kapat

17.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
Hazýrlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
CENGÝZ ÇANDAR(ccandar@sabah.com.tr )


Kosova aynasýnda Türkiye...

Kosova, uluslararasý sistemin biçimleniþi bakýmýndan Soðuk Savaþ sonrasýnýn, Körfez Savaþý'ndan sonraki ikinci önemli kilometre taþý. Bu çerçeveden bakýldýðýnda, Bosna, çok daha uzun süren ve çok çileli bir savaþa konu olmasýna raðmen bir "ara parantezi" niteliðinde.

Ve, Kosova'daki savaþ, bir "barýþ plâný"nýn kabulüyle 79. günde silahlarýn susmasýyla Körfez Savaþý'ndan çok daha kýsa sürmesine raðmen Amerikan-Avrupa, Amerikan-Rusya ve hatta Amerikan-Çin iliþkilerine taþýdýðý boyutlar açýsýndan, Körfez Savaþý'ndan da daha önemlidir.

Türkiye'nin ne olduðu ve ne olmadýðý, nerede durduðu ve 1991 yýlýna oranla 1999'da nasýl bir "zemin kaymasý"na maruz kaldýðý, Yüzyýl'ýn biri son on yýlýnýn baþýnda, ikincisi ise sonunda ortaya çýkan "kilometre taþlarý"ndaki halinin karþýlaþtýrýlmasýndan bile anlaþýlabilir.

Körfez Savaþý, Türkiye'nin burnunun dibindeydi. Türkiye'nin "Ortadoðu boyutu"nda cereyan etmiþti ve Türkiye, uluslararasý sistemin bir "aktif oyuncusu" olarak sahnede belirmiþti. Kosova Savaþý da, Türkiye'nin burnunun dibinde, "Balkan boyutu"nda cereyan etti. Üstelik, Türkiye'de Kosova'dan fazla Kosovalý yaþýyor ama Türkiye, bu kez uluslararasý sahnede yok. Uluslararasý sistemin aktif bir oyuncusu deðil.

Tersine; sistemin kýyýsýnda, içine dönük, içiyle kavga ederek istikrar peþinde koþan, herbirinin iplerini, toplumun ve kurumlarýn tümünün toplamýndan daha güçlü bir "devlet"in elinde tuttuðu, parlamento sahnesinde çoðunluk görüntüsü veren koalisyon ortaklarýnýn beraberliðinde istikrarý bulduðunu zannetmenin aldatýcýlýðýnda giderek daha da mediokr bir profil çizen bir ülke...

Zaten 1990 Aðustos-1991 Nisan aylarý arasýndaki gazeteler ile 1999 Mart-1999 Haziran aylarý arasýndaki gazeteleri karýþtýran ve karþýlaþtýran herhangi bir kimse çarpýcý farký derhal görür. O günden bugüne köþe yazarý sayýsýnda birkaç misli artýþ var; ama Körfez Savaþý ile ilgili yazýlan yazýlar ile Kosova hakkýnda yazýlan yazýlar arasýnda da inanýlmaz bir oransýzlýk...

Türkiye, içeri baka baka, içerde itiþip kakýþmadan yorgun düþe düþe dýþarýya bakmasýný, dünya ölçeðinde düþünmesini unuttu. Serbest tartýþma alanýnýn daralmasýyla, düþünce üretme yetenekleri köreldi.

Kosova'nýn bizim için en acý, en çarpýcý yönlerinden biri acz halimizi, uluslararasý sistemden tehlikeli biçimde dýþlandýðýmýzý ortaya çýkartmasý oldu. Biz, Balkanlar'da yokuz. 1912'de kahredici bir bozgunla terketmiþtik. 1990'larýn baþýnda deðiþen dünya dengeleriyle birlikte, baþka bir biçimde yeniden "tarih” ve kültürel hinterland"ýmýza döner olduk. Bugün, kýyýya itilmiþ; onun bile farkýnda olduðumuz þüpheli, iç tartýþmalarýmýzýn avare rehavetinde salýnýyoruz...

Avrupa'yla aramýz açýlýyor. Kosova ile birlikte Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliði (ESDÝ) bilinci, Avrupa devletlerinde daha da arttý. NATO'nun Avrupa'ya iliþkin rolünü giderek bu "kimlik" devralacak. Biz, ESDÝ'de, Nisan ayýndaki NATO Zirvesi'ndeki bütün afur tafura raðmen yer almýyoruz. Son Köln Zirvesi bunun belgesidir.

"Türk'ün Türk'e propagandasý"nda üstümüze yok. Köln Zirvesi'nden sonra, Avrupa'ya karþý alternatifsiz olmadýðýmýz temcit pilavý gibi bir teviye tekrarlandý. Ýslam Dünyasý ve Türk Dünyasý'na (bu hükümetteki MHP kompleksi nedeniyle tam da telaffuz edilemiyor) yaklaþabileceðimiz vurgulandý.

Hayal... Ýsrail ile özel "stratejik eksen"imiz, Ýslam Dünyasý yollarýnda bir "checkpoint". Türk Dünyasý ile iliþkiler, esas olarak, liderler düzeyindeki ahbap çavuþ iliþkilerini aþamadý. Özbekistan ile iliþkilerimiz büyükelçi geri çekecek kadar kötü. Ýran'a karþý hasmane tavýrlar nedeniyle Türkmenistan'la iliþkileri tümüyle saðlama alamayýz. Azerbaycan, Haydar Aliyev'e endeksli ama o hasta ve bu arada Bakž-Ceyhan gündemden düþmek üzere. Zira, Amerika, Kosova'dan sonra Rusya ile Kafkasya'da kavgaya girmek yerine; Bakž-Supsa'yý Bulgaristan-Makedonya-Arnavutluk hattýna baðlamayý, böylece Balkanlar'ý kendi kontrolünde ayaða kaldýrmayý tasarlamaya baþladý.

Tarih, beþiðimizi sallýyor...

Yazarlar sayfasýna geri gitmek için týklayýnýz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr