Türk yatırımcısı dünyanın en önemli yatırımcılarından Soros'la tanışma fırsatı buluyor. Soros, bugün basın toplantısı düzenleyecek, Pazartesi de bir konferansta "Küresel Açık Bir Topluma Doğru" konulu bir konuşma yapacak.
Soros'un yatırımdaki başarısı piyasaların şekillenişine dair oluşturduğu felsefeye dayanıyor. Alchemy of Finance adlı kitabında kaleme aldığı, daha sonra Soros on Soros kitabında açıkladığı felsefe "hatalı anlama" teorisi ile özetleniyor. Soros yatırım kuramını şöyle anlatıyor:
"Felsefemin ana fikri yaşadıklarımızı tam olarak anlayamamış olmamız. Kararımızı vermemiz için anlamamamız gereken durumlar, aslında o kararlar tarafından etkileniyor. İnsanlar gerçeği etkileyecek kararlar verirler ve bu kararlar gerçeğe değil, gerçeği algılayışlarına dayanır.
Klasik kuramlarda yatırımcının kusursuz bilgi temeline dayanarak hareket ettiği varsayılır. Oysa katılımcıların algılamaları ve düşünceleri borsayı, borsa da algılama ve düşünceleri etkilediğinden, kusursuz bilgi sahibi olmanın imkanı yoktur. Ayrıca diğer katılımcıların düşüncelerinin de hesaba katılması gerekir. Olayların sonuçlarıyla ilgili beklentilerle, gerçekleşmeler farklıdır. Fark bazen küçük, bazen de o kadar büyüktür ki, olayların akışını belirlemede önemli bir faktör haline gelir. Bu farklar piyasalarda bazen patlama/ çökme dizileri biçimini alır.
Bu süreç başlangıçta anlaşılmayan trendle başlar. Anlaşıldığında güç kazanır. İlerki aşamalarda trend gittikçe peşin hükümlere bağlanır, peşin hükümler de gittikçe abartılı olur. Trend ve hükümler bu dönemde sık sık dış faktörler tarafından sınanır. Testleri geçerse, görünüşte sarsılmaz hale gelir. Sonra bir noktada inançla gerçek arasındaki fark o kadar büyür ki, peşin hüküm olduğu ortaya çıkar. Buna hakikat anı diyoruz. Trend bundan sonra da varlığını sürdürebilir, ancak inançlardan destek almadığı için yatışır. Buna da alacakaranlık veya durgunluk dönemi diyelim. İnançsızlık, sonunda güçlü bir önyargıya bağımlı hale gelen trendi tersine çevirecektir. Bu dönemece de geçiş noktası diyoruz.
Karşı trend ters yönde bir peşin hüküm tehlikesi doğurur. Bu da çöküş olarak nitelendirilen katastrofik ivmeye neden olur. Bu süreç tamamlandığında ne trend, ne de hükümler aynı kalır. Süreç kendini tekrarlamaz. Bir rejim değişikliği söz konusudur."