kapat

20.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Ekonomiyi artık kadınlar kurtaracak
Son 20 yılda kadınların eğitim ve çalışma alanlarında kaydettiği gelişmeler ve doğurganlık oranında yaşanan azalma, ekonomiye dinamizm kazandıracak.

Türkiye ekonomisinde istikrarlı büyüme, eğitim düzeyi hızla yükselen ve çalışma hayatına giren kadınların katkısı ile gerçekleşecek. Son 20 yılda kadınların eğitim ve çalışma alanlarında kaydettiği gelişmeler ve doğurganlıktaki azalma önümüzdeki 10 yılda ekonomiye yeni bir dinamizm kazandıracak. Ekonominin iki ileri-bir geri ritminden kadınların eğitim ve çalışma hayatındaki atağının desteği ile kurtulacağız.

Bu yeni ve kadın kaynaklı dinamizmin en büyük nedeni doğurganlık hızındaki düşüşün sürmesi olacak. Bir kadının 49 yaşına kadar doğurduğu çocuk sayısını ifade eden doğurganlık hızı, daha 1975-80 döneminde 5.1'di. Bir kuşak öncesinde çocuk doğurma ve büyütmenin getirdiği yıpranma, kadınların ekonomiye katkılarını aile çevresi ile sınırlıyordu. Bugün doğurganlık hızı 2.6 düzeyinde. Önümüzdeki 10 yıl sonunda bu hız 2'ye kadar gerilemiş olacak.

Bu gerileme, kadınların çalışma hayatına daha yüksek oranda katılmalarına imkan verecek. Çalışmayan anneler ise, çocuklarının sağlık ve eğitimine daha fazla zaman ayırabilecek. İyi eğitilmiş sağlıklı çocuklar ise orta vadede büyüme hızını yükseltecek.

Kadınların ekonomiye ikinci önemli katkısı ise eğitimde görülecek. Yüksek okul ve fakültelerde okuyan öğrenciler içinde kızların oranı daha 1980 yılında yüzde 26 dolayındaydı. 20 yıla yakın bir süre içinde bu oran yüzde 41'e tırmandı. 10 yıl içinde bu oranın yüzde 45'i bulması bekleniyor. Bu konuda ideal oran zaten yüzde 49 olduğu için, kadınlar artık hedefe çok yakın.

Bu atağın diğer bir kanıtı da üniversite mezunu kız sayısında ortaya çıkıyor. Mezun gençlerdeki yıllık ortalama artış oranı erkeklerde yüzde 8.2'de kalırken, kızlarda yüzde 13.3'ü buluyor. Diğer öğrenim kademelerinde de kız öğrencilerin sayısı erkeklere göre daha hızlı artıyor.

Doğurganlıktaki düşüş nedeniyle daha az yıpranan kadınların eğitimdeki bu atılımı, ekonomiye doğrudan katkısını ise çalışma alanında yapacak. Prof. Dr. Cem Behar yönetimindeki bir ekibin TÜSİAD için yaptığı araştırmaya göre, önümüzdeki 10 yıl içinde kadınların sanayideki istihdamı yüzde 29.9 artarken, erkeklerde bu oran yüzde 26.8'de kalacak. Ticaret ve bankacılık gibi faaliyet alanlarını içeren hizmetler sektöründe ise kadınlar yüzde 55'lik bir atak yaparken, bu sektörde erkeklerin istihdamındaki artış yüzde 21.9'u aşamayacak.

İş hayatında ücretle olarak belirli bir birikim elde eden kadınlar, doğal olarak girişimcilikte de başarılı olacaklar. Sayıları halen 30 bin dolayında olan kadın işverenlerin sayısının da 10 yıl içinde yüzde 100'ün üstünde bir artış kaydedeceğini tahmin ediyoruz. Ailede ikinci bir kişinin gelir elde etmesi, harcamaları ve iç talebi canlandıracak. Talebin artması ise kapasitelerin yükseltilmesi ve yatırım patlaması ile sonuçlanacak. Tüm bu faktörleri bir arada ele aldığımızda, şimdilik erkek egemen olan ekonomide kadın ağırlığının artacağını söylemek bir kehanet sayılmaz. Bu kitlenin ekonomik hayatta daha etkin olması ise, mevcut istikrarsızlık unsurlarını minimum düzeye düşürecek. Kadınların katkısı ile yüksek bir büyüme hızına ulaşılması imkan dahiline girecek.

Kadınlar, Türkiye'yi güler yüzlü yapacak
Erkekler, eldeki imkanlara göre harcama yapmak yanlısıdır ve ayağını yorganına göre uzatır. Kadınlar ise özlem duydukları harcama düzeyine ulaşmak için daha fazla çalışmayı göze alır. Diğer bir ifade ile yorganını ayağına göre uzatır. Kadınların bu yaklaşımı, ekonomiye bir dirilik, canlılık kazandırcak.

Aile gelirlerinin artması üst gelir gruplarında, otomobil ve TV gibi araçlarda ikinci alım sayısını yükseltecek.

Kadınların ekonomideki ağırlığının artması tasarruf eğilimini de güçlendirebilir. Çünkü ev ve otomobil gibi alımı tasarruf gerektiren malların alımı, ancak kadınların tutumluluğu ile mümkün olabiliyor.

Kadınlar duygusal alandaki üstünlükleri nedeniyle, gözlemin, sosyal ilişkilerin önem kazandığı alanlarda erkeklerden daha başarılı olma imkanını bulacak.

Küreselleşmenin firma ve ülke yönetiminde sürekli iyileşme yapılması anlamına gelen ince ayarı (fine tuning) zorunlu kılıyor. İnce ayar gerektiren yönetim işlevleri de kadınlara daha çok yakışacak.

Kadınların işgücü piyasasındaki sayı ve nitelik olarak meydan okuması diğerlerini kendisine getirecek.

Ekonomide ve toplumsal hayatta azınlıkta olan kadınlar, yükselmek için erkeklerin yöntemlerini kullanıyorlardı. Birçok kadın profesyonel ve patroniçenin, yükselmek için erkeklerden daha sert ve acımasız davrandıkları gözleniyordu. Bazı kadın profesyonellerin, politikacıların hırçınlığının, radikalliğinin nedeni bu azınlık psikolojisiydi. Eğitim ve gelir düzeyi ile mesleki statüsü yükselen kadınların kendine has analık şefkati ve doğal inceliği, Türkiye'yi daha sakin ve güleryüzlü bir ülkeye dönüştürecek.

Faruk TÜRKOĞLU


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır