|
|
Faizin faturası da yüksek
Türkiye'de sanayi şirketlerinin kapısına kilit vurduran süreç 1998 ortasında alevlenen küresel krizle başladı.
Gelişmekte olan ülkelere borç verilmesi Rusya krizi ile durduruldu. Ekonomisini dışardan kaynak girişiyle çeviren Türkiye'de çarklar yavaşlamaya başladı. Dışarıdan borç alamayan kamu kesimi yurtiçi kaynaklara daha fazla yöneldi. Vergi ile cebri alım yaptı. Vergiyle alamadığını yüksek faizle topladı. İç borç yılbaşındaki 35 milyar dolarlık düzeyinden 40 milyar dolara çıkarken, bankaların şirketlere kullandırdığı kredi 32.1 milyar dolardan, 28.6 milyar dolara geriledi. Dışardan borçlanması iyice kısalan özel sektör bir de borç ödemeleri için kaynak yaratmak zorunda kaldı. Sonuçta iç tasarruflara talep artışı faizleri iki katına sıçrattı. Yüksek faizle ekonominin çarkını çevirmek gittikçe zorlaştı. Sanayi şirketlerinin ciroları dramatik düşüşler gösterdi, karlar iyice eridi. Krizin sürmesiyle şirketler kapılarına kilit vurmaya ve el değiştirmeye başladı. Devletin kıt olan sermaye açığını finanse etmek için kullanması şirketlerin belini büktü. Sanayi üretiminin beş aydır gerilemesi, işsizliğin artması ve gelir azalması sonunda dönüp dolaşıp fatura tüm topluma çıktı.
Titiz, varolma savaşı veriyor
BİR zamanların ünlü markası "Titiz"le tanınan 44 yıllık sanayici Ergun Titiz, şirketi Bemsey'in 6.5 milyon doları Esbank'a olmak üzere, piyasalara toplam 12 milyon dolarlık borcu nedeniyle aylardır zor günler geçiriyor. Titiz, fabrikayı yeniden açabilmek için sonunda Esbank'la bir protokol anlaşması yapabildiklerini ve darboğazdan kendi imkanlarıyla kurtulma savaşı verdiklerini söyledi.
OMC Otomotiv battı, batırdı
Daewoo'nun Türkiye Distribütörlüğünü yürüten OMC Otomotiv de batan şirketler arasında yer aldı. 1998 Aralık ayında yaklaşık 25 bankaya borçla batan OMC Otomotiv'in piyasalara ve bankaya 60 milyon dolara yakın borcu olduğu açıklanmıştı. Batışla 8 bine yakın Daewoo müşterisi ve ellerindeki otomobillere el konulan Daewoo bayileri zora girmişti.
Arat Tekstil de zor günler geçirdi
Büyük yatırımlara soyunan, konfeksiyon sektörünün önde gelen ismi Hasan Arat da bankalara olan borcu nedeniyle zor günler geçiren sanayiciler arasında yer aldı. Adana'da bilgisayarlı bir sistemle spor giyim üretimi yapan entegre bir tesis kuran Arat, banka kredilerinin geri ödemesi gelince fazla dayanamadı ve çareyi yüzde 61.2'sine sahip olduğu şirketin hisselerinin büyük bir bölümünü Anadolu Otomotiv'e satmakta buldu. Arat, satıştan bir gün önce de 5.1 milyon dolar ve 14.8 milyon marktan oluşan kredi borcu için bankalarla bir protokol imzaladı.
Bakliyat devi Yetiş konkordatoya gitti
Türkiye'nin en büyük bakliyat şirketlerinden olan Yetiş, piyasaya ve bankalara olan 43.6 milyon dolar borcu nedeniyle geçen yıl sonunda konkordato istedi. Yetiş'in 18 bankaya 20 milyon dolarlık borcu bulunuyor.
Çikolota devi anlaşmaya çalışıyor
Dört yıl önce, İstanbul'da en çok gelir vergisi ödeyen üçüncü kişi olan Hilal Çikolata Sanayi'nin sahibi Sabri Atay da zor günler geçiriyor.
Çoğunluğu bankalara olmak üzere 1.4 trilyon lira borcu bulunan ve anlaşma zemini arayan Atay, 30 milyon doları bulan yıllık üretiminin tamamını ihraç ediyordu.
Bolak'a banka kıskacı
İŞ dünyasının saygın ismi, Türk Petrol Holding'in sahibi Aydın Bolak, bankalara olan 140 milyon dolarlık borcu nedeniyle sıkıntılı günler geçiriyor. Bolak da Ocak'ta yaptığı açıklamada vadesi gelen 3 milyon dolarlık borcunu ödeyemeyeceğini söyledi. Bankalar Bolak'ın mal varlıklarına haciz getirmeye çalıştı.
ÇBS'ye ihtiyati haciz kararı
ÇAVUŞOĞLU Boya Sanayi... Sektörün önde gelen markalarından. Yatırım için yüksek faizle borçlandı, büyüdü ama belini bir türlü doğrultamadı. Sonunda, Egebank ÇBS Holding, ÇBS Boya Kimya ile ÇBS Printaş'ın 720 milyar liralık iki bonoyu ödemediğini belirterek haciz isteminde bulundu ve icra takibi başlattı.
53 yıllık çaba 1 yılda uçtu
64 YAŞINDAKİ Denizlili sanayici Fahrettin Sayıntürk, kredi borçları yüzünden 53 yıllık emeğinin 1 yılda yok olduğunu söylüyor. "9 yaşından beri çalışıyorum. Tek istediğim yüzlerce insanın çalıştığı bir fabrika sahibi olmaktı. 1992'de 30 milyon dolara tekstil fabrikası kurdum. 11 milyon dolarını bankalardan aldım. Hiç işçi çıkartmadık. Üretim de düşmedi. Ama faize çalışıyoruz. Yılda 2.5 milyon dolar faiz ödüyoruz. Bankalar, devletle iş yapmaktan kafalarını kaldırıp bize bakmıyorlar bile!"
Banka borcu tüketti
25 YILLIK Ankaralı sanayici Mehmet Arslan ise, Hidrolift Fabrikası'nın kapısına kilit vurmamak için varını yoğunu satıp kredi borcunu kapattığını söylüyor: "Geçtiğimiz yıl Avusturya'dan bir silindir fabrikasını 20 milyon marka satın aldım. Bankalardan yüzde 145-150 ile 100 milyar lira kredi kullandım. Gecelik 300-350 milyon lira faiz ödemeye başladım. İç piyasada işler durunca işletme sermayemiz tükendi. Gecelik faiz iflasa sürüklüyordu. Mecburen elde ne var ne yok satmaya başladım. 400 milyar liralık mülkümü üçte bir fiyatına sattım. Tüm birikimim gitti. İçimde sanayici ruhu vardı. Tükendi. Bir tek banka yardımcı olmadı. Onlar üreten değil, yok eden Türkiye istiyorlar. İşletme sermayesine ihtiyacım var. Neyse ki Halkbankası imdadıma yetişti."
Çamlıca gazozları kredi almamaya tövbe etti
Yüksek faizler yüzünden zora giren bir diğer büyük sanayi kuruluşu ise Çamlıca Alkolsüz İçkiler Sanayi. 55 yıl önce babası ve amcası tarafından kurulan şirketin geçmişinde böyle kötü bir döneme rastlanmadığını belirten Haldun Erkli, "Çok sıkıntı çektik. Hala da çekiyoruz. Her ay bankalara 500 bin dolar kredi faizi ödüyoruz. Bir daha kredi almamaya tövbe ettik" diyor.
Erkli, şirketi sıkıntıya sürükleyen dönemi şöyle anlatıyor: "Altunizade'deki fabrikayı Adapazarı'na taşımaya karar verdik. 1998 başında 20 milyon dolara mal olacak yeni bir yatırıma başladık. Bu arada bankalardan 9 milyon dolarlık kredi kullandık. Tabii kriz hesapta yoktu. İşler durgunlaştı. Şimdi 4 bankaya 3 milyon dolar borcumuz var. Bu borç bir protokole bağlandı."
Ergün: 100 milyon maaşa bile razıyım
Otosan'In en büyük bayisi Özbey Otomotiv ve Dış Ticaret'in sahibi Coşkun Ergün de faiz yükü altında bunalan işadamlarından. Dört yıl önce sanayiciliğe soyunan Ergün, Çorlu'da 475 işçinin çalıştığı Desmo Deri Fabrikası'nı kapatmak zorunda kalmış, şimdi diğerlerinin de aynı akıbete uğramaması için uğraş veriyor.
6 milyon dolarlık kredi borcu yüzünden ayda 125 milyar faiz ödediğini söyleyen Ergün, "Kazandığımız faize gidiyor. Böyle giderse biteceğiz. Ülkedeki bütün sanayiciler de fabrikalarının anahtarını bankacılara teslim edecek. Ben namusumla çalışıp, kaçmıyorum. Ama 1 yıl önce fabrikalarımızda 1.200 işçi çalışırken, şimdi 600 işçi çalışıyor. Şu borçlardan kurtulup, 100-200 milyon maaşla huzurlu yaşamak istiyorum" diyor.
TOBB Bşk/ Fuat Miras
Devlet faiz ödeyemeyecek
Bütün bölgelerdeki oda ve borsalardan gelen şikayet bugünkü faiz ortamında yeni yatırım yapmanın hatta mevcut yatırımları korumanın mümkün olmadığı yönünde. Maliye Bakanı'nın ifade ettiği gerçekleri biz son 2 yıldır dile getiriyoruz. Devlet, giderek faiz ödeyemeyez duruma geleceğinin işaretini veriyorsa işadamı nasıl faiz ödeyebilir?
ATO Bşk /Sinan Aygün
Ankara'da 50 bin işsiz
ANKARA'DA son 6 ayda 7 bin işyeri kapandı. 2 bin 392 işyeri üzerinde anket çalışması yaptırdık. Firmaların yüzde 80'ininde (bin 914) finansman sıkıntısı var. Rusya Krizi'nden bu yana Ankara'daki iş kaybının ise 50 bini aştığı tahmin ediliyor. Bu tablonun sürdürülemez olduğunu, sosyal patlamaya dönüşebileceğini biz de söylüyoruz.
ASO Bşk/ Zafer Çağlayan
Sanayici boşa konuşmuyor
SANAYİCİ öyle durup dururken feryat etmiyor. 3 bin üyeli ASO'da son dönemde 76 firma kaydını sildirmiş. Ticari geleceğini korumak için durumu gizlemeye çalışanların sayısı daha da fazla. Bu şirketlerin kayıtlı sermayesi 1 trilyon lira. 13 bin kişinin çalıştığı Organize Sanayi Bölgesi'nde istihdamın 10 bine düştü. Bunların sebebi yüksek faiz kıskacı.
Mine ŞENOCAKLI / Şelale KADAK
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|