kapat

20.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CENGİZ ÇANDAR(ccandar@sabah.com.tr )


Hükümetin anlamadığı

Şunun şurasında 20. Yüzyıl'ın sona ermesine yarım yıldan daha az bir zaman kaldı. Bu yüzyıl içinde üç kez dünya haritasında çok büyük çapta ve önemli değişiklikler oldu. Harita değişiklikleri için, tarihin kilometre taşı addedilen çapta gelişmeler olması gerekir. Bu çaptaki gelişmeler, Yirminci Yüzyıl boyunca üç kez yaşandı:

1. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra (1914-18);

2. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra (1939-45);

3. Soğuk Savaş'tan sonra (1948-1990)...

Yirminci Yüzyıl esas olarak "Eurocentric" (Avrupa merkezli) bir uluslararası sistem olmaya devam etti. 19. Yüzyıl da böyleydi. Bu sebeple, harita değişiklikleri öncelikle Avrupa'da ve onunla eş zamanlı olarak veya hemen takip eden süre için Ortadoğu'da da gerçekleşti.

Birinci Dünya Savaşı'nda üç kara imparatorluğu (Osmanlı, Avusturya-Macaristan ve Rusya) tarihe karıştığı için, Avrupa kıtası boydan boya yeni harita çizimine sahne teşkil etti. Osmanlı İmparatorluğu'nun tasfiyesi sebebiyle Ortadoğu haritası da, savaşın galip devletleri İngiltere ve Fransa'nın bölgeyi paylaşım esaslarına göre, 400 yıl sonra ilk kez çizildi.

İkinci Dünya Savaşı'nda Avrupa, bir kez daha harita değiştirdi. Ortadoğu'ya yeni unsur olarak İsrail eklendi.

Soğuk Savaş ise, daha da geniş bir alanda, Avrasya zemini üzerinde yepyeni bir harita ortaya çıkarttı. Baltık'tan Kafkasya'ya, oradan Orta Asya'ya kadar bir dizi yeni bağımsız devlet, uluslararası sisteme katıldı.

Ortadoğu haritası çizilmeyi bekliyor. "Ortadoğu Barış Süreci" adı verilen egzersizin başka bir anlamı yok. Orada Filistin Devleti kurulacak. Barış Süreci'nin dikenli konuları yani "Kudüs'ün niha” statüsü, Batı Yakası'nın sınırlarının nasıl belirleneceği vs." gibi konu başlıkları, Filistin Devleti'ni menetmiyor. Bunlar, Filistin Devleti'nin nerede, nasıl ve ne şekilde olacağı ve olmayacağını belirleyecek konular olarak ortaya çıkıyor.

Aynı şekilde, Irak'ın geleceği de belirsiz. Ama, Saddam'ın birgün kaçınılmaz olarak siyaset sahnesini terketmesinden sonra, aynı Irak olarak kalmayacağını da hemen herkes biliyor.

Avrupa'da dahi "yeni harita çizimi" devam ediyor. En son durak, Kosova idi... Kosova'nın şu sıradaki statüsünün geçici bir statü olduğuna kuşku yok. Kosova, uygun adım bağımsızlığa ilerliyor. Amerikan-AB kontrolünde, bölgenin tüm dengesi tepeden tırnağa değişecek. Balkanlar'ın kökü yüzlerce yıl gerilere giden Arnavut unsuru, ilk kez, Balkan sahnesinde gücüne ve birikimine uygun biçimde yerini almaya hazırlanıyor.

Kosova, bu yüzyılın, uluslararası sistemi kökten etkileyecek özellikler taşıyan son anlamlı savaşıydı. "Globalleşme" ve bunu sağlayan "telekomünikasyon devrim" çağında titreşimlerini dünyanın her köşesine yaydı. Gelişmelerden Sırbistan ve Rusya kadar tedirgin olan Çin idi...

Kosova'nın "emsal" teşkil etmesi ihtimalinden Çin'in ürkmesinin sebebi, Taiwan'a, Tibet'e ve Doğu Türkistan'a Çin'den ayrı kalmaları veya ayrılmak istemelerinde "meşruiyet" kazandırabileceği içindi...

Kosova'daki Yüzyıl'ın son savaşı, yarım yüzyıl sonra başlayacak yeni milleniumun ilk yüzyılında "Eurocentric" uluslararası sistemden, iki okyanus arasında kurulu "tek süperdevlet" Amerika ile "süperdevlet adayı" Çin arasında Asya-Pasifik zeminindeki mücadeleye kayabilecek yeni bir uluslararası sistemin sinyallerini verdi.

Türkiye, iki boyutlu yani hem Avrupa, hem de Asya boyutu olan az sayıdaki ülkeden biri. Gelecek yüzyılın "stratejik pozisyon alışı"nda Avrupa ve Transatlantik boyutu öne çıkacak ve Amerika ile mi saf tutacak; yoksa Ortadoğu-Asya zemininde konumlanarak Çin'e doğru mu kayacak?

"57. hükümet" muhtemelen farkında olmadan, Çin'e ibresini kaydırıyor. Bu hükümet, programına "Çin'le iyi ilişkileri" koyan tek hükümet. Kosova'nın anlamını kavramaktan aciz olduğu için, böylesine "stratejik gaflar"ı da kolayca yapabildi.

Sonunu hiçbir şey getirmese, yeni yüzyıla ters istikamette yelken açtığı için, işte bu "stratejik tercih hataları" getirecek...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır