|
|
Acımasız rekabet
Yapı Kredi Bankası eski Genel Müdürü Burhan Karaçam, 2000'li yıllarda hayatın daha da zorlaşacağını, bankacılık sektöründe rekabetin artacağını söyledi
Türkiye, hâlâ kemikleşmiş sorunlarını nasıl çözeceğini planlarken, dünyadaki değişime ayak uyduramıyor. Yapı Kredi Bankası eski Genel Müdürü Burhan Karaçam da, 2000'li yıllarda hayatın daha da zorlaşacağını, Türkiye'nin de dünyadaki değişime ayak uydurmaya mecbur olacağını söyledi. "İyimser olamıyorum" diyen Karaçam, bankacılık sektöründeki rekabetin daha da artacağını ve acımasızlaşacağını belirtti.
Önceki akşam Boğaziçi Üniversitesi ve Robert College'in finans alanında çalışan mezunları tarafından oluşturulan Boğaziçi Finans Grubu'nun ilk toplantısında yaklaşık iki saatlik bir konuşma yapan Burhan Karaçam, bankacılık sektörünün durumu hakkında görüşlerini şöyle açıkladı:
"Bankacılıkta iki büyük değişim yaşandı. İlki yeni ürünlerin, dağıtım kanallarının, yeni piyasaların oluşturulduğu 1988'de oldu. Diğeri de şimdilerde yaşanıyor. Bankalar artık ürünlerini müşteriye beğendirmek zorundalar. Ama müşteriyi tanımıyorlar. Bir bankada günde kaç tane yeni hesap açıldığı, kaç kredi kartı müşterisi olduğunun bilgisi vardır. Ama bu müşterilerin nasıl harcama eğilimi olduğu bilinmiyor. Bankalar şimdi harıl harıl çalışıyorlar. Kredi kartı müşterisini çoğaltarak, aynı zamanda müşteri davranışlarını belirlemeye, bundan da segmantasyona giderek "müşteri odaklı" bankacılık yapmaya çalışıyorlar."
Kelle koltukta
Karaçam, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bankacılıkta rekabet son yıllarda arttı. Ama daha da artarak acımasız hale, hatta kelle koltukta' hale gelecek. Şimdiye kadar yaşanan fiyatta rekabet, artık üründe rekabete geçecek. İşletme sermayelerini karşılayamayan bazı bankalar sinerji yaratmak için birleşmek zorunda kalacak."
Bono tutkusu
Bankaların rekabet nedeniyle gelir kalemlerinin artmadığını, buna karşılık giderlerinin geometrik olarak çogaldığına işaret eden Karaçam, "İç borçlanma tahvilleri bankacılık sektörünün can damarı haline geldi" dedi. Yüksek reel faizin katkısıyla operasyonel giderlerin karşılandığını belirten Karaçam, bunun olmaması halinde sektörün yaşayamayacağını ifade etti.
SABAH EKONOMİ
KARAÇAM'DAN KISA KISA...
* Bankacılık sektöründe rekabet fiyatta oldu. Gerçek rekabet ürünle başlayacak.
* İç borçlanma bankacılık sektörünün can damarı. Sistem, bu olmasa yaşayamaz halde geldi.
*1997'de faiz geliri elde edenler, o zamanki hükümetin "vergi almayacağız" sözüne inandı, 'yakalandı'. 1998'de vergi tahsilatı arttı. O zaman Maliyeciler "Reformun rüzgarı bile yetti" dediler.
*1998 başında iki ayda yurtdışına büyük miktarda para kaçtı. Ama o sıralarda yine yurtdışı yatırımcılardan daha büyük miktarda döviz girişi oldu. Merkez Bankası döviz rezervleri arttı. İçerdeki tasarrufun dışarıya kaçtığı farkedilmedi. 1999 vergi tahsilatıyla durum ortaya çıktı.
* Mali Milat ve 'nereden buldun' tedirginliği de parayı kaçırdı. Bundan en çok iki sektör etkilendi: Konut ve otomotiv. Konut deyince sadece çimento, kum vs. satışlarını düşünmemek gerekir. Bu sektördeki durma, tekstili de çok fazla etkiliyor. Bu kaynaklar geri dönmedikçe, bu sektörlerde canlanma olmayacak.
* 2000'li yıllarda hayatımız daha da zorlaşarak devam edecek. Türkiye dünyadaki çok süratlenen değişim hızına ayak uydurmak zorunda. Eskiden nesiller arası farklılık 20-25 yılda oluşurdu. Şimdi süre 5 yıla indi.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|