


Nihayet aydılar!
Milletvekilleri eskisine oranla üç misli fazla çalışacak! Müjdenin ucunu gösteren Dışişleri Bakanı İsmail Cem oldu.
"Gündem" de ters köşeye yatıp iç politikaya dalınca anlattı.
Meğer Ankara da,
haftanın sadece üç günü -Salı Çarşamba Perşembe- toplanan,
öğleden sonra 3'de başlayıp akşam 7'de biten dört saatlik çalışma süresiyle sınırlı,
Meclis performansından memnun değilmiş.
Alınan karar nasıl uygulanacak endişesi -çok şükür- bu kez işin başında halledileceğe benziyor.
Hükümetin ilk icraatlarından biri Meclis'in çalışmasını istemek olacak.
Ankara kaynaklarından gelen bilgilere göre, bundan böyle Meclis'in hafta içi her gün 14.00 ila 21.00 arası çalışması planlanıyor.
Yani haftalık çalışma kapasitesi üç misline çıkartılıyor.
Bu hükümetin aynı zamanda "Yapacak çok iş var ve yapacağız" mesajı vermesi anlamına geliyor.
Şükürler olsun Ankara'nın kulağı işitti.
Biraz daha kulak kabartsalar koalisyonu kuran üç liderin her ay omuz omuza -yanyana durup- gülümsedikleri bir resminin beklendiğini de duyacaklar.
Not: Meclis'in çalışma saatlerinin değişmesi kararı Meclis Başkanı ve Siyasi Parti Grup Temsilcileri'nin katıldığı Danışma Kurulu kararı ile alınıyor. Yani gönüller bir olunca hiç zor değil.
Üstelik her halde şu durumda -Bankalar Yasası, Bütçe, Organize Suçlarla Mücadele Yasası beklerken- hiç bir parti "Şimdi Bodrum'da olmak vardı" şeklinde bir tutum sergilemek istemez.
Fıkra
Morga üç ceset gelmiş, üçününde yüzünde bir gülümseme ifadesi...
Morg görevlisi getirene sormuş:
"Bunların hepsi gülerek terki diyar etmiş, beraber miydiler?"
"Yok" demiş getiren ve anlatmış:
- Şu öndekine piyangodan büyük ikramiye çıktı, çeki eline aldı, kalbi dayanamadı. Ortadaki, yarı yaşındaki kız evlenme teklifini kabul edince sevinçten gitti. En arkadakini de yıldırım çarptı.
Morg görevlisi şaşırmış:
- İkisi tamam da... Bu yıldırım çarpan neden gülümsüyor?
Cevap gelmiş:
- O eski kulağı kesiklerden, gece paparazzilere yakalandı -flaş patladı- sanmış gülücük yapıyor.
Ankara'da geyik muhabbeti
Ankara'da bir "geyik muhabbeti"dir gidiyor.
Olay Amerika Birleşik Devletleri'nde çok konuşuluyor.
İşin içinde bol para da var.
Başroldekiler sağlıklı yaşam meraklısı zenginler!
Konumuz ise bu zenginlere musallat olan bir hayvan/hastalık:
"Kene!"
Zenginler şehir dışına orman kenarına villa yaptırıyor.
Sonra ormanda yürüyüş yapıyor.
O ormanlarda geyikler de oluyor.
Geyiklerin boynuzlarının içi kene dolu.
Boynuz ağaç dallarına çarptığında ara sıra uçlarından kırılıyor.
"Sağlıklı yürüyüş" sırasında bu dökülen kenelere basılıyor.
Villaya dönülüyor.
Üzerinizde ufaktan kanınızı emmeye başlayan kene de sizinle birlikte villaya yerleşiyor.
Amerika'da villalardan şehre doğru gelen yeni bela olarak alarm verilmiş durumda!
Biz de de tek tük keneli zengin görülmeye başlamış...
İlk vaka Ankara'da.
Bu da Ankara'daki en sıkı geyik muhabbeti!