kapat

20.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Büyük götüren küçükler de var...

Ben arada sırada götürücülerle uğraşıyorum ya... Bunu okuyan bir okuyucum, "Ahmet bey, sen büyük götüren büyükleri teşhir ediyorsun ama bir de büyük götüren küçükler var. Onlardan haberin oluyor mu?..." diyor. İşte şimdiye kadar aklımıza gelmeyen "büyük götüren küçükler"le ilgili mektubu sanırım ilgiyle okuyacaksınız.

"Sayın Ahmet Vardar,

İstanbul'da yaşıyorum, aslen Tekirdağ-Çerkezköy'lüyüm. Konuya bu şekilde girmemim sebebi, İstanbul'un sorunlarına alışamamış da olsam maalesef onlarla yaşamayı kabullendim. "Büyük götüren büyükleri" medyanın olsun, bireysel çapta köşe yazılarıyla sizlerin olsun ağzından duyuyoruz, dinliyoruz, lanetliyoruz. Benim değinmek istediğim "Büyük götüren küçükler..."

Nedendir bilemeyeceğim ama onlar çok fazla gündeme gelmiyor. Belki de büyüklerden onlara fırsat kalmıyordur. Ailem Çerkezköy'e bağlı Veliköy'de yaşıyor. Köyümüz bir kaç yıl önce, biraz da bacımızın "boz katırının" yardımıyla Belediye oldu. Müthiş bir yapılanma başladı. Sevindik sayılır. Fabrikalar birbiri ardına açıldı. Köylü çiftçiliği bıraktı, fabrikada işçi oldu. Tarlalar para etmeye başladı ve teker teker satıldı, yüksek binalar yükseldi, Mercedesler, BMW'ler çamurlu yollarda cirit atar oldu. Parayı ancak hasat dönemlerinde gören çiftçiler kolay paraya alıştı. Fakat birileri tarla satışından, o inşaattan, bu yoldan köylüden daha da fazlası para kazanmaya başladı. İşte benim bahsetmek istediğim "büyük götüren küçükler" de bu kişiler...

Bu küçük belediyelerdeki küçük adamlar köylünün oylarını altın ve erzakla satın alarak başa geldiler ve öyle bir büyüdüler ki, "büyük götüren büyükleri" bile satın alabilecek hale geldiler. Rahatlar, çünkü onlarla ilgilenen yok. Rahatlar, çünkü büyük ağabeylerinin hataları medyada açıklanırken onlar bu hatalardan çok şey öğrendiler. Edimlerini aile fertlerine bölüştürdüler. Hesap soran olacak olursa "Vallahı de bir şeyim yok, billahi de yok..." diyebilsinler diye...

Benim köyüm de Belediye istimlak yapıyor, eski tapuyu iptal edip yenisini veriyor. Fakat köylüye istimlak ile aldığı yerlerin bir bölümünü geri satabileceğini söylüyor; "Şu kadar para ver, arsanın şu kadarını geri al" diyor. Köylü istimlakı bir ölçüde kabul ediyor, çünkü "Geniş yollar yapacağız" diyorlar. Ancak, bu geri alın meselesi nedir, işte orası biraz garip...

Bazı "büyük götüren küçüklerin" ise "büyük götüren büyük ağabeylerine" hizmet ettikleri duyulmaya başlanmış. Hatta bu bağlamda bir enişteden dahi bahsedilmektedir. Köylü, seçim zamanı aldığı çeyrek altınla kendi fikrini satmış bir kere, konuşamıyor. Zaten konuştuğu yerde onu susturacak ajanlar var. Aleyhte edilen her kelime anında büyük götüren küçük adama yetiştiriliyor. Ne yapsın köylü, çoluğu var çocuğu var, çaresiz boyun eğiyor. Şehirden birilerinin gelip durumu görmesini ve kendilerine yardım etmesini bekliyor.

Ben de onları her ziyaret ettiğimde bu sorunları dinliyorum. Ancak köylü gibi ben de çaresizim, tek başıma birşey yapamıyorum. "büyük götüren büyüklerin" marifetlerinden biraz zaman bulursunuz ve "büyük götüren küçüklere" de eğilirsiniz diye size yazıyorum. Biliyorum mektubum fazla açık değil, isim yok, adres yok ama bu küçük yerleri bilirsiniz. Husumet alır başını gider ve nereye varacağını bilemezsiniz. Aslında cerasetim yok değil, var ama dayanağım yok ve Belediye yasalarını bilmiyorum.

O köylerden birine bile bir gün uğrarsanız ve kahvede bir bardak çayı yudumlarsanız, hele bir de bir arsa almayı düşündüğünüzü söylerseniz, sohbet arasında, nelerin olup bittiğini görürsünüz. Lütfen oralara da bakınız. Çünkü balık baştan kokar diye bir söz vardır. Fakat ben "yutma zincirinde" her balığın öneminin çok büyük olduğuna inanıyorum.

NOT: Bu yazıyı 1997'de yazdım fakat size göndermekten çekindim. Bu arada "büyük götüren küçük balıklar" ceplerini iyice doldurdu. Yolsuzluklara bin tanesi daha eklendi. İş makinaları kiralanıyor, kira bedeli olarak 3 milyar ödeniyor, ancak kayıtlarda 7 milyar gösteriliyor.

Aktarmadan edemeyeceğim bir şey daha var; Bahsettiğim köyün belediyesine birgün bir müfettiş gelmiş, defterlere bakmak için. Bu müfettişe 10 milyar TL rüşvet verilmiş ve defterlerin üst sayfası dahi çevirilmemiş. Müfettiş bey şimdi Mercedesle gezip, bunu Veliköy Belediyesinden aldığım rüşvetle edindim diye bir de hava atıyormuş. 10 milyar TL bu köy için çok büyük bir paradır.

Saygılarımla..."

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır