kapat

17.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Milenyumda parfüm
Parfümün insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerini keşfeden uzmanlar, milenyumda üretecekleri kokularla mucizeler yaratmayı hedefliyorlar.

Tatma ve görme duyuları karşısında biraz gölgede kalsa da, koku alma duyusu doğum anından itibaren en gelişmiş duyu olma özelliğini taşıyor. Burnumuz 10 bin farklı kokuyu algılama kapasitesine sahip. Amerika'da yapılan bir araştırma, gördüklerimize oranla kokladıklarımızı daha iyi hatırlayabildiğimizi ortaya koyuyor. Uzmanlar elde ettikleri bulgulara dayanarak, insanların yüzde 65'inin kokladıkları bir kokuyu bir sene sonra tüm özellikleriyle hatırlayabildiklerini, buna rağmen bir fotoğrafı dört ay sonra hatırlayabilme oranının yüzde 50'lere kadar düştüğünü söylüyorlar. İçinde bulunduğumuz yüzyılda, parfümün günlük hayatımızda oynadığı psikolojik rol hakkında önemli gelişmeler kaydeden uzmanlar, milenyum için ruha hitap eden özel parfümler üretmeyi hedefliyorlar.

Parfümün ötesinde...
Yapılan araştırmalar, aromatik kokuların çalışanlar üzerinde stresi azaltırken, konsantrasyonu arttırdığını ortaya koydu.

Bilimadamları parfümün uyuşturucu bağımlılığı olan ve uykusuzluk problemi yaşayan kişiler üzerinde olumlu etki yarattığını tespit ettiler. Parfüm kullanmak hafızayı güçlendirirken kendine olan güvenini de arttırıyor. Kanser hastalarının tedavi gördüğü bir hastanede yapılan çalışma ise vanilyalı parfümün hastaların yaşama arzularını ve hayata olan bağlılıklarını arttığını belirledi.

21. yüzyılın parfümü
Parfümün insan psikolojisi üzerindeki etkileri halen araştırılıyor. Ama şu ana kadar elde edilen sonuçlar bile parfüm sanayisini harekete geçirmeye yetti. Öyle ki parfüm şirketleri en kısa zamanda kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan ve ruhumuza hitap eden parfümlerin üretimine yönelerek, pozitif enerji yayan aromaları tercih etmeye başladılar. Dinçlik veren mandalina kokusu, ferahlatan yeşil çay, rahatlatıcı lavanta ve huzur veren yasemin kokuları gibi...

Parfümün geleceği
Parfüm üreticileri 2000 yılı öncesinde parfüm tüketicilerini cezbedecek yeni ve orijinal yöntemler ararken 'Milenyum öncesi stresi' denilen bir çeşit gerginlik yaşıyorlar. Parfüm sektörünün geleceğine etki edecek iki önemli nokta ise sağlık ve doğallık...

Uzmanlar, insanların gittikçe artan talepler karşısında kendilerini iyi hissettikleri ürünleri tercih ettiklerini söylüyorlar. Bu ürünlerin ise doğal içerikli olmaları dikkat çekiyor. Mesela Jil Sander'in taze çimen kokan "Jil" adlı parfümü, Joop'un karamelli elma tadındaki "All About Eve"i, Diptyque'in taze incir kokulu "Philosokous"u ve Estee Lauder'in "Dazzling Gold"u bahar kokulu doğal parfümlere örnek gösterilebilir.

Parfümleri için uygun harman yapabilmeyi uman üreticiler milenyum için doğadan daha çok yararlanmayı düşünüyorlar. Taze saman kokusu, dağ havasının baş döndüren aroması, yaz yağmurunun ardında bıraktığı ılık meltem ve kır kokusu parfüm severler kadar üreticileri de büyülüyor.

Doğaya dönüş
Tüketiciler bir yandan kendilerine daha kaliteli parfümler sunulmasını beklerken, diğer taraftan da üreticilerin doğayı kullanma yöntemlerini sorguluyorlar. Bilimi ne kadar baştacı ediyorlarsa, çevre kirliliğine yol açabilecek girişimlere karşı da o kadar hassaslar. İhtiyatlı üreticiler çevresel yayınlar yaparak bilinçli tüketiciyi ikna etmeye çalışıyorlar.

En büyük amaçları ise Milenyumda, ozon tabakasına zarar vermeyen, doğada kendiliğinden yok olabilen organik parfümler üretmek.

Şelale ÖZTÜRK


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır