kapat

09.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Hıncal Uluç mantığı

Milli maç bitti ama yankıları sürüyor. 4-2 galibiyet ve grupta iddialı duruma gelmemize rağmen, teknik direktör Denizli'nin yanlışları mercek altında. Kısaca bakalım Denizli ne yapmış?

Çok fazla defans oyuncusu ile oynamış. Bunlardan biri Ali Eren. Görevi ne? Litmanen'i markaj. Finlilerin en tahlikeli oyuncusunu gören var mı? Defansta Saffet'i kullanmış. 2. golde Alpay'ın kaçırdığı adamı yakalayamamış. Başka top kaybı, defans hatasını gören yok. Peki ayağı biraz top yapan, uzun boylu alternatif bir libero söyleyebilen var mı? (Aslında adam markajına da, liberolu oyuna da karşıyım. Tenkidi yapanlar liberolu oyunu savunanların başında geliyorlar, ama alternatifi sorun, onlar da bilmiyor.)

Sağda Tayfun'un yerine Ümit veya Okan'ın oynaması gerektiği savunuluyor. Oyunun başında olmasa da hiç olmazsa ikinci yarıda. Bu tenkide aynen katılıyorum.

Bir an için tenkidlerin hepsinin doğru olduğunu kabul edelim. Denizli büyük hata yapıp, takıma 2 gol yedirecek defans oyuncularını takıma koydu diyelim. Peki maçı kazandıran kimler? Sergen, Hakan, Tayfur, Ayhan.

Hakan'ı herkes oynatırdı. Denizli'nin bunda bir katkısı yok. Peki ya Sergen? Açık konuşalım kim onu takımında kadroda değilken milli takıma çağırırdı? Ona böyle rahat forma kim verirdi? Sergen olmasaydı maç döner miydi?

Tayfur'un ilk milli olduğu günleri hatırlayalım. Denizli takıma aldığında bazıları onun hocadan torpilli olduğunu düşünüyorlardı. Şimdi ülkenin en istikrarlı oyuncusu. Attığı iki golle takıma hayat verdi. Ayhan için herkes gelecekte yıldız olabilir diye bakıyor. Ancak kaç kişi bu oyuncuyu ilk 11'e koyardı? Denizli inandı, koydu, kazandı. Ayhan, Sergen'den sonra topu en iyi kullanan oyuncuydu.

Denizli eskiden de çok ilginç işler yapardı. Örnek olarak 8'lik İngiltere maçı. G.Saray'dan neredeyse bütün takımı almış, birçok kişiyi acaip mevkilerde oynatmıştı. O dönemde yanında akıl arkadaşı Hıncal abi vardı. Şimdi iyi ki arkadaş değiller. Yakın olmadığı için biraz saldırıyor ama hiç olmazsa Hollanda, Almanya, Kuzey İrlanda, Finlandiya gibi takımları şansla da olsa yeniyoruz. Denizli artık savunmanın önemini kavramış olmalı. Hıncal Uluç buna mı, yoksa uzak olmalarına mı kızıyor, bilemiyorum.

Son yazısında Hıncal abi diyor ki: "Ben Federasyon Başkanı olsam 4-2'lik maçtan 5 dakika sonra Denizli'yi kovardım!" Bu mantıkla bakıldığında, Fatih Terim de çok önceden kovulmalıydı. Başarılı olduğu halde ona neler yapmıştı, hatırlatmaya gerek var mı, bilmiyorum.

Şampiyonlar Ligi finalini seyretmeyenler azınlıktadır. Kupayı kısmetle alan M.United'ın hocası Ferguson ne kadar ballıydı. Farktan direkler sayesinde kurtuldu. Uzatma dakikalarında iki şans golü buldu. Zaten yaşlı ve tükenmiş. Seneye bu takıma bir şey veremez. Kovun gitsin!

Bu yazının amacı kesinlikle kavga değil. Hıncal Uluç'un gazetecilik kimliğine, usta kalemine, kariyerine, sporun saha dışı olaylarına yaklaşımına saygı duyuyor ve destekliyorum. Ama saha içini bilmiyor mu, yoksa tüm bunları farklı olmak, popülaritesini korumak adına mı yapıyor, bilemem. Ancak oturduğu yerden futbolcuların, teknik adamlarımızın emeklerine, alın terlerine bu denli saygısız bir üslupla saldırmasını da hiç sevmiyorum...

Spor Yazarları sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır