazırladığı kararname Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den dönünce, konu kapandı.

"Zaten keyfim kaçtı" diyen Karacan, murakıplık döneminden beri ıncık, cıncık tüm bankayı taramış. Engin Civan, Bülent Şemiler dönemindeki soruşturmalar dahil olmak üzere...

Bu bilgi ve deneyimle söylediği, "Emlak Bankası, Arsa Ofisi ve Toplu Konut'un tek bakana (MHP'li Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu) bağlanması olumlu. Bunların konut sektöründe organize hareket etmelerini sağlar" sözlerinden, geleceğe dönük umutlar taşıdığını anlıyorum.

Diğer bir söylenti ise Hazine Müsteşarlığı'na atanacağı yolundaydı. Ona da "Kimsenin böyle bir görev telkininde bulunduğunu sanmıyorum. Bana da birşey diyen olmadı. Benim de böyle bir beklentim yok" yanıtını veriyor.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır