kapat

17.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Hazineyi futbol kurtaracak..

Futbolculardan alınan vergi Maliye'yi kesmedi.. Gazetede çıkan bir iki küçük haberden anladığıma göre kulüplere de farklı bir darbe geliyor.. Onlar da futbolcuları sattıkları bonservis bedeli üzerinden vergi verecekler..

Kaba bir hesapla bu verginin yüzde 25'ten başlayacağı bildiriliyor.. Maliye böylece 25 trilyon toplamayı hesaplıyormuş..

***

Siz trilyonun ağız doldurduğuna bakmanın.. Dünyanın en "light" parası olan bizim liraya vurduğunuzda alım gücü olarak birşey ifade etmez.. Ama kağıt olarak üst üste konduğunda koca bir sandığı doldurur..

Bir trilyon dediğin 2.5 milyon dolardan az para.. Maliye'nin hedeflediği 25 milyon dolar ise yaklaşık 60 milyon dolar..

Kulüpler de fena yanacak..
Bugüne kadar sinekten yağ çıkarma derdinde olan kulüplerin amatör yönetimleri bakalım bu yeni belayı nasıl aşacak.. Görünen o ki kim vurduya giden futbolcular olacak..

Daha evvel de yazmıştım, şimdi de yazıyorum.. Bu düzen köle düzenidir.. Emeğin değerini bulabileceği "gerçek pazar ortamıyla" bir ilişkisi yoktur.. Bu düzende ancak birkaç star futbolcu kendini koruyabilir.. Geri kalanı kim vurduya gider..

Şimdi bu köle düzenini hiç değiştirmeden, bu düzene yasal bir çerçeve getirmeden sadece vergi almak, üstelik de bu vergiyi katlamayı hesaplıyorlar..

Osmanlı dönemi fıkrasının İbiş Vergisi gibi..

Yıllar önce Hasan Pulur büyüğümüz yazmıştı, benim de zihnime dolandı.. O günden beri ne zaman vergi lafı edilse aklıma bu "İbiş Vergisi" gelir..

***

Hani sultanın hazinesi boşalmış.. Vezirleri çağırıp vergi koymalarını istemiş.. Ancak bakmışlar ki vergi konmadık hiçbir nesne yok.. Hiçbir hizmet yok.. Eski vergiyi katlamak da olmayacak..

Kara kara düşünürlerken divanın en yaşlı üyesi "Efendim buldum!" demiş.. "Adı Pazar yerinde horoz satandan, başı kel olandan, adı İbiş olandan bir de kılıbıklardan vergi alalım.."

İyi.. Teklif kabul edilip tellal marifeti ile ahaliye duyurmuşlar.. Lakin dağ köylerinden birinde oturan ve horozunu satıp, karısının siparişlerini almak üzere şehre inen İbiş Ağa'nın bundan haberi olmamış..

Pazar yerinde bir müşteri bulup çekişe çekişe pazarlık ettikten sonra horozunu dört akçeye satmış.. Tam paraları kuşağına yerleştiriyormuş ki Çarşı Ağaları başında bitmişler..

- "Horozu sen mi sattın?" diye sormuşlar.. Evet, cevabını alınca da "O zaman ver bakalım bir akçe horoz satma vergisini.." demişler..

"Aman ağalar, ne vergisi bu? Hem benim horozdan size ne?" diye dellenen İbiş Ağa ne dediyse laf dinletememiş..

İtiş kakış olmuş.. Bu sırada İbiş Ağa'nın takkesi düşünce başının keli meydana çıkmış.. Çarşı Ağaları "Yahu senin başın da kelmiş.. Bunun da bir akçe vergisi var.. Bize iki akçe vereceksin.." demişler..

Ulan etmeyin, eylemeyin.. Allah'ın layık gördüğü bir kusurun vergisi mi olur?

İbiş Ağa bağırıp çağırıyor ama ne dese boş.. Çarşı Ağaları kararlı.. Yakasına öyle yapışmışlar ki değil bağırmak, oturup ağıt yaksa kurtulamayacak..

Üstelik pazar yerinde ne kadar işsiz güçsüz varsa başlarına toplanıp çekişmenin seyrine durmuşlar.. İçlerinden biri İbiş Ağa'yı tanımış..

- "İbiş Ağa.." diye seslenmiş.. "Bunlarla başa çıkamazsın.. Ver iki akçe vergini de kurtul.."

Bizim karı beni öldürür..
Hay gözün kör olmaya senin.. Sen misin bu aklı veren.. Çarşı Ağaları, ellerine düşen kurbanın adının İbiş olduğunu duydular ya!

- "Senin haberin yok mu? İbiş olmanın da vergisi var.. Şimdi bize üç akçe vereceksin.." demişler..

Bir akçelik vergiyi vermemek için didinirken başına üç akçelik vergi belası çıkan İbiş Ağa'nın artık sinirleri dayanmamış.. Direnmeyi bırakıp ağlamaya, ağalara yalvarmaya başlamış..

- "Aman ağalar.." demiş.. "Ben bu horozu satıp parasıyla bizim karının siparişlerini alacaktım.. Siz bende para bırakmadınız.. Benim karının ne Allah'ın belası olduğunu bilmezsiniz.. Eve eli boş dönersem beni dayaktan gebertir.. Yapmadığını koymaz.."

Zavallı İbiş Ağa! Kılıbıklık vergisinden haberi olmasa bunları söylemeyecek ama çıkmış ağzından bir kere.. Çarşı Ağaları "Tamam!" demişler.. "Hesabımız iyice belli oldu.. Bir akçe de kılıbıklık vergisi alıyoruz.. Eder dört akçe.."

Bütün parasını alıp İbiş Ağa'yı cascavlak köyüne yollamışlar..

***

Futbol dünyasına musallat olan büyüklerimizin icat ettiği vergilerin İbiş Ağa uygulamasından farkı yok..

Bir yandan futbolcunun, bir yandan kulüplerin, diğer yandan futbol adına rant getiren ne varsa onun gırtlağını sıkan hükümetimizin spor bakanı da köşe bucak gezip "Şifresiz maç yayını" masalı anlatıyor..

Vermeden almak Allah'a mahsus, demişler..

Bunların derdi.. Sadece almak.. Belli ki kulüplerin de televizyon kanallarının da bunlardan gözü yılmış.. Bir tanesi de çıkıp:

- "Madem doğu illeri için bedava maç yayınına bu kadar meraklısınız.. Elinizi bir de siz cebinize atın.. Atın ortaya otuz, kırk milyon dolar.. Doğu illeri bedava seyretsin maçları.." diyemiyor..

Spor Bakanı bu işi becerse var ya!

Gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru Başbakanımız Ecevit'in açtığı "Güneydoğu reform paketinden" daha anlamlı bir iş olur..

Gel gör ki bu halleri; hayatında bırakın futbol oynamayı, sokağa çıkıp mahalle çocukları ile çelik çomak oynamamış Ecevit'e anlatacak bir güç yok memlekette..

Bu kafada gidecekleri de besbelli.. Yakında ortada ne futbolun heyecanı ne hedefleri kalacak.. Naklen yayın pazarını da yok edip, olayı kimsenin seyretmediği Kırkpınar'dan güreş yayınına döndürecekler..

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır