Balkanlar'ın geleceği ile ilgili çeşitli senaryolar tartışılıyor. Ama unutmayın ben 15 ay evvel Kosova için ne söyledim ve yazdıysam aynen gerçekleşti. Balkanlar'ın geleceğini merak edenler bu yazdıklarımı bir kenara koysunlar
NATO, Kosova'yı işgal etti ve beş bölgeye ayırdı. Sorun çözülmedi. Herkes "galip benim" diyor. Galibiyetlerin babası çoktur, yenilgiler ise hep yetimdir. Kosova için yazılanları okuyorum, televizyon programlarını izliyorum. Bazıları tiyatro gibi Kosova'yı sahneliyorlar. Kent TV'de "Ayıptır Söylemesi" programını yapan Ali Sirmen doğrulara en yakın analizi yaptı.
Kosova'daki Sırplar'ın bazıları kaçıyor. UÇK'nın içinde Katolik Arnavutlar vardır. Onlar da Türkler'i hiç sevmezler. NATO güçleriyle UÇK arasında çatışmalar çıkabilir. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kosova'ya bir vali atayacaktır. Kurulacak bu geçiçi hükümette Arnavutlar ve Sırplar olacak, ancak mutlaka Türkler'in de bulunması gerekmektedir. NATO, Kosova'nın devlet olmayacağını söylemekte, Yugoslavya sınırları içinde kalacağını planlamaktadır. İleride bir kısım Sırp asker ve polisin Kosova'ya dönebileceği barış anlaşmasında yazılıdır. Kosova sorunu çözülmedi. Beş ayrı ülkenin işgali ve idaresi altında hep sorunlar çıkacaktır. Kosova'yı serbest seçimler ve onun neticesi KOSOVA DEVLETİ olmak kurtarır.
SIRBİSTAN: 8 milyon nüfusunun yüzde 10'unu Karadağlı, yüzde 8'ini de Macarlar'ın oluşturduğu karışık bir bölgedir. Bosna savaşını durduran Dayton Anlaşması'na Sırbistan ve Kosova dahil olsaydı bu trajedi yaşanmazdı. 300 bin Sırp entelektüeli Miloseviç politikasından kaçıp ülkeyi terk etti. Amerikan ve Batı düşmanı fanatik Sırp milliyetçisi Şeşelj başkan yardımcılığından istifa etti. Şimdi de gerilla savaşları için halkı örgütlüyor. Sırp Harekatı Partisi Başkanı Vuk Draşkoviç, Amerika ve Batı taraftarı. Reformlar yapıp, demokrasinin Sırbistan'a yerleşmesini istiyor. Fazla taraftarı yok. Miloseviç iki grubun arasında kaldı. Savaştan sonra devrilmesi güçleşti. Ben Sırbistan'da iç savaşın çıkacağını tahmin ediyorum.
MAKEDONYA: Yüzde 68 Mekedon, yüzde 25 Arnavut, yüzde 5 Türk'ün yaşadığı Balkanlar'ın en zayıf ülkesi. Savaşta NATO'ya gösterdiği destekten dolayı Avrupa Birliği'nin yardımını alacaktır. Burada yaşayan Arnavutlar'ın az bölümü Arnavutluk'la, diğer çoğunluk ise Kosova ile birleşmek istemektedir. İleride Arnavutlar'ın etnik sorunlarıyla karşılaşılacağı kesindir.
KARADAĞ: Yüzdelere göre, 68'i Karadağlı, 14'ü Slav Müslüman, 11'i Sırp, 7'si Arnavut olmak üzere 650 bin nüfuslu küçük dağlık bir bölge. Batı taraftarı ve Miloseviç karşıtı Başkan Milo Djukanoviç, Sırbistan'la bir Çin Seddi kurmak istiyor. Kosova Savaşı'nda Yugoslavya 2. Ordusu'na rahat hareket izni vermedi. Mültecilere ve Batılı gazetecilere sınırlarını açtı. Devlet olmak istiyorlar. Özerk cumhuriyetleri devam eder düşüncesindeyim. Amerika ve AB, Adriyatik sınırındaki bu özerk bölgeye yardım edeceklerdir.
BOSNA: 3.5 yıl süren savaşta 200 bin insan öldü. Yüzdelere göre yüzde 44'ü Müslüman, 31'i Sırp, 17'si Hırvat, yüzde 8'i de çeşitli milletlerden oluşan Bosna ve Hersek'teki Sırplar'ın, Kosova Savaşı'nda beklenen sorunu çıkarmamaları onların lehine oldu. Dayton Anlmaşması'ndaki şartlar hâlâ tam yürürlüğe giremedi. Tam demokrasi, bütün şartlarıyla Belgrad'da yerleşene kadar Bosna-Hersek sorunlu bir bölgedir.
HIRVATİSTAN: Yüzdelere göre 78'i Hırvat, 12'si Sırp, 10'u da diğer milletlerin yaşadığı Hırvatistan'da sonbaharda seçim var. Başkan Franjo Tudjman 8 yıldır ülkede bir dikkatör gibi. Ailesinin üyeleri ve partisinin yüksek düzeydeki kadroları, yoğun yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla suçlanıyor. 76 yaşında ve kansere yakalanan Tudjman, Miloseviç ile birlikte Yugoslavya'nın bölünmesinin baş suçlusudur. Sonbahardaki seçimlerde partisinin yenik düşeceğini düşünüyorum.
