kapat

17.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Çin'de tavuk pençesi kralı ile tanıştım: Türk çıktı...

Hong Kong/Çin
Güneş de Hong Kong'da aslında güneş gibi doğuyor. Yok bir farkı... Fakat güneş, buranın saati ile sabah saat 5.30'da doğunca, aynı saatlerde, Türkiye gecenin 24'ünde karanlıkta oluyor. Arada 5 saat var ve güneşin ışıkları 5 saat sonra Türkiye'ye ulaşıyor.

Dolayısıyla söyleyen haklı:

"Işık doğudan gelir..."

Biliyorsunuz; "Işık doğudan gelir..." cümlesini Çinliler'in peygamber düzeyinde saygı, hürmet, sevgi duydukları ve 10 bin neslin (kuşağın) üstadı sayılan Konfüçyüs söylemiş. Medeniyet güneşinin parıltısı Çin'den doğar ve bütün insanlığı aydınlatır anlamında... Çinliler Konfüçyüs'ü yine seviyorlar, sayıyorlar, sevgi duyuyorlar fakat yönlerini de hızla batıya döndürüyorlar. Hong Kong zaten Çin sayılmıyor, burada İngiliz, Amerikan, Avrupalı, Japon kalıpları zaten 150 yıldır hakim. Fakat burada anlatılanlara göre Hong Kong, Tayvan, Makao ve Şangay'dan esen serbest piyasa ekonomisi rüzgarı Çin'in en ucra köşelerindeki köylere kadar ulaşıyor. Çin, batıyı ve kapitalizmi kıyılardan öğreniyor, içerilerdeki kentlere, köylere, kasabalara taşıyor.

***

Batıdan gelen yatırıma.

Batıdan gelen işadamına.

Batıdan gelen her mala..

Batıdan gelen sermayeye.

Batıdan gelen düşünceye.

Batıdan gelen kalıplara.

Açık olduklarını söylüyorlar.

Sokak arasında, dükkanda, lokantada, duvar afişinde, bindiğiniz otobüste, metro treninde, pazar yerinde, oturduğunuz parkta gözlemlediğiniz insanlarda bu değişimi izleyebiliyorsunuz.

Çok çeşitte giysi...

Fast food türü yemek...

Amerikan tarzı müzik...

Gençlerinin ayağında yırtık blue jean, mini etek, mini şort, vücudu saran tayt, ayak bileklerinde zincir takılı kızlar, kulaklarında küpe sallanan erkekler, sokak ticaretini geliştirme, şehir merkezlerinde kurulan açık marketlerde dünya markalarını onda bir fiyatına bulabilme...

Hong Kong da anlatılanlar bu: Çin geri dönmemek üzere değişiyor.

***

Ve dünün yoksul Çin'ini zengin yapabilmek için zorlamadan, çatlatmadan, bağırtmadan sistemin Hong-Konglaştırılması, Tayvanlaştırılması süreci de yürüyor. Böylece Çin'in başını çektiği dünya ticaretinin yüzde 70'ine, dünya toplam üretiminin yüzde 40'ına, dünya mal arzının yüzde 50'sine sahip büyük bir pazar oluşmakta.

Büyük pazar, büyük fırsat...

Büyük kazanç, büyük hasılat...

Bir zamanlar Amerika fırsatlar ülkesiydi. Şimdi Çin... Anlatılanlara ve verilen rakamlara göre, Çin yeni krallarını bekliyor. Otomobil kralı, emlak kralı, peynir kralı, ayakkabı kralı, potin bağı kralı, tavuk pençesi kralı... Burada bir tavuk pençesi kralı ile tanıştım: Türk çıktı.

Adı Atik Görtaş

26 yaşında Tayvan'a bir şirketin satın almadan sorumlu müdürü olarak gelip, işe başlamış. Şimdi 35 yaşında. Bölgeyi öğrenmeye başlamış. İlişkiler nasıl kuruluyor, iş nasıl gelişiyor, nasıl büyüyor gözlemlemiş.

Sonra kendi şirketini kurmuş.

Fakat ihracat yapmak için değil Tayvan'dan, Hong Kong'dan, Singapur'dan, Vietnam'dan alıp, Türkiye'ye satmak üzerine... Türkiye, 1994 Nisan Krizi'ni yaşayıp da dibe inince Atik Gürtaş'ın şirketi de diğerleriyle birlikte Türkiye'ye mal satamaz olmuş...

***

Eğer işadamıysan...

Pist biter, iş bitmez...

Atik Gürtaş ile İzmir ve Ankara'daki iki ortağı Deniz Atalay, Selçuk Atalay, Çin pazarının kendilerine sunduğu Tavuk pençesi pazarına girmişler. Çinliler, bizim kesip attığımız ya da yem fabrikalarında değerlendirilen o uzun tırnaklı, grimsi, çirkin görünümlü üç parmaklı pençesini (tavuk ayağı) yiyorlar. Pişince jöle gibi oluyormuş ve ağızda eriyormuş. Çinliler tavuk pençesinin 10 çeşit yemeğini yapıyorlar. Ve Atik Gürtaş ile arkadaşları, Türkiye'deki tavuk çiftliklerinden aldıkları tavuk pençelerinin önce tırnaklarını çekip, sonra haşlayıp derisini soyan sonra da 50 derecede donduran 300 kişinin çalıştığı fabrikalarını kurmuşlar. Çin pazarı Türk tavuk pençesiyle tanışmış... 1997 yılında bu pazara 5.5 milyon dolarlık tavuk pençesi satmışlar. Aynı yıl Türkiye'nin toplam tavuk eti ihracatı 5 milyon 700 bin dolar olmuş.

İşte pazar, işte fırsat:

Tavuk pençesi burda nimet oluyor. Tavuk pençesi kralı diye takıldığım için Atik Gürtaş, muzip muzip gülüyor, ancak İzmir İhracatçılar Birliği'nin 5.5 milyon dolar döviz getiren tavuk pençesine dudak büktüğünü bu yüzden de ABD'li rakip firmalarla yarışta zorlandıklarını anlatıyor.

Çin yeni krallarını bekliyor.

Niçin Türkler de olmasın?

Yarın: Rusya'da bunalım oldu, Çin'de neden yok?

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır