|
|
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr
)
|
  
Çekmece açılınca
İster istemez akla geliyor; Fethullah Gülen'in "laik türkiye Cumhuriyeti için bir tehlike olduğu" bugüne kadar bilinmiyor muydu? Herhalde biliniyordu. Zaten bilinmese hakkında bu kadar çok bilgi ve belge toplanmış olmazdı. Demek ki "sırası" geldi.
Oysa çok değil bir kaç yıl öncesine kadar Fethullah Gülen denince akan sular duruyordu. Devletin en önemli şahsiyetleri Fethullah Gülen'le özel görüşmeler yapıyor, toplantılarına katılıyor, ödüller alıyor, "hoşgörü" mesajları veriyorlardı.
Çünkü o sıralarda Fethullah Gülen'in "Şeriata yumuşak geçiş" programı bir başka şeriatçı akımın önündeki set olarak görülmek isteniyordu. Ama zaman değişti, şeriat tehlikesi azaltıldı, Fethullah Gülen'in rolü de sona erdi.
Şimdi çekmeceler açılıyor, bugüne kadar toplanan bilgiler gün ışığına çıkarılıyor. Devlet "rejimi koruma refleksini" bir kere daha gösteriyor. Türkiye ciddi bir "temizlik" yaşıyor. Fethullah Gülen'in maskesinin düşürülmesiyle, bir takım yolsuzluk, cinayet, siyasi komplo olaylarının üzerine gidilmesi aslında aynı kapıya çıkıyor. Üstelik mevcut hükümete rağmen. Önemli olan eski pislikler temizlenirken, yenilerin yeni pisliklere bulaşmamasıdır.
Evlenmek için ikisi de aynı günleri seçtiler
Yıllardır sürdürdüğüm asıl görevimin yanı sıra yaptığım Köşe Yazarlığı'nda iki yardımcım var. Başka da yok. Ama bu iki yardımcı benim için çok önemli. Çünkü onlar olmadığı zaman sanki elim ayağım kopmuş gibi oluyor. Çok basit işleri bile becermekte zorlanıyorum. Olmadıklarında anlıyorum ki, günlük çalışma temposunda sayısız sorun çıkıyormuş. Bu iki yardımcıdan biri sekreterim Didem. Tabii ona ne kadar sekreter denilirse artık. Çünkü yapmam gereken her şeyi bilip çoğu kez de benim yerime halleder. İkincisi bu sayfanın görsel düzenini hazırlayan Birsen. Nasıl nazımı çekiyor anlatamam. İşte bu iki yardımcım evlenmek için üst üste iki günü seçtiler. Bu da şu demek; aynı anda ortadan kayboldular. Sudan çıkmış balığa döndüm sonuçta. Didem Borusan Oto'da Satış Uzmanı olarak çalışan Çağrı Akgün ile evlendi. Eski soyadı da Şengün'dü, Gün'leri güzel geçer inşallah. Birsen Güreş ise Avukat Ali Haydar Sevim'le birleştirdi hayatını. Kısacası birer gün arayla iki kızımızı gelin ettik. Babaları yaşında değilim ama, yine onları kızım gibi görüyorum. Bu durumda ben de kendime "Babalar günün kutlu olsun" diyebilirim bugün. Didem'e de Birsen'e de eşleriyle birlikte uzun, sağlıklı, mutlu hayat dilerim.
Kötülüğü anlatalım ama küfür etmeyelim
Gazetecilerin bazı ayrıcalıkları konuşuluyor son günlerde. İyi bir gelişme. Ancak Star Gazetesi'nde yazan arkadaşımız Engin Ardıç'ın üslubundan rahatsız olduğumu söylemeliyim. Engin Ardıç, uzun yıllar birlikte çalıştığımız, düşündüğünü "eldivensiz" söyleyen bir yazar. Ama gazetecilere sağlanan ayrıcalıkları eleştirirken örneğin "Türk basınının önde gelen hıyarları" ya da "Köpek olmadığımı bilirler" türünden cümleler kullanmış. Bizzat tanık olduğu çirkin olaylar vardır belki de, ama bunları dile getirirken herkesi töhmet altında bırakacak ifadelerde bulunması herhalde doğru değil. Çekinmeden gerçeği söylemek farklı, hedefi belli olmadan herkesi küfürle karalamak farklı. Ayrıca sevilmemek de bir erdem değildir herhalde.
Sevgili babama
Bugün Babalar Günü. Babamızı elbette sadece özel günlerde hatırlamayacağız, ama yine de sadece onlar için bir gün olması da insana sevinç veriyor. Başta kendi babam olmak üzere tüm babaları kutlamak istiyorum. Ben babamdan ne çok şey öğrendiğimi bu yaşlarda çok daha iyi anlıyorum. Gözünüzü kapayın ve babanızın sizin için neler yaptığını bir düşünün, çok mutlu olacağınızdan eminim.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|