kapat

20.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
"Babamla yakın olamadım"
İçimde bir hüzün
Alabildiğine bayram öyküsü
Sırtımda taşıdığım
Çocukluğumdan beri
Hep umut türküsü..Şu çarptığım kahrolası duvar
Suskun yüreğimin iç gürültüsü
Yazdığım her mısra
Otuzbeş yıllık bir Kerem Alışık öyküsü..

Kerem'in, "Sadri Alışık'la karışık Kerem Alışık" adını verdiği, şiir albümü, "Kerem Alışık Öyküsü" isimli, bu şiiriyle başlıyor. Şiiri dinlediğim zaman, onun hüznünden ve suskunluğundan hâlâ vazgeçmediğini anlıyorum. Ama yine de onun hayatında, yeni mesleği ve kısa zamanda yakaladığı şöhretle birlikte, bir şeylerin de değişmiş olabileceğini düşünüyorum ve ona, hemen soruyorum;

* Hayatında, hayata bakışında neler değişti?
"Aslında hayata bakışımda hiç bir şey değişmedi. Kerem yine aynı Kerem. Ben yine kapalı, içe dönük, çekingen, akıllı bir insanın en iyi dostunun kendisi olduğuna inanan, bu yüzden kendisiyle dertleşen, evhamlı, kuruntulu, vesveseli biriyim. Hayata pembe değil, kara gözlüklerle bakıyorum. Karamsarım."

Kerem, başardığı hiç bir işin sonunda kendine "aferin" diyemeyen biri. Belki bu kadar mükemmeliyetçi olmasını, sanatçı olan ailesine borçlu. Çolpan İlhan ve Sadri Alışık'ın oğlu, Atilla ilhan'ın yeğeni olmak kolay mı?

"Alışık" soyadını devam ettirmenin verdiği sorumluluğu taşımak, onun oldukça ciddiye aldığı bir durum. Zaten vesveseli olan kişisel yapısına, bu durumdan dolayı bir de yanlış yapmama kaygısını eklemiş.

Kerem Alışık, ilkokulu Işık Lisesi'nde yatılı olarak bitirmesini, hâlâ taşıdığı hüznün başlangıcı olarak hatırlıyor.

"Hayata hüzünlü başladım. Yatılı okumak, büyük bir ev özlemi yarattı bende. Bu ıstırap, bu hüzün, o günlerden kaldı. O zaman Nişantaşı'nda oturuyorduk ve evime 1 kilometre uzaklıkta olan bir okulda yatılı olmak benim için büyük bir mutsuzluktu. İlk, o dönemde şiir yazmaya başladım. O zaman hep hüzün vardı, her şey hüzünlüydü ve bu duygu kaldı bende. Hâlâ özel günlerimde bile hiç mutlu olamam."

* Niye evine bu kadar yakın bir mesafede yatılı okumak zorunda kaldın?
"Annem çok yumuşak olmasına rağmen, babamda bir o kadar katıydı. Babamla aramda hep bir mesafe vardı. Çok çekinirdim ondan. Babam beni hep uyurken severdi.

Sadri Alışık'ın oğlu olarak, gölgesinde kalmamamı sağlamak ve ayaklarımın üzerinde durmayı öğrenebilmem için yatılı okumamı tercih etti. Bir de o dönemde annem ve babamın hayatları nerdeyse film setlerinde geçiyordu. Bu iki sebep yüzünden yatılı okudum. Bugün düşündüğümde 'babam, doğru olanı yapmış,' diyorum ama ben oğluma, bunu yapamıyorum. Hatta zaman zaman, 'babam kendini nasıl kontrol edebilmiş,' diyorum. Ben oğluma karşı, otorite adına, o kadar kontrollü olamıyorum. Oğluma duyduğum sevgi, otoriteden daha baskın olduğu için, sevgimi göstermemek için kendimi frenlemiyorum."

Babasına duyduğu hayranlığı, ayna karşısında babasını taklit etmesini ve gizliden içinde taşıdığı sanatçı olma isteğini çekingenliğinden dolayı kimselere belli etmek istemez. Ve bu isteğini içine gömer.

"Çok hayrandım ona. Filmlerine gittiğimde, insanların onun hakkındaki konuşmalarını dinlerdim, sevinir ve gurur duyardım. Ama bunları babama söyleyemezdim. Anneme söylerdim. Babama söylebilmeyi istediğim her şeyi annem kanalıyla iletirdim. Babam içki içmiyorum diye bozulurdu. Ne sigara, ne içki; biranın bile tadını bilmem. Halbuki babamın en büyük hayali, oğluyla oturup iki kadeh içki içmekti.

Hastanladığı zaman, biraz yakınlaşabildik ama, yine de ona sevdiğimi söyleyemedim. O, hep onu sevdiğimi bildi ama ben sevgimi kelimelere dökemedim. O da bana söyleyemedi. Birbirimizi o kadar sevmemize rağmen, böyle garip bir uzaklık vardı aramızda."

Önce iş ve sonra evlilik
Kerem, ilkokuldan sonra yatılı okumaktan kurtulur ve liseyi "Saint Benoit"da bitirir. Lise döneminde profesyenel olarak başladığı futbolu kamplar yüzünden evden ayrı kalmaya başlayınca bırakır. Lise bitince üniversite sınavlarına girmeyi düşünmez. Çünkü aklı annesinin yürüttüğü tekstil işindedir. Annesinin yanında tekstil işine başlar ve kısa bir süre sonra kendi tekstil firmasını kurar. Ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmak, ona evlenebilme gücünü kazandırır ve 25 yaşında, bir senelik flört döneminden sonra sanatçı Sibel Turnagöl'le evlenir. Evliliğin hemen ardından oğlu Sadri dünyaya gelir. Evine bağlı ve o dönemlerde anıldığının aksine çapkın biri olmamasına rağmen evliliği, birçok nedenden dolayı sona erer.

* Çapkın olduğun için evliliğin bitti sanılıyor, çapkın mısın?
"Benim yapım, tarzım çapkın olmaya müsait değil. Evliliğim, birçok nedenden dolayı bitti. O dönemde iş hayatımda çok problemim oldu. Hemen arkasından babam rahatsızlandı. Her şey, arka arkaya geldi. O günler en fazla şiir yazdığım dönemler. O kötü dönemlerimde karanlığa bakarak şiir yazardım. Karanlığa olan tutkum, o günlerden kalma."

Oğlu Sadri, Kerem'in okuduğu okulda yani Işık Lisesi'nde okuyor. Ve her gün okul bittikten sonra babasına geliyor, baba-oğul akşama kadar ders çalışıyor, oyun oynuyorlar. Sonra Sadri, annesinin evine gidiyor. Oğlu ile aralarında, çok sıcak ve yakın bir ilişki var. Tıpkı Kerem'in dayısı Attilâ İlhan'la arasındaki o sıcak ve yakın ilişki gibi...

"Ben aslında karakter olarak dayıma çok benziyorum. Her şeyimi çocukluğumdan beri dayımla paylaşırım. Dayım, çok iyi bir dinleyicidir, fikir verir, rahatlatır. Onun fikir ve birikiminden hep faydalanırım."

Dizi için Ünal Küpeli'den, teklif aldığında uzun süre karar veremez. Ve her gün, rutin olarak sürdürdüğü kabristan ziyaretlerinden birinde babasına anlatır teklifi. O sırada yağmur çiselemeye başlar.

"Yağmur, benim hayatımda önemli olduğuna inandığım bir işaret. O sırada yağmurun başlamasını, babam tarafından verilen bir cevap olarak algıladım. Ve o an karar verdim oyuncu olmaya ve teklifi kabul ettim. Bu işi meslek edindim. Yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalıştım."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır