kapat

17.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Güneş doğdu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Manisa'da 14 liseli gence işkence yaptıkları iddiasıyla yargılanan polisler hakkındaki beraat kararını bozdu.

Yerel mahkeme, Yargıtay 8. Dairesi'nin verdiği ilk bozma kararında ısrar ettiği için dosya genel kurula gitmişti.

Dört yıldır süren bu dava, Türkiye'nin yüz karası idi. "Paralı öğretime hayır" gösteri yaptıkları için "çete kurmaktan" mahkum olan gencecik çocuklar bir yanda, işkence iddiası kanıtlanmadığı gerekçesiyle beraat eden polisler öbür yanda..

Oysa, burada tekrarlamaktan hicap duyacağımız yöntemler de dahil pek çok işkence türünün, bu gencecik insanların tüm hayatlarını etkileyecek izler bırakmacasına uygulandığı, raporlarla saptanmıştı.

Nitekim Yargıtay kararında gençlere işkence uygulandığı, onların "haysiyet kırıcı, zalimane eylemlere maruz kaldıkları" bu yüzden bazılarının intihara kalkıştığı, bir kısmının sürekli psikolojik tedaviye muhtaç hale düşürüldükleri belirtildi.

İçtihat oluşturan bu karar doğrultusunda polisler, işkence yapılan her kişi için 5'er yıl olmak üzere 70'şer yıl hapis istemi ile yeniden yargılanacaklar. Mahkeme beraat kararında ısrar edemeyecek.

İfadelerin işkence altında alındığı sabit hale geldiği için, sanık gençler hakkındaki dava da yeni bir istikamette gelişecek.

Karar 7'ye karşı 17 oyla alındı.

Bu tartışmasız bir tercihtir ve devlet, en yüksek karar noktasında işkenceyi mahkum etmektedir.

Çağdaş dünyadaki ortak değerler servetinin temeli insan hakları olacak. Buna inanmayan toplumlar, dinsizlikten daha vahim bir boşlukta kaybolacak.

Türkiye yıllarca, artan hak ve özgürlüklerin otomatik olarak gerilim, çatışma ve kötülük getireceği yolundaki ürkütücü önyargılarla yönetildi. Ve korktuğumuz felâketlerin bin beterine mahkum olduk.

İşkenceyi mahkum eden adalet, demokratik hukuk devletini hayata geçirmek yolunda devrim yaratmıştır.

Bu, güneşin doğuşudur. Ankara'daki hakimleri şükranla selâmlıyoruz..

Haciz süreci
Tansu Çiller, arkadaşımız Donat'a "Hatalarım oldu" demiş..

Amacı, bu özeleştiriyi erdem gibi göstererek yeni bir başlangıcın kredisine çevirmek.

Ahlâki olmayan direnişine, pişmanlık temeline dayanan diyaloglarla zaman kazandırmak.. Artık çok geç. İş işten geçti..

1. "Hatalarım oldu" itirafı eksiktir. Çünkü tepeden tırnağa yanlış..

2. Cumhurbaşkanı'ndan orduya, yargıdan medyaya, iş aleminden millete herkes ve her şeyle kavga etti. Hangi biriyle diyalog kuracak, hangi köprüyü onaracak?

O ve Mesut Yılmaz, merkez sağı eritip siyaseti kutuplaştıran kötülüğün iki suçlusudur. Biri tasfiye edildiği zaman öbürü de gidecektir.

Diyalog kuracakmış.. Zimmetindeki bunca günah dururken ona kim güvenebilir?

"Yenili!rsem gideceğim" demişti.

Borcunu inkâr eden birine kim inanır?

Senet protesto oldu. Batakçılara vade uzatılmaz. Artık haciz süreci başladı!

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır