Adı: Johns Hopkins Özelliği: 1991 yılından bu yana Amerika'nın ve dolayısıyla dünyanın en iyi hastanesi seçilmesi..
Çalışan sayısı: 20 bin 987.
Doktor sayısı: 2 bin 765.
Hemşire sayısı: 3 bin 136.
Araştırmaya yılda harcadığı para: Yaklaşık 3 milyar dolar..
Peki, Johns Hopkins nasıl dünyanın 1 numaralı hastanesi oldu.. Yaptığımız gözlemler şöyle:
1. Akıl..
2. Disiplin..
3. Çok çalışma..
4. Bilgiyi paylaşma..
5. Başarıya inanma..
6. Kendine olduğu kadar, hastaya da saygı..
7. Hastanın kimliğinin gizliliğine çok ciddi biçimde uymak..
8. Vakıf olduğu için ekonomik bağımsızlık.. Devletin yardımı yüzde 20'nin altında.. Çoğu da araştırmaya..
9. Alçakgönüllülük..
Şimdi size tanık olduğum bir olayı anlatacağım. Johns Hopkins hastanesinin çocuk bölümü büyütülüyor. Bunun için bir TV programı, belirli gelir grupları, yani 50 bin, 100 bin veya milyon dolar yardım yapacaklar için değil, ortalama Amerikalılar için bir program yaptı.. Canlı yayınlanan bu programın ilk 1 saati içinde yardım 260 bin doları geçti..
Bizde niye olmaz?
Gerçekten merak ediyorum,
Çırağan Sarayı'nda, yok bilmem nerede,
örneğin Lösemili Çocuklar Vakfı
veya Sokak Çocukları Vakfı'na yardım için verilen
ve ülkemizin en zengin ve en şık erkekleri ile kadınların katıldığı,
TV'lerde seyrettiğimiz,
bu görkemli davetlerde kaç para toplanıyor?
Bu davetlere giden hiçbir gazeteci ve TV'ci bunu yazmıyor?
Bizim zenginler Çırağan Sarayı'nda kaç para veriyor?
Johns Hopkins, adını, bu kurumun oluşmasını sağlayan kişiden alıyor. Bay Johns Hopkins 1873 yılında ölürken vasiyetinde, sahibi olduğu taşınır ve taşınmaz hür türlü malın, insanları sağlık verecek ve en iyi derece öğretim sağlayacak olan Johns Hopkins Üniversite ve hastanesine verilmesini istiyor, bunun için de 4 arkadaşına görev veriyor. Bunlara Amerika'da "Büyük Dörtler" deniyor..
İlk işi mısırdan üretilmiş viski satmak olan, ardından bankerliğe başlayan, 1857-1873 arasında 1 milyon doları, bir şirketini kurtarmak için harcayan, 1873 yılındaki büyük ekonomik krizde yeni iş kurmak isteyen gençlere son derece düşük, ama zenginlere daha yüksek faizle para vererek ekonominin ayakta kalmasına ciddi katkıda bulunan, büyük servetine bir "hediye" olarak bakıp, "bunu insanlık için kullanan" bir adamın kurduğu, dünyaca ünlü bir hastane ve üniversitenin öyküsü kısaca bu.
Bu hastanenin Amerika dışındaki ülkelerden gelen hastaları var. Türkler de bunun içinde.. Ve, Deniz Özkök'ün yönetiminde 5 Türk'ün oluşturduğu, Türkiye'den gelen hasta ve Türkiye'de sağlık sorunları olup da soranlara yardıma çalışan bir ekip var.
E-mail'i ise şöyle: deaston@jhmi.edu
Okuyalım öğrenelim..
Görelim öğrenelim..