SLOVENYA: Slovenler kendilerini hiçbir zaman Balkanlı olarak kabul etmediler. Yüzde 90 Sloven'in yaşadığı, geri kalanını Hırvat ve Sırplar'ın oluşturduğu iki milyonluk Slovenya 70 yıl Yugoslavya içinde yaşamıştı. Almanlar'ın ve İtalyanlar'ın büyük desteğine sahip oldukları için yakında AB üyeliğine kabul edilirler.
ARNAVUTLUK: Kosova Savaşı Arnavutluk'u kurtardı. Amerika ve Batı, onların savaşta gösterdiği işbirliğine karşı, büyük yardımlarda bulunacaktır. Siyaset istikrarsızlığı devam edecektir. Yüzde 30 Ortodoks Arnavutlar Yunan taraftarıdır. Yüzde 15 Katolik Arnavutlar'ın ve diğer kısmı Müslümanlar'dan oluşan bu ülkenin ileride Kosova ile birleşeceğini sanmıyorum. Kosovalı Arnavutlar ile Arnavutluk'taki Arnavutlar'ın düşünce ve yaşayış tarzlarında derin farklılıklar vardır. Büyük Arnavutluk rüyası görenlerin yanılacaklarını tahmin ediyorum.
Tito, Balkanlar'ın büyük bir lideriydi. Dünya ona inanıyordu. Tarihte en çok siyasi entrikalar Balkanlar'da yaşanmıştır. Avrupa ve Amerika, ne yazık ki Kosova'yı çözülmesi zor bir yumak haline sokmuştur. Bombalar, yıkılmalar, yakılmalar, ölen insanlar unutulmaz bir trajediyi oluşturdular. 10 Haziran tarihinde 8 sayfalık Birleşmiş Milletler Barış Anlaşması sorunu hiçbir zaman çözmeyecektir. Arnavutlar'ın ve Sırplar'ın bundan sonra beraber yaşamaları mümkün değildir. 50 bin Türk'ün Sırplar'ın çektiğini bundan sonra dışardan gelecek Arnavutlar'dan çekmemesi için hükümetimizin bugünden itibaren acil önlemler alması gerekmektedir.
Kosova'ya gidecek Türk Birliği, Türkler'in bulunmadığı, en sorunlu bölgeye yerleştiriliyor. Bu nasıl bir mantıktır? Niye her yerde kullanılıyoruz? Ne zaman, ülkemizin gururunu ve menfaatlerini koruyacak bir babayiğit göreceğiz?
Türk Birlikleri, mutlaka Türkler'in ve Türk okullarının en çok bulunduğu Prizren'de yerleştirilmelidir.
Sind Sie Muhamedan?
Heil Hitler!
Hayatımda ilk Almanca duyduğum kelimeler bunlardı. 1941 yılının Nisan ayında Almanlar Yugoslavya'yı işgal ettiler. 630 bin kişilik Alman ordusu bütün Balkanlar'a yayılırken, doğduğum şehir Prizren'i de işgal etmişlerdi. Almanlar Türkler'i seviyordu. Babamın kucağında Prizren'in merkezi olan Şadırvan'da, bir Alman subayı babama şu soruyu sormuştu: "Sind Sie Muhamedan?" yani "Siz Müslüman mısınız?" Babam; "Evet" cevabını verince Alman subay, Almanlar'ın meşhur selamını vererek, sesinin çıktığı kadar "Heil Hitler" diye bağırmıştı. Çok küçük bir yaşta, bu söylenen cümleyi hiç unutmadım.
Almanlar, Kosova'da Sırplar'a karşıydı. O yıllarda Prizren nüfusunun çoğunluğu Türk'tü. Almanlar'ın gelişi, oradaki bütün Türkler'e bayram yaptırmıştı. Savaşın sonları, 1944 yılının yazı Prizren zaman zaman İtalyanlar'ın, zaman zaman Almanlar'ın idaresinde, zaman zaman da sahipsiz kalırdı. Sonra komünistler, 17 Kasım 1944 yılında Prizren'e geldiler. Prizren'de 28 cami var. Şar Dağları eteklerinde kiliseleri, camileri, Türk hamamları olan son derece güzel bir görünüme sahip bir şehirdir.
1307 yılında camiye dönüştürülen Bogorodica Ljeviska Kilisesi 1950 yılında onarılıp tekrar kiliseye dönüştürülmüştür. Ünlü Sinan Paşa Camii 1615 yılında Sveti Arhangel Manastırı'ndan alınan mermerlerle yapılmıştır. El sanatları ve tarımıyla ünlü bir şehirdir Prizren. Kosova'da en çok Türk'ün yaşadığı Prizren'den benim çocukluk arkadaşım Bekir, Turgaylı, Metinli Galatasaray'da 6 yıl futbol oynadı. Balkanlar'da ilk kanalizasyon Prizren'de yapılmıştır.
58 yıl sonra Sırp vahşetinden Prizrenliler'i yine Almanlar kurtardı. Almanlar'ın 12. Tank Birliği Prizren'e yerleşti. Çok büyük sorunların bundan sonra başlayacağı Kosova'da özellikle Prizren'deki Türkler'in durumu çok hassastır. Hükümetimizin ve orada bulunacak birliğimizin Türkler'e sahip çıkmaları gerekmektedir. Ne yazık ki, UÇK'daki bazı Katolik, Ortodoks ve şovenist Arnavutlar, Türkler'e "Sırplar'ı kovduk, şimdi sıra sizde" diyebilmektedirler. Türkler'de şimdi de böyle korkular başladı. Türk Birlikleri de şimdiki haberlere göre Prizren'e gitmeyeceğine göre Türkler yine Allah'a emanet.