Miloseviç şimde ne yapacak?
Bize kalırsa Enver Paşa'yı taklit etmeye başlasın.
Önce Sırbistan'la kendisini özleştirsin...
Kendi iktidarının bağnazlığına karşı NATO'nun giriştiği harekatı, Sırbistan'a karşı girişilmiş bir düşmanlık olarak göstersin. Yani tüm NATO'yu Sırp düşmanı olarak ilan etsin.
Enver Paşa da vaktiyle Odesa'yı bombalama kahramanlığına girişerek, II. Wilhelm'in yanında I. Dünya Savaşı'na katılıp, İttifak Devletleri'ne yenilince; yenilgiyi pas geçmiş, İngiltere'yle Fransa'yı Türk düşmanı ilan etmişti...
Türk düşmanı olmasalar, Almanlar'ın yanında Türkler'i de yenmezler; Türkler'e yenilirlerdi, anlamına...
Sırp birliklerinin bombalanması sırasında ölmüş askerler için de, asla:
"Ey benim kafasızlığımdan ötürü toprağa düşmüş asker" falan dememeli...
Ya ne demeli?
"Ey Sırbistan uğruna toprağa düşmüş asker" demeli...
Miloseviç'in komutanları da verdikleri zayiattan ötürü kendilerini sorumlu tutmamalı... NATO Başkomutanı Org. Clark'ı sorumlu tutmalı..
Enver Paşa, kendisinin yenilgisi sonucunda İstanbul işgal edilince; yenilgisinden düşmanları sorumlu tutunca; ozanlar da Enver Paşa'nın yanında yer almışlardı.
Şimdi Miloseviç de NATO'ya karşı şiire abanabilir ve şöyle diyebilir:
"NATO'nun soysuz zalimi, affetmedim seni, Sırbım ve düşmanım sana, kalsam da tek kişi."
Hatta isterse kendi de bir şeyler karalayabilir:
Neden sanki çıktınız iktidarıma karşı
Ne güzel keyfediyor Arnavut kesiyordum.
Sırp askeri ölürken çalınsın vatan marşı
Vatan aşkıyla sarhoş ne güzel esiyordum.
İki Sırplı konuşuyordu. Biri:
- Doğum gününde Devlet Başkanımız Miloseviç'e telgraf çektin mi, diye sordu.
Öteki:
- Hayır ama, anası sağ olsa, ona çekmek isterdim, dedi
- Anlamadım, neden anasına çekmek isterdin?
- Daha uğursuzunu doğramazdın, diye..
Miloseviç, NATO saldırılarında ölmüş Sırp askerlerinin analarını toplamış, nutuk söylüyordu:
- Onlar bu vatan için öldüler...
Birden bir ses duyuldu göklerden:
- Ulan Milos, onlar vatan için değil, senin ahmaklığından ötürü öldüler